TRT arşivlerini yayınlayınca benim anı arşivimde canlandı. Yıllardan 2001 televizyon yayıncılığıyla haşır neşirim. NBA maçlarını TRT’de ilk kez yayınlanarak yorumlamam yanı sıra lig maçlarında da yorumculuk yapıyorum. Teknik bilgi aktardığım eğitim programlarımda cabası.12 DEVADAM patlaması kapıda. Burada Hıncal ağabeye(ULUÇ) kulak verelim gerisini ben anlatacağım;

“Tele-Pazar bir emrivaki ile başladı. Kıyametleri koparıyordum, “TRT’nin görevi, özel kanallarla sidik yarışına girmek değil, onların reyting endişesi yüzenden boş bıraktıkları alanlarda, halkın gelişmesine yardımcı olacak alternatif programlar üretmektir” diye.. Mesela Pazar akşamları 88 kanalda bitmez tükenmez futbol tartışmaları, gösterileri yapılırken, TRT’nin de futbola dalmasına çıldırıyor “Hiç değilse TRT spor programı yapsın” diyordum, bıkmadan, usanmadan..
Zamanın genel müdürü Yücel Yener yazdıklarımdan bıkmış olmalı ki, 40 yıllık dostluğumuza dayanarak telefon etti.

“Ulan yazıp duracağına gel yap.. Sana imkan ve zaman tanıyacağım..”
Tele-Pazar öyle başladı işte.. Futbol dışındaki sporları da anlatan, tiyatro, opera, bale, resim, heykeli ekrana getiren, unutulan alaturkayı, söylenmez olan türküleri hatırlayan bir anti reyting programı olduk. Aslında TRT2 için planlamıştık. Ama Yücel de, seyirci de sevince, bizi TRT1’e aldılar.”
Altmışlı yıllarda rahmetli Cenk Koray’ın yapmış olduğu TELEPAZAR’ı güncelledik. Benim yapımcılığını Hıncal Uluç’un genel koordinatörlüğünü üstlendiği programın televizyon macerası böyle başladı.

Ali Kocatepe fiks moderatör olmak üzere kadın sunucularımız değişerek sayıları artarak Pazar günleri canlı 3 saat olmak üzere iki küsur yıl sürdü program TRT’de. Spor, , kültür ve eğlence mozaiğinin içi içe geçtiği çok kaliteli rol model olabilecek nitelikte bir uğraştı. TRT olduğu için kalbur üstü sanatçılar sağ olsunlar iki şarkı için bile koşa koşa gelip canlı yayın konuğu oldular. İzleyiciyi sıkmamak için her blok 5dk.yı geçmezdi. Basketbol köşemizde örneğin canlı maç yayınına bağlanır sıcağı sıcağına anlık durumu alır, veya NBA’de maçına çıkacak Hidayet Türkoğlu’na telefonla bağlanır duyguları dinlerdik. Haftanın kültür ve sanat olaylarından hazırlanan footings’ler yayınlanır. Sergi salonlarında dolaştırırdık izleyenleri. O kadar ki Rafi Portakal’ın müzayedesine canlı bağlandık.
Ali Kocatepe şöyle anlatır Telepazar serüvenini;

TRT’nin 70’lerde yayınlanan efsane programı, Güneş Tecelli’nin, rahmetli Cenk Koray’ın sunduğu “Tele Pazar”ı, 2001’in 29 Nisan’ında yeniden hayata geçirdiğimizde ilk amacımız reyting yapmadığı için dışlanan konularla, televolelere alternatif bir program yaratabilmekti.
Hıncal Uluç’un liderliğinde Ünal Özüak ve ben çok iyi bir ekip kurduk. Genç, dinamik ve başarıya aç bir ekip… Tam 111 hafta TRT ekranlarında sürdürdük “Tele Pazar”ı. 29 Haziran 2003’e kadar. İki yılı aşkın bir süre her pazar üç saatlik canlı yayında tiryakilik yaratan bir programla düşündüklerimizden hiç taviz vermeden…Yücel Yener’in istifasından sonra aylarca genel müdürsüz kalan TRT’de öyle dirençlerle karşılaştık ki programı sürdürmek bizim için işkence haline dönüştü… Ve sonunda, sabır taşı çatladı bıraktık… İki yıl, iki ay emek verdikten sonra…
YILDIZ YARATTI
”Tele Pazar” sıfır kilometreden yıldızlar da yarattı. Birlikte sunuculuk yaptığımız Nehir Erdoğan iki yıl sonunda müthiş bir çıkış yakaladı… Yavuz’da öyle… Mehmet Demirkol ilk spor yorumlarına başladığında kimse tanımıyordu… Tele Pazar bir oldu…”
TRT yayınları bittikten sonra birkaç yıl sonra önce Habertürk ve en son Kanal1’de iki kez daha yayınlanmayı zorladık. Hıncal ağabey’ in “Yaşamdan Dakikalar” ı benzeri orta masada konukları sahneye alarak oradan canlı paylaşımlar yaparak programı daha da zenginleştirdik. Ülkemizde her güzel şeyin başına gelen TELEPAZAR’ı da sonlandırdı. Bir sürede orada sürdükten sonra AMPUL etkisiyle medya ACUN ‘sallaşınca KDM kaybeden TELEPAZAR “Kaybolan Değerler Müzesi’ne kalktı.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...