Tekstil sektörü bir tane iğne yapamıyor

0
45

1974 yılında küçük bir işletme olarak tekstil sektörüne giren Sementa Giyim, rahatlık ve şıklığın adreslerinden biri.

Tekstil sektörüne lokomotif olan Sementa Giyim’in tüm Türkiye’de 17 şubesi var. Penye, triko ve spor giyimde özgün tasarım anlayışıyla yıllara meydan okuyan Sementa Giyim şube sayısını 50’ye çıkarmayı hedefliyor. Sementa Giyim’in sahibi Orhan Karsak sorularımızı yanıtladı.

Giyim sektörüne nasıl girdiniz? Sementa Giyim’i kısaca anlatır mısınız?

Orhan Karsak: Sementa Giyim’i 1974 senesinde ufak çaplı bir iki makineyle başladık. Yıllar içinde kapasiteyi büyüterek 700-800 insanın çalışabileceği bir üretim düzeyini yakaladık. Aşağı yukarı 43- 44 senedir tekstille uğraşıyoruz ağırlıklı olarak. Tekstilin dışında avm işletiyoruz. Ufak tefek inşaat işleri yapıyoruz.İşimiz böylece devam edip gidiyor.

Sementa ismi nereden geliyor?

O.K: 1972-1973’te bir dizi vardı TRT‘de. Sementa dizisi. Oradan esinlenip almıştık. Şu anda ismin marka tescili bizde.

Müşteriler Sementa Giyim’i neden tercih etmeli? Sementa Giyim’in diğer markalardan farkı ne?

O.K: Biz kalitemizle önde olduğumuzu düşünüyoruz.  Zaman zaman bizim ürünü alan müşterilerimiz eskimemesinden şikayetçi. “10 senedir giyiyorum. Kıyıp atamıyorum” diyorlar. Kaliteyle önde olmaya, müşterimize hizmet etmeye çalışıyoruz.

Üretim parkurlarında kullandığınız teknolojik imkanlar nelerdir?

O.K: Aşağı yukarı bütün makinelerimiz son sistemdir. Bizde triko, örgü, hazır dokumayı alıp konfeksiyon haline getiriyoruz.

Kalite denetimini nasıl yapıyorsunuz?

O.K: Kendi bünyemizde yapıyoruz.

Koleksiyonunuzun cinsiyete göre dağılımını öğrenebilir miyiz?

O.K.:Ağırlıklı olarak kadın ve erkek.Kadın daha önde.Kadınlar parayı daha iyi harcıyor.

KARSAK: AVM’LER ŞEHRİN DOKUSUNU BOZDU

Son yıllarda alış- veriş merkezleri sayısı hızla artıyor.Siz aynı zamanda Kızılay AVM‘nin yöneticisisiniz. AVM’ler vitrin mağazacılığını nasıl etkiledi?

O.K: Avm’ler cadde mağazacılığını, mağaza sahiplerini, esnafı perişan etti.Dünyanın hiçbir yerinde şey yoktur: Hasbelkader Dünya’yı gezmişiz, görmüşüm. Hiçbir ülkede avm şehir merkezinde olmaz.Şehrin dışında 50 km, 70 km uzaklıktadır. Sayıları da bellidir. Bizde peş peşe, dip dibe.Dün Yıldız tarafındaydım.6 tane avm daha devreye giriyor.Zaman içinde bu avm’ler ne olacak, şehrin dokusunu bozdu.Biz doku bozmayı çok seven bir milletiz. Şimdi bizim kendi bünyemizdeki kiracılar dövizin artışı nedeniyle dayanamaz hale geldiler.Kızılay AVM’yi yap-işlet-devret modeliyle aldık.Halen dolar bazında ödüyoruz.Sayın Cumhurbaşkanı’nın “TL’ye dönün“ demesine rağmen Kızılay Derneği bize TL’ye dönüştürmedi kiraları. Bunu da şikayet olarak söylüyorum.

“ŞİMDİ RUSLAR’I GÖREMİYORUZ”

Sementa Giyim olarak ihracat yapıyor musunuz?

O.K: Yapıyoruz.Ağırlıklı iç piyasa içindeyiz.İhracaat bayağı düştü.İstanbul’da Osmanbey ve Laleli’de kendi merkezlerimiz de var. Orada ürünleri sabahları Ruslar gelip beklerdi yeni ürün geliyor mu diye. Şimdi Ruslar’ı göremiyoruz Laleli’de.

 

KARSAK: SEMENTA, VAKKO, BEYMEN MAHALLİ SANATÇI

Sementa Giyim neden bir dünya markası haline gelemedi?

O.K: Türkiye’de hiçbir marka yoktur dünya markası olabilen. Bir iki firma var bir iki yerde şube açmış; dünya markası değildir hiçbiri.Dünya markası olabilmek için Avrupa’da, Milano’da, Paris’te, Düsseldorf’ta, İspanya’nın birçok şehrinde şubeler açacaksın.Bunu yapmadığın sürece hiçbir şey olamazsın. Fasoncu oluruz biz. Ve nitekim öyledir Türkiye’de. Marka olmuş firmamız yoktur Dünya çapında. Sementa iç piyasada hep markadır. Eskiden marka olarak Vakko’yu bilirdik. Vakko Türkiye’de markadır.Yurt dışına gidin bin kişiye sorun, bir kişi tanımaz. Beymen filan. Bunlar marka değildir. Bunlar mahalli sanatçı bana göre. Biz de dahil.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

O.K: Bizim teknolojimiz yok.Tekstilde bu kadar büyük konumlara gelmişiz; bir tane iğne yapamıyoruz bırakın dünya markası yapmayı. Büyük tekstil işi yapan o kadar büyük kapasitedeki ülkenin halen bir iğne yapamaması hepimizi üzüyor.