Evet, okullar kapandı, yaz tatili başladı. Çocuklarımız sevinç içinde elbette. Ancak karnesi zayıf olan çocuklarımız da var, teşekkür ve takdir alan çocuklarımız da var.

Önce şunu vurgulayayım ister zayıf ister iyi olsun çocuklarımızı ne şımartmalı ne de kızmalıyız.
Unutulmaması gereken en önemli konu başarısız olan sadece öğrenciler değildir. Öğretmenler de okul yöneticileri de aileleri de en az başarısız öğrenciler kadar başarısızdır.

Eğitim ve öğretim okulda ve evde devam eder. Şimdi ayrıntıları da anlatayım tek tek.

KÖTÜ KARNEDEKİ İYİ NOTLARA ODAKLANIN

Kötü karneye vereceğiniz tepkiye dikkat edin. Çünkü yanlış bir tepki çocuğunuzun okula küsmesine sebep olabileceği gibi, doğru tepki ile ona derslerini sevdirebilirsiniz. Üstelik destek verici ebeveyn rolünüz sayesinde çocuğunuzun en iyi arkadaşı da olabilirsiniz. Kötü karneye tepki, olumsuz ve aşırı olduğunda çocuğun başarısızlık kimliği pekiştiriliyor. Bu da başarısızlığı sürekli kılıyor. Oysa başarısızlık çözülebilecek bir sorun.

KÖTÜ KARNEYİ CEZALANDIRMAYIN

Çocuk başarısız bir karne getirdiğindeki doğru tutum, karnedeki düşük notlar yerine yüksek notların vurgulanması olmalı. Bu durumda söylenecek en doğru söz ise “Aferin bazı notların çok güzel, çalışmanın ve gayret göstermenin sonucunu görüyoruz. Diğer kötü notları da birlikte çalışıp düzelteceğiz. Aslında sen başarılı bir öğrencisin.’’

KÖTÜ KARNE ÇOCUĞU
BAĞIMLILIĞA İTEBİLİR

Kötü karne nedeniyle çocuk kaygı problemleri ve davranış bozuklukları yaşayabiliyor. Çocuktaki stres onu zamanla sinirlilik, içe kapanıklık, uyku ve iştah sorunları ve hatta madde bağımlılığına götürebiliyor. Bu nedenle tepkilerde dikkatli olmak gerekiyor.
Önemli olan, anne ve babanın karneyi bir övünç veya utanç kaynağı olarak değil, çocuğunun gelişimini takip etmek ve hangi alanlarda desteğe ihtiyacı olduğunu anlamak için kullanabilecekleri bir araç olarak görmeleri gerektiğidir. Karneye olması gerekenden fazla anlam yüklenmemeli; ulaşılması gereken bir amaç değil, başarıya götürecek bir araç şeklinde yorumlanmalıdır.
Çocuğun kendine güvenini ve isteklerini olumsuz etkileyen en etkin davranışlar arasında, kendisinin sınıf arkadaşları veya başka çocuklarla kıyaslanmasıdır. Çocuklar başkaları ile kıyaslandıkça, ailelerine karşı daha saldırgan ve saldırgan olurlar. Çünkü bu çocuklar, ailelerini hiç memnun edemeyeceklerini düşünürler. Yaşadıkları hayal kırıklıkları kendi kapasitelerini engeller, hayat boyu ailelerini memnun etmeye çalışır ve etraflarını kontrol ederek yoğun bir kaygı yaşarlar.

KARNESİ İYİ OLAN ÇOCUĞU ÖDÜLLENDİRİRKEN AŞIRIYA KAÇILMAMALI

Karnesi başarılı olan çocukları ödüllendirirken, abartmamaya özen gösterilmelidir. Çocuğa verilecek hediyelerin, okul başarısına ve bireysel gelişimine katkı sağlayacak hediyelerden seçilmesine dikkat edilmelidir. Maddi değeri yüksek hediyeler yerine yaşına uygun, işlevselliği yüksek hediyeler tercih edilmelidir. Erken yaşta büyük ödüller ve pahalı hediyeler, daha sonraki yıllarda çocukta tatminsizlik duygusuna neden olabilir. Bu nedenle, ödüllendirmede bulunulurken hediyenin içeriği ve değeri de yıllar içinde artırılabilir olmalı.’ ”Maddi değeri yüksek hediyelere alışan çocuğun taleplerinin karşılanmaması karşısında ders çalışma içgüdüsünde azalma ortaya çıkabilir. Tepki olarak, çalışmayı bırakabilir ve daha sonraki senelerde başarı için gerekli isteği sağlamada aile zorlanabilir.

KÖTÜ KARNE SORUMLUSU SADECE ÖĞRENCİ DEĞİL Kİ

Kötü notlar; çocuğun, ailenin ve okulun değerlendirilmesi  gerektiğini gösterir:
Çocuğun karnesindeki her kötü not; çocuğun, ailenin, öğretmenlerin ve okulun değerlendirilmesi gerektiğini gösterir. Yapılan değerlendirme hataların ve yanlışların görülmesini, eksikleri gidermek için yeni planlar yapılmasını sağlar. Bu değerlendirme yapılırken, çocukla birlikte olunmalı ve mutlaka onun da konu ile ilgili fikirleri sorulmalıdır. Çocuğa karşı yargılayıcı, sinirli, ısrarcı olunmamalıdır. Sadece çocuk dinlenmeli, kendisinin de yaşadığı durumla ilgili çözüm yolu üretmesine olanak verilmelidir. Yaşadığı duyguları, okul ve karne hakkındaki düşüncelerini, tepkileri küçümsenmemeli ve eleştirilmemelidir.