Ana Sayfa Yazarlar Topraklarımızı Yunanistan’a feda edenler var (1)

Topraklarımızı Yunanistan’a feda edenler var (1)

89
PAYLAŞ

Bakınız sevgili okurları… sizleri, hiç olmazsa ‘Kilis’ ilimizin içinde bulunduğu gerçekten acil durumu görmeyip, memleketin tüm dertlerini ‘Başkanlık’ konusuna götürenlerin bulunduğu bir ortamdan biraz da milli güvenliğimizi ve toprak bütünlüğümüzü ilgilendiren bir başka soruna görütebilir miyim izninizle?

Belki de tahmin etmişsinizdir, sizlere son zamanda Yunan Savunma Bakanı’nın dahi büyük bir cüretle uçağını indirebilme cesaretini gösterdiği 12 adalarımız ve bağlı kayalıklarımızdan biraz bahsetmek istiyorum. Bu konuyla eskiden çalıştığım kurum itibarıyla ilgilenmişliğim vardır. Ama bu metni kaleme alışım; siz değerli okurlarımdan gelen talepler üzerinedir.
Güney ve Kuzey Ege’de ülkemize yakın ada ve kayacıklarla ilgili tüm sorunlar, bildiğiniz üzere ’12 Adalar Meselesi’ altında hem tarihte hem de halkımızın hafızasına kazınmış bulunmaktadır.

555
Ne yazık ki halkımız ancak 1996 yılında bir balıkçı gemisinin Yunan hucümbotları tarafından kurtarılması üzerine, gerek bu 12 ada ile, 150 adet kayalıktan oluşan oluşumlar hakkında fikir yürütmeye başlayabilmiştir.
Bu topraklar, Osmanlı İmparatorluğu’nun tüm Ege’ye hakim olduğu altın devrinde (bkz. Kanuni devrinde) ‘Yarımadalar Eyaleti’ olarak tanımlanarak, yaşayanlar vergiye tabi tutulmuştur.
Libya’nın İtalyanlar tarafından ele geçirilmesi (ki Atatürk’ümüz de Tobruk’ta savaşmıştı) sırasında söz konusu 12 büyük ada, Meyis adası hariç aynı ülke tarafından işgal edilmişti. Birinci Dünya Savaşı öncesinde 1912 yılında Vişi’de (İsviçre’deki bir kale) imzalanan bir anlaşmayla bu adalar ve kayalıklar İtalya’ya bırakılmıştır (Tarih kitapları 1. Lozan Antlaşması diye geçer). Bu antlaşmaya göre, Osmanlı İmparatorluğu Libya üzerindeki haklarından vaz geçer ise, İtalya Krallığı tüm 12 Adaları ve yakın kayalıkları iade etmeyi öngörmüştü.
Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra İtalya, Güney ve Güneydoğu Anadolu topraklarındaki varlığına karşılık 12 Adaları (Rodos hariç) Yunanistan’a vermeye 1920 yılında imzalanan Sevr Antlaşmasıyla kabul etmiştir. Ve ne yazık ki bu adalar, Çanakkale Harbi’nde müttefik devletler gemileri için bir ikmal merkezi oluşturmuşlardır.
Yazımızın ikinci bölümünü izninizle yarın yayınlayacağız. Biraz daha düşünmeniz ve araştırmanız ricasıyla!

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam