Ana Sayfa Ekonomi Taşeron lafı hoş değil değiştirmek lazım

Taşeron lafı hoş değil değiştirmek lazım

59
PAYLAŞ

TÜRK-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, asıl işi yapan herkesin kadroya geçmesi gerektiğini belirterek, “İşçilik ise işçi, memurluk ise memurluk kadrolarına geçsin. Kamuda 5 ay 29 gün çalışan geçici işçiler var. Kadın çalışanlarımızın daha büyük sıkıntıları var. Taşeron lafını beğenmediğimi ifade ettim ve başka bir isim bulmak gerektiğini söyledim” dedi.

Güvenlik-İş Sendikası Başkanlar Kurulu toplantısı ve Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası Semineri, Antalya’nın Kemer İlçesindeki Grand Haber Otel’de yapıldı. Seminere Vali Münir Karaloğlu, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası Genel Başkanı Hasan Öztürk, Güvenlik İş Sendikası Genel Başkanı Ömer Çağırıcı ve Güvenlik ve Sağlık İş sendikalarının Türkiye’nin 81 ilinden gelen yöneticileri katıldı.

TAŞERON LAFI HOŞ DEĞİL

15 Temmuz darbe girişiminden bahseden ve aradan bin sene geçse, tarihe de bakılsa böyle bir hainliğin görülemeyeceğini belirten Türk İş Genel Başkanı Ergün Atalay, “Dünya yerle bir olup bir daha kurulursa böyle bir hainlik görülmez. Sakın unutmayın 15 Temmuz’u, çocuklarınıza ailenize sakın unutturmayın. Bunun bedelini ülke olarak biz ödüyoruz, bu ülkeye gönül vermiş ülkeler, Müslümanlar, fakir, dar ve sabit gelirli, ev hanımı, en önemlisi biz işçiler, taşeronlar ödüyor. Taşeron lafı hoş bir laf değil ve değiştirmek lazım. Her gün konuşuyorduk geçişi, asgari ücreti, işsizliği, her gün ortalama 4 kişi ölüyor ve iş kazalarını konuşuyorduk. Her gün ortalama 4 insanımız iş cinayetine gidiyor ve şimdi bunları konuşamıyoruz. Belki 15 Temmuz’dan sonra ilk defa burada konuşuyoruz” dedi.

TAŞERONLAR KADROYA GEÇSİN

Özel güvenlik görevlilerinin ülkenin her yerinde polis kadar ülkenin güvenliğini sağlamaya çalıştığını dile getiren Ergün Atalay, “Asıl işi yapan herkes kadroya geçsin. İşçilik ise işçi, memurluk ise memurluk kadrolarına geçsin. Burada herkes işçilik işi yapıyor. Önümüzdeki günlerde taşeronla ilgili sayın Başbakanımız ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanımızla bir toplantı yapılacak. Kamuda 5 ay 29 gün çalışan geçici işçiler var. Kadın çalışanlarımızın daha büyük sıkıntıları var. Taşeron lafını beğenmediğimi ifade ettim ve başka bir isim bulmak gerektiğini söyledim” dedi.

SENDİKALARA ANTALYA ÇAĞRISI

Güvenlik ve sağlığın insanlığın en önemli iki önceliği olduğuna işaret eden Vali Münir Karaloğlu, küresel terörün insanlığı tehdit ettiği bir ortamda insanların güvenli bir sokakta, şehirde, ülkede yaşama ihtiyacının, beslenme ihtiyacının önüne geçtiğini söyledi. Karaloğlu, sendikalardan, zor günler yaşayan Antalya turizmine kış döneminde de destek amacıyla bu tür organizasyonlar için Antalya’nın tercih edilmesi yönünde de çağrı yaptı.

ÖZEL GÜVENLİKÇİLER KADRO İSTİYOR

Güvenlik-İş Sendikası’nın Antalya’da doğduğu, Büyükşehir Belediyesi’ndeki birkaç işçi tarafından başladığı ve bugün üye sayısının 26 binlere ulaştığını belirten Genel Başkan Ömer Çağırıcı ise “Bizler taşeron işçiyiz ve kamuda çalışanların devlet memurluğu kadrosuna alınmasını istiyoruz. 320 bin özel güvenlik görevlisinin 180 bini kamu kurum ve kuruluşlarında çalışıyor. 45 havalimanında 2 bin 700 çalışan, 56 üniversitede, bakanlıklar, hastanelerde Türk-İş Güvenlik İş Sendikası yetkili ve toplu iş sözleşmesi yapan sendikadır. Özel güvenlik görevlilerimiz 1300 liraya çalışıyor. Hastanelerde sabaha kadar çalışıp darp ediliyor. Özel güvenlik görevlileri için gereken açıklamaları yaptık ve şimdi gönlümüz çok rahat” dedi.

TÜRKİYE’DE EN ÇOK HORLANAN SAĞLIKÇILAR

1961’de kurulan Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası’nın Türkiye’nin en köklü sendikalarından biri olduğunu belirten Sağlık İş Sendikası Genel Başkanı Hasan Öztürk ise şöyle konuştu: “İnsanların doğumundan ölümüne kadar yanında olan sağlık personeli ama bugün Türkiye’den en çok horlanan da sağlıkçılar. Evde hanımının, çoluğunun çocuğunun bakamadığına bir insan şefkatiyle bakar sağlıkçılar. Süratle iş kolunda tükenmeye devam ediyoruz. Yarın cenazemizin tabutundan tutan, yıkayan insanlar belki bulunmayacak. Bir dönemlerde de yine böyleydi, insanların cenazesini yıkayacak bulunmuyor ve belirli merkezlerde toplanıyor oralarda yıkanıyordu. İş kolu yönetmeliğini değiştirmek tahmin ediyorum Türk İş için zor değil. Hastanede çalışan denildiğinde sağlıkçılar akla geliyor. Hastanelerde sağlık işçisinden başka her türlü işçi var. Sağlık işçiliğinde ekmek aslanın ağzında derler ya artık ince bağırsağında ve orada hem ekmeğimizi arıyoruz, hem de sağlık hizmetlerimizi yapmaya çalışıyoruz.”

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam