Yine şehitler verdik.

Komşu ülke topraklarında El-Bab bölgesinde gün içindeki çatışmalar ve harekâtlar sonucu 14 askerimiz şehit oldu.
Eskiden bize ait olan ama artık bizimle hiçbir resmi bağı olmayan ve resmen yabancı bir ülkenin topraklarında…
Allah Rahmet eylesin, ordumuzun, ailelerinin, sevenlerinin ve milletimizin başı sağ olsun! Ruhları şad olsun.
Peki, niye öldüler?
Ne için öldüler?
Önemi var mı?
Sonuç, asıl önemli olan!
Sivil, görevli ayrım gözetmeden, hem yurtta hem yurtdışında şehitler veriyoruz!
Her gün, her an şehit haberleri…
Durmaksızın devam eden…
Hem de gurur duyduğumuz ordumuzun genç kahramanları ve insanlarımız…
Her gün terör, şehit haberi varken yazmamak olmaz, olamaz!
Ama gencecik evlatlar ölürken…
Gözyaşlarımız durmaz.
Havadan sudan, sanattan, modadan, teknolojiden, trendlerden, Anayasa değişikliğinden, siyasetten, yazmak olmaz!
Sanki  hiçbir şey olmamış gibi, sanki kulak tıkar, göz yumar, kabullenir gibi…
Sıradan yaşama dönmek, hiç olmamış gibi yapmak, biz yazarlar için asla olmaz!
Olmuyor mu, oluyor!
Ne yapalım ki “hayat devam ediyor” deniyor!
Hayat kimin için devam ediyor kim için durmuş vaziyette?
Hayır, olmamış gibi yapmayacağım!
Terörü kanıksamış gibi görmezden gelmeyeceğim!
Şehit haberleri yürekleri dağlarken ben yokmuş gibi yapamayacağım…
Yazacağım, yazarken ağlasam da yazacağım, haykıracağım bitsin bu terör diye haykırırken de ağlayacağım.
Çünkü yastayım,
Çünkü milletçe yastayız…