Ana Sayfa Yazarlar Terör propagandası

Terör propagandası

60
PAYLAŞ

Sulh Ceza Hâkimi, Özgür Gündem tarafından başlatılan “Nöbetçi Yayın Yönetmenliği” kampanyasına katıldıkları gerekçesiyle Prof. Şebnem Korur, Erol Önderoğlu ve Ahmet Nesin’i tutuklayıp, Metris Cezaevine gönderdi!
Ölüm Allah’ın emri, tutuklama Erdoğan’ın özel olarak seçtiği Sulh Ceza Hâkiminin! Koskoca Hâkim Bey elbette ki bir şey biliyor da, üç tane Sivil Toplum Örgütü başkanı aydını şrak diye içeri atıyor!
Bu karara bir lafımız olabilir mi? Nasıl olsun ki?
Birincisi zaten bize soran yok! İkincisi milletten itiraz yok, ses yok, kafasını yukarı kaldıran dahi yok!
Ne demiş Ömer Hayyam tam 900 (Dokuz yüz) sene önce;
Celladına âşık olmuşsa bir millet/ister ezan istersen çan dinlet,
İtirazı unutup sürü gibi olmuşsa illet/Müstahaktır ona her türlü zillet…
Biz kafamıza takılan bazı soruları sorar, ortaya bırakırız! İsteyen dilediği kadarını alır!
Eskisi gibi siyasette aktif görevimiz olsa, tutuksuz yargılamanın esas olduğu bu devirde yasaları takmayan, Erdoğan’a gönüllü askerlik yapan, insanların özgürlüklerini sebepsiz ve haksız yere ortadan kaldıran ne kadar Savcı-Yargıç varsa, o Adalet Bakanından tümünün hesabını sorar, Adalet Bakanıyım diye ortalarda kıvırta-kıvırta dolaşan bakanın burnundan fitil-fitil getirirdik…
Sayın Hâkim Bey;
Yürürlükte olan yasalara göre yayınlanmakta olan bir gazetenin, kampanyasına destek olmak “Terör Propagandası” ise aşağıdakiler için ne diyeceğiz?
-PKK’nın İmralı ve Kandildeki eşkıya başları ile anlaşıp, Türk Askerini- Polisini-Korucusunu şehit eden onlarca savaş kıyafetli katili, ülke sınırında davul zurna ile karşılatmak nedir Hâkim Bey!
-İçinde seyyar tuvaleti olan Seyyar Mahkemeler kurup, onun da içine Savcılar-Hâkimler koyup, her teröristi 4 dakika içinde serbest bırakmak nedir Hâkim Bey!
-Asker-Polis-Korucu ve Savcı katillerini, otobüslerin üstüne çıkarıp, PKK bayrakları ve Öcalan posterleriyle ilçe-ilçe dolaştırıp, bir de bunları şehir stadyumlarının “Şeref Locasında” cümle şerefsizlerle birlikte oturtmak nedir Hâkim Bey!
-Dönemin Başbakanının emriyle, Devlet Görevlilerini Oslo’da PKK’nın uyuşturucu kaçakçısı Baronları ile bir araya getirtip, PKK’yı Türk Devletinin muhatabı yapmak nedir Hâkim Bey!
-Tonlarca bombanın, seksen bin ağır silahın Türkiye’ye sokulmasına göz yumup izin vermek nedir Hâkim Bey!
-Diyarbakır Meydanında, sağında Barzani solunda Şivan Perver, arkasında Osman Baydemir ile birlikte 54 Bin insanımızın hayatını söndüren Bebek Katili Apo’nun mektubunu dinleyip, ayakta alkışlamak nedir Hâkim Bey!
Yaa Hâkim Bey, şimdi biraz da dertleşelim ister misiniz?
Türkiye’nin böyle gitmeyeceğini ikimiz de biliyoruz. Daha açık söyleyeyim, çok kısa zaman sonra Erdoğan ve partisi olmayacak! Böylesine rezil bir yönetime önce Türk Milleti başkaldıracak ve demokratik yollarla buna son verecektir.
Hür dünyanın defterinde ise şu an böyle biri yok!
En önemlisi, Yüce Allah göz göre-göre kul hakkı yiyen, yolsuzluk yapan, milletini ayrıştıran, günahsız insanların canını alan bir yönetime daha fazla izin vermez. Aksi ilahi nizamın ters yüz olması demektir ki bunun adının kıyamet olduğunu biliyoruz.
Yani ya Türk Milleti muzaffer olup başaracak, ya da El-Kaide Hizbullah ve PKK ABD İsrail ortaklığı galip gelip Federe Kürt Devletini kuracak.
Bizler Türk Milletinin başarılı olması için sonuna kadar çalışacağız, taa ölüme kadar!
Başardığımızda gerçek Bağımsız Türk Yargısını yeniden kuracağız ve Bademlere kölelik yapanların tümünü, sivil-resmi ayırmadan yargılayacağız.
Biz başaramazsak, istikamet ya Şeriat Mahkemesi ya PKK’nın halk mahkemesi!
Onların ilk işi, bu dönemin Yargı-Emniyet-Ordu mensuplarının kafalarını kesmek olacaktır. Bunu şimdiden açıkça söylüyorlar zaten!
Dil dursa Hâkim Bey, tende can durmaz/Yazsan olmuyor, yazmasan olmaz.
Kaleme tedbir koma, tek durmaz/ Sussan olmuyor, susmasan olmaz…
Ben düşüncelerimi açık-açık yazdım, sen ne diyorsun Hâkim Bey?
Yoksa şimdi biz de terör propagandası mı yaptık?

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam