Temel içgüdü bu mu?

0
92

Temel içgüdü bu mu?

Eğer garip bir şeyler yoksa, ya da birileri özellikle “tersine döndürmeye” çalışmıyorsa; toplumlar her geçen gün biraz daha uygarlaşır…

Yazıya “eğer” diyerek girmemin nedeni, kendi yaşam sürecimde gözlemlediğim geri gidişin beni şaşırtıyor olması. Bir Orta Asya ülkesinden Türkiye’ye turist olarak gelip, kaçak olarak çalışan birinin, İstanbul’da üniversite öğrencisi bir kıza yaptıkları, bardağı taşıran damla oldu.

Saldırıp belini kırdığı kıza, o haldeyken tecavüz de etmişti bu insan müsveddesi…

Sakın “bir yabancının sapıklığı nedeniyle Türk toplumunu suçlayamazsın” demeyin. Sadece bir yıl içinde ve sadece İstanbul’da yaşanan benzer olayları hatırlayın yeter…

Cinsellik; yalnızca insan için değil, bütün canlılar açısından bir temel içgüdüdür. Doğa canlıların çiftleşerek çoğalması sağlar. Türlere göre değişen bir şekilde bir oranda da olsa, onlara “çiftleşmeden zevk almak” duyusunu bahşetmiştir. “İnsan soyunun en gelişmiş canlı türü olduğunu” durmadan söyleyip övünen bizlere de, çok cömert davranmıştır doğa.

İnsan beyni geliştikçe, fanteziler üretip cinselliği daha zevkli hale getirmeye çalışmış ve bunu da başarmış. Ne mutlu bize…

Ama varoluştan binlerce yıl sonra dünyaya baktığımızda, cinsellik konusunun bazı yerlerde olması gerektiği gibi olduğunu, bazı yerlerde ise giderek ilkelleştiğini görüyoruz ne yazık ki.

Şaşkınlığım bu nedenle…

İnsan her yerde insan olduğuna göre, cinselliğe bakıştaki farklılık nasıl ortaya çıkıyor..?

“Çiftleşmek” gibi adı üstünde bir eylemin gerçekleşebilmesi için iki birey gerektiğini ve bunu doğanın bahşettiği gibi zevkli hale getirilmesi için o iki bireyin katkısının şart olduğunun farkında olmayanları “insan” olarak görmek mümkün mü..?

Yoksa gerçekten de birileri her şeyi tersine mi döndürmeye çalışıyor..?

Ya da gücü bir biçimde ele geçirmiş olanlar, kendileri için çok tehlikeli görüp çok korktukları uygarlıktan, toplumu soyutlayarak “rahat edeceklerini” mi sanıyorlar

Belini kırılmış bir kıza tecavüz etmek; kesinlikle “çiftleşme” değildir… Bunun adına mastürbasyon denir ve tek başına yapılır..!

Paylaş
Önceki İçerikBaşlangıç noktasına gelindi
Sonraki İçerikYenimahalle’ye durmak, yorulmak yok
Mehmet Ali Yula

Gazeteciliğe 1965 yılında Ankara’da başladı. 1970’de Hürriyet’e geçti. 1977’da ek görev olarak İsveç Devlet Radyosu. 1991’de Nokta Dergisi. 1993’da Akis Dergisi. 1994’de Inter Star Televizyonu. 1998’de mesleği terketti. 2006’da emekli oldu.