Ana Sayfa Yazarlar Terörizme karşı mücadeleyi engelleyen yayın yasakları

Terörizme karşı mücadeleyi engelleyen yayın yasakları

85
PAYLAŞ

Ankara’da geçen Çarşamba günü gerçekleştirilen kanlı terör saldırısının ardından, daha ambülanslar olay yerine varmadan medyaya yönelik yayın yasağı kondu.
Hükümet de tez bir çalışmayla, saldırının arkasında PYD’nin bulunduğunu açıkladı ki bunu bizler de alkışladık.

Ancak dün, kanlı örgüt ’nın genelde şehirlerde gerçekleştirdiği bilinen eylemleri üstlenmesiyle tanınan TAK (Kürdistan Özgürlük Şahinleri), bu son katliama sahip çıkarak, eylemi Abdülbaki Sönmez adında bir militanın yaptığını iddia etmiştir.
Bilirsiniz eski bir deyimdir; savaşta önce gerçekler ölür! Sonuçta eylem eylemdir ve bunu ha PYD, ha TAK (yani PKK) yapmış fark etmez, bu katillerle mücadele etmek gereklidir.
Etrafındaki neredeyse tüm ülkelerle kavgalı olan ve Suriye sorunu vesilesiyle dünyanın önde gelen devletleriyle başı derde girmiş olan ülkemizin çok yönlü ve çok cepheli bir siyasi-diplomatik mücadele içinde bulunduğu bir gerçektir. Bunun da ötesinde, PKK, PYD ve IŞİD ile de terörizme karşı koymak konusunda bir yükümlülük içerisindedir.
Bu gerçeğin mucidi her ne kadar mevcut iktidar ise de, başka bir vatanımız olmadığına göre bu mücadelede bizler de tarafız ve iktidara destek olmak zorundayız.
Ancak bu noktada, iktidarın benzer terör eylemleri ardından koydurmakta olduğu yayın yasaklarının toplumumuzu gerekli desteği vermekten alıkoyduğu rahatlıkla söylenebilir.
Toplumun gerçek ve doğru haber almasını engelleyen yayın yasakları nedeniyle, zaten artık bir korku sarmalı içinde yaşayan vatandaşlarımız, hangi bilgiye itibar edeceğini kestiremediği gibi, varsa elinde bilgi veya belge, bunu kime ve nasıl iletebileceğini bilememektedir. Bu durum da, yukarıda bahsettiğimiz geniş mücadelede toplumun etkin gücünün sınırlı kalmasına neden olmaktadır.
Tamam, iktidar, ülkemizi içine düşürdüğü durumun farkında olup, buna göre gereğini kendisi yapmak (bkz. Düzeltmek) gereğini hissediyor olabilir. Fakat bu konuda toplumun desteğinin sağlanmasına ihtiyaç duyduğunu da artık kabul etmelidir.
Tabiatıyla yayın yasaklarının kaldırılmasının sadece iç ve uluslararası terörizmle mücadele açılarından değil, ülkede meydana gelen çeşitli haksızlıkların ve yolsuzlukların ortaya çıkmasının önünü de açabileceğinin farkındadır iktidar.
Ancak gelinen bu aşamada yayın yasaklarının sürdürülmesini artık toplumun kabul etmeyeceğini, toplumsal desteği sağlamadan mücadelelerinde başarıya ulaşmasının giderek güçleşeceğini bilmelidir.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam