Türkiye’nin de Almanya’nın da ağzından düşürmediği “geleneksel dostluk” söylemi, kocaman bir palavraya dönüşmek üzere…

Gün geçmiyor ki, yeni bir uyuşmazlı konusunu gündeme damga vurmasın… Hani bilmeyen biri karışıklı yapılan suçlamalara bakıp, “iki ülkenin birbirine savaş ilan etmelerinin an meselesi olduğunu” düşünebilir…

Yalnızca Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun “Tarih boyunca tüm kurulan Türk devletlerinin, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin hiçbir tehdit ve şantaj karşısında boyun eğmediğini en iyi Almanya bilir, Berlin bilir. Dolayısıyla tehditlerin de şantajların da Türkiye’de karşılık bulmayacağını bilmesi gerekiyor.” çıkışına bakın…

Dikkat çeken bir nokta olarak, iki tarafın da birbirini “iç politikaya yönelik manevralar yapmakla” suçlamaları göze batıyor… Almanya bir seçimin arifesinde, Türkiye’de ise iç politika konuları hiç bitmez zaten…

Peki, Türkiye ile Almanya arasında temel anlaşmazlık konularına bir bakalım şimdi…

İlk kriz, Şubat ayında Alman Die Welt gazetesinin muhabiri Deniz Yücel’in tutuklanmasıyla patlak vermişti… Yücel, “örgüt propagandası ve halkı kin ve tahrik etmekle” suçlanıyordu… Almanya çifte vatandaş olan Yücel’in tutuklanmasına sert tepki göstermişti…

Yücel’in ardından Temmuz ayında da bir başka Alman vatandaşı insan hakları aktivisti Steudtner Büyükada’daki bir toplantı sırasında düzenlenen baskınla gözaltına alındı ve tutuklandı…
Türkiye, Mayıs ayında Almanya’nın 15 Temmuz darbe girişimini desteklediği öne sürülen bazı asker, diplomat ve yargı mensubuna siyasi sığınma vermesi üzerine milletvekillerinin Adana’da bulunan İncirlik Hava Üssü’nü ziyaretine izin vermedi ve bu
Almanya’nın İncirlik’teki askerlerini geri çekmeye karar vermezine neden oldu…

Türkiye ise Alman Hükümeti’nin 15 Temmuz darbe girişiminden sorumlu tuttuğu ve Fethullah Gülen Cemaati ile bağlantılı olduğundan kuşkulanılan kişilerin iltica taleplerine olumlu yanıt verilmesine tepki gösteriyordu…

Bu sırada Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere’nin “Almanya sınırları içerisinde yaşayan ve Fethullah Gülen Cemaat ile bağlantılı olduğundan şüphelenilen kişilere karşı casusluk faaliyeti yürüttüğü gerekçesiyle” Türkiye’yi suçlaması geldi…

16 Nisan referandumu öncesinde Türk bakanların yapması planlanan toplantıları iptal etmezi de Türkiye’nin sert tepkisine neden oldu… Ama kriz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “bu kararların geçmişteki Nazi uygulamalarından farklı olmadığını”.söylemesi” ise krizi doruğa çıkardı…

Sorum şu… Şimdi kim ve ne cesaretle “geleneksel Türk Alman dostluğundan söz edebilir..?

PAYLAŞ
Önceki İçerikAkhisar Stadı’nda Fenerbahçe telaşı
Sonraki İçerikBylock’u olan kaç FETÖ’cü var?
Mehmet Ali Yula
Gazeteciliğe 1965 yılında Ankara’da başladı. 1970’de Hürriyet’e geçti. 1977’da ek görev olarak İsveç Devlet Radyosu. 1991’de Nokta Dergisi. 1993’da Akis Dergisi. 1994’de Inter Star Televizyonu. 1998’de mesleği terketti. 2006’da emekli oldu.