Toplumcu ve Atatürkçü Ozan Veysel

0
80

Veysel Şatıroğlu, 1894’te Şarkışla-Sivrialan köyünde doğdu. Annesi Gülizar, babası ,Karaca lakaplı çiftçi Ahmet’tir. Veysel yedi yaşına girdiğinde çiçek hastalığı yaygındı.”Sol gözümde çiçek beyi çıktı.Sağ gözüme perde indi.O o gün bugündür dünya başıma zindan…” diyor Veysel. Dertlerini unutsun diye Veysel’e bir saz aldılar.’

“Üçyüz onda gelmiş idim cihana,/Dünyaya bakmadım ben kana kana,/Kader böyle imiş çiçek bahane,/Levh-i kader kara yazmış yazımı./Genç yaşımda felek vurdu başıma,/Aldırdım elimden iki gözmümü…”

“Talih çile kader sözü bir etmiş,/Her nereye gitsem gezer peşimde.” demekte.
Sivas Lisesi edebiyat öğretmeni Ahmet Kutsi Tecer, 5 Aralık 1931′ de üç gün süren “Halk Şairleri Bayramı” düzenliyor ve Veysel’in yaşamında yen bir başlangıç oluyor.
Cumhuriyetin onuncu yılı 1933’de, bütün halk ozanları arasında ” Cumhuriyet ve Gazi Mustafa Kemal” konulu şiir yarışması düzenleniyor.Veysel,” Atatürk’tür,Türkiyes’nin ihyası…”diyor. Ankara Radyosunda proğramlara katılarak dikkatleri üzerine çekiyor.

Köy Enstitülerinin kurulması ile birlikte, yineA.K.Tecer’in ilgisiyle Veysel saz öğretmeni olarak ,Arifiye,Yıldızeli,Çifteler, Pazarören ve Akpınar Enstitülerinde saz öğretiyor.
TBMM 1965 yılında özel bir kanunla” Anadilimize ve milli birliğimize yaptığı hizmetlerden ötürü”, 500 lira aylık bağlıyor.

1967 yılında Konya’da yapılan “Âşıklar Bayramı’nda” ,jüri başkanı Behcet kemal çağlar ve jüri üyesi Âşık Veysel görev yapıyor ve karşılık olarak çok anlamlı şiir ve şairler söyleşisi yapılıyor.Veysel,B.Kemal Çağlar’ın şairliği için “Biz onunla kolay başa çıkamayız demiş.

Konya’da uzun yıllar “Âşıklar Bayramı” düzenleyen şair, yazar ve kültür adamı üstad Feyzi Halıcı, “Veysel, Türk Halk Şiiri’nin önemli bir doruğu,bir şairidir… Geleneğe bağlı gerçek sanattan ve sanat anlayışından hiçbir zaman ayrılmadı.Koca Âşık,daima millî birlikten, beraberlikten,yurtseverlikten yana övgü şiirleri yazmıştır” demekte.
KB HAGEM Genel Müdürü olarak, bakan onayı ile,1993 yılında Veysel’in ölüm tarihi olan 21 Mart günü başlayan haftayı ilk defa “Âşık Veysel’i Anma ve Ozanlar Haftası” olarak bir genelgeyle illere duyurduk. Sivrialan köyünde bulunan eski evi onararak müze haline getirdik ve torununu görevli olarak müzeye aldık. I995’de Cumhurbaşkanlığı’nda özel anma geceleri yapıldı. Asırlardır köklü bir şekilde devam eden” Ozanlık-Âşıklık Geleneği”sonsuzdur.

Halk edebiyatımıza ve müziğimize özel olarak damgasını vuran Veysel için, sayısız çalışma yapıldı, kitaplar yayımlandı, belgeseller yapıldı, radyo ve TV proğramları yapılmaya devam etmekte.
“Beni hor görme gardaşım,/Sen altınsın ben tunç muyum,? /Aynı vardan var olmuşuz,/ Sen gümüşsün ben sac mıyım ?”
Veysel hakkında eserler yazan araştırmacı Metin Turan,” Veysel, hem gelenektir, hem de yanidir” diyor. 20 Yüzyıl geleneksel halk şiirimizin en güçlü temsilcisi olan Veysel için söylenenler onun önemini ve geleceğini de dile gitirmekte.

Toprağın ozanı Veysel, “Aslıma karışıp toprak olunca,/Çiçek olur mezarımı süslerim.”diyor.
Cahit Öztelli,” Veysel, A.Kudsi Tecer ve B.Kemal Çağlar gibi koruyucular buldu ve edebiyat tarihi içinde yerini aldı,” diyor.
Yaşar Kemal,” Köylü yanını kırarak bir başkaldırma şairi olduğunu görecekler… Büyük ustası Yunus gibi Veysel’in de selamı her dem üstümüzde olacak…”demekte.
Ünlü şair Gülten Akın,” Veysel, ikilemleriyle, görev şiirleriyle,yetkin bir inceliği taşıyan şiirleriyle, sazıyla sözüyle bilinçli, yetkin ozanların yetişmesine kendi ölçüsünde katkıda bulunmultur,” diye özetlemekte.

“Ben gidersem adım kalır /Dostlar beni hatırlasın /Düğün olur bayram gelir /Dostlar beni hatırlasın…”
21 Mart 1973’de aramızdan ayrılan ama gönüllerden, dillerden ayrılmayan Âşık Veysel’i rahmetle anıyor ve hiç bir zaman unutmuyoruz.