Tecavüz çocukları ne oldu?

0
128

Evet, siz sayın devlet büyükleri, yöneticiler, yetkililer, 23 Nisan demeçlerinizde atıp tutmayı bırakın da şu tecavüz edilen, cinsel istismara uğrayan erkek çocuklara ne oldu, onlardan bahsedin.

Daha üç gün önce yazıldı, Konya’da bir yatılı din kursunda çocukların tehditle, baskıyla nasıl tecavüz edildiği. Yazanlar bile çocukların ifadelerini sansürlemek zorunda kaldılar.

Şimdi kalkıp “memleketi, size emanet ediyoruz, bugünün küçükleri, yarının büyükleri” filan diye nutuk atmayın, Ulu Önder’i de işe katmayın. Geçin bunları da şu tecavüz olaylarına özellikli din eğitimi verilen ortamlara bakın. Ya diğerleri, diğer çocuklar?
Hele ceza evlerinde olup bitenler? Sanal ortamda, internette çocuk pornosu?
Seks kölesi yapılanlar? Özürlü olanların başlarına gelenler?
Küçük yaşlarda zorla evlendirilen, kuma verilen kızlar?
Sabah akşam üç posta dayak yiyenler?
Daha bu dünyayı öğrenmeden ahiret dünyasını öğrenmeye zorlananlar? Beş yaşında kafası kara çarşafa sokulanlar?
Köpek bağlasan durmaz misali binalarda yanarak can veren yatılılar?
Terörde şehit verdiklerimizin çocukları?
Kin ve nefretle büyütüp canlı bomba yapılanlar?
Boşanmış anne babasından ayrı yaşayanlar, öksüzler, yetimler?
Üç yetmez beş tane daha yapın sözüne uyup sağlıksız, yetersiz koşullarda büyütülenler?
Satılanlar, kaçırılanlar, organ nakline kurban edilenler, evlâtlık verilenler, cami avlularına, çocuk bakım evlerine bırakılanlar?
Sokaklarda tinere, uyuşturucuya bağımlı hale getirilenler? Suç makinesi yapılanlar?
En küçük bir esintide nezle grip olanlar?
Kanserojenli maddelerle yapılan oyuncaklarla oynayanlar?
Beceriksiz tarım politikalarıyla ete, kuru bakliyata hasret bırakılanlar?
Genetiği ile oynanmış boyalı gıdalarla büyütülenler?
Okuluna yalın ayak, başı çıplak gidenler? Evdeki odunu kömürü, okuluna taşıyanlar? Sabah ezanı okunmadan okul yollarına düşenler?
Kompozisyon, psikoloji, sosyoloji, felsefe, mantık, astronomi derslerini kaldırarak, düşünmeyi, ifade etmeyi, fikir üretmeyi, sorgulamayı bilmeyenler?
Her yıl değiştirilen eğitim sistemi ile sınav manyağı yapılanlar, üç tane kar yağdığında yaşasın tatil diyenler? Hayatı a, b,c şıkları sananlar?
Sertliği iyi eğitim bilen anlayışı kıt, sıfırcı öğretmenlerin zulmüne uğrayanlar?
Elinde cep telefonu, televizyon önünde iç dünyasına hapsedilenler?
Konuşmayı “ins cnm” (sosyal medyada inşallah canım demek) indirgeyenler?
İstiklâl Marşı’nı öğrenmeden popüler şarkıları ezbere alanlar?
Yüzme bilmedikleri için denizlerde, havuzlarda, göletlerde, kanallarda boğulanlar, trafik kazarında can verenler?
Bizimkiler yetmiyormuş gibi ya Suriyeli bebeler?
Yanınıza akça pakça tertemiz kıyafetli iki üç çocuğu alıp, koltuklarınıza oturtup, “söyle bakalım ilk işin ne olacak” diye komiklikler yaptırmayın çocuklara. Herkes on milyon çocuğun hepsini böyle sanır. Biri kalkıp idam istiyorum derse şaşırmayız zaten. Üstelik onlara ulusal egemenlik, güçlerin ayrılığı, bağımsız yargı, tarafsız dürüst seçim diye bir şeyler anlatmaya da çabalamayın.
Makam araçlarının bagajındaki oyuncakları dağıtmayı maharet saymayın da önce anasına babasına iş ve aş yaratın.