MANİSA’nın Gölmarmara İlçesi’nde babadan kalma 50 yıllık taş değirmende çalışmayı sürdüren 52 yaşındaki Emek Evci, burada öğütülen unların daha sağlıklı olduğunu söyledi.

Teknolojiye yenik düşen meslekler arasında yer alan ve geçmişte oldukça yaygın olan taş değirmenlerden bazıları hala zamana karşı direniyor. Manisa’nın Gölmarmara İlçesi’nde yaklaşık 50 yıllık taş değirmende baba mesleğini sürdürmeye çalışan Emek Evci, taş değirmenlerin eskisi gibi rağbet görmediğini belirtti. Dönen çarkın kuvvetiyle, silindir şeklindeki taşların buğdayı ezmesi prensibiyle çalışan taş değirmenlerin sayısının da giderek azaldığını kaydeden Evci, artık nostalji olmaya başladığını anlattı.

Taş değirmenden buğdayın una dönüşme hikayesini anlatan Evci, “Buğday, çiftçi tarafından çuvallarla değirmene getirilir. Biz o buğdayların içinden sağlamlarını eleriz. Sonra temiz buğdayları elekten ayırarak bir yerde toplarız. Daha sonra bu buğdaylar, taş değirmene atılarak iki taş arasından un çıkarılır. Kesinlikle bir katkı maddesi yoktur” dedi.

‘İÇİN RAHAT YERSİN’

Fırınlarda kullanılan ve büyük fabrikalarda yapılan unların bağımlılık yapıcı olduğunu öne süren Evci, En kaliteli un taş değirmenlerde öğütülen undur. Çünkü ne yediğini bilirsin, kendi buğdayını getirirsin, nasıl öğütüldüğünü görür, için rahat yersin” dedi.

Mesleğini sürdürmeyi istediğini, ancak para kazanamadığını söyleyen Evci, işin ağır olmasından dolayı da artık zorladığını anlattı. Taş değirmenlerin geçmiş kültürü yaşattığını belirterek koruma altına alınmasını isteyen Evci, eskiden yaptıkları işin yüzde 10’unu bile yapamadıklarını söyledi.