Ana Sayfa Yazarlar Tarhuncu Ahmed Paşa olmak

Tarhuncu Ahmed Paşa olmak

175
PAYLAŞ

Tarhuncu Ahmed Paşa XVII. Yüzyılda yaşadı. Başta küçük yaşta bir padişah Avcı Mehmed diye anılacak olan Sultan IV. Mehmed bulunuyordu. Bu dönem tarihe Kadınlar Saltanatı diye geçen dönemdi.

Osmanlı Devleti Venedikle savaş halindeydi. Venedik donanması Çanakkale Boğazı’nı kapatmış ve bu yüzden Osmanlı donanması Akdeniz’e açılamıyordu. Oysa Girit’te gaziler cephane bekliyordu, erzak bekliyordu. Savaş ve Çanakkale Boğazı’nın kapatılması, kıtlık ve veba salgını dolayısıyla İstanbul’da pek çok mal karaborsaya düşmüştü. Halk tedirgindi.

İşte böyle bir manzara-i umumi karşısında bunalan Osmanlı Sarayı çareyi Tarhuncu Ahmed Paşa’yı çağırıp Sadrazamlık makamına oturtmakta bulmuştu. Ahmed Paşa’dan istenen şeylerden birincisi Girit gazilerine yardım ulaştırması idi. Ama bundan da önemlisi tam takır, kırmızı bakır bir halde bulunan Osmanlı maliyesini düzeltmesi idi.

Ahmed Paşa kendisini bu göreve getiren devletlilerden bir tek şey istedi. Gerekli ıslahatları yaparken işine karışılmayacak ve yaptığı atamalar geri çevrilmeyecekti. Saray bu şartı kabul etti ve Tarhuncu Ahmed Paşa, sadrazamlık makamına oturdu (20 Haziran 1652).

tarhuncuTarhuncu Ahmed Paşa samimiyetle devlet hazinesinde %25- %35 gibi yüksek orandaki açığı kapatmaya çalıştı. Yeniçerilere maaş ödemek için akçanın ayarı ile oynamak yolu geçen sene denenmiş ve büyük olaylara sebep olmuştu. Bu yüzden Ahmed Paşa’ya gelirleri artırmak ve giderleri kısmaktan başka bir yol kalmamıştı. Zenginlerden ve üst düzey bürokratlardan “imdad-ı hazîne” almaya çalıştı. Başta yeniçeri ağası olmak üzere herkes ayağa kalktı. Değirmenlerden alınan vergiyi artırmak için emir çıkardı ama bu emir daha Üsküdar’da hükümsüz kaldı. Saray’ın masraflarını kısmak istemesi ise başlı başına bir hata olarak görüldü. Kaptan-ı Deryalık görevine getirdiği Derviş Mehmed Paşa ise en büyük rakibi olmuştu ve sürekli ayağını kaydırabilmek için uğraşıyordu.
Tarhuncu denk bir bütçe yapabilmek için çok uğraştı. Sonunda kendi adıyla anılan birkaç risaleyi Padişah IV. Mehmed’e takdim etti. Ancak buradaki bütün görüşler kâğıt üzerinde kaldı.

tarhuncu1Tarhuncu Ahmed Paşa bu görevde 9 ay kalabilmiş ve 21 Mart 1653 tarihinde Sadrazamlıktan alınarak aynı gün idam edildi.

Tarhuncu, devleti bu zor durumdan kurtarabilmek için acı reçeteler hazırladı. Bu acı reçetelerin düşmanlarının sayısını artıracağını elbette biliyordu. Ama bu acı reçeteler olmadan da ne sarayın, ne de donanmanın masrafları karşılanabilirdi. Tarhuncu doğru olduğuna inandığı tedbirleri almakta ve uygulamakta ısrar etti. Böyle yapmakla bir anlamda idam fermanını imzalamış oldu. Ama doğru olduğuna inandığı şeyleri yapmaya çalışmakla büyük bir devlet adamlığı dersi vermiş oldu.

Bu devletin, sınırlarını koruyacak askerler kadar maliyesini koruyacak Tarhuncu Ahmed Paşa’lara da aynı şekilde ihtiyacı var. Makamında bir gün fazla kalabilmek için inanılmaz tavizler veren Sadrazamları da biliyoruz. Bunların çoğu bugün hiç hatırlanmıyor. Ama Tarhuncu Ahmed Paşa yapmış olduğu bu fedakârlıklar ve kahramanca çaba ile Türk tarihinde yerini almıştır.

Öyle inanıyorum ki bu millet içerisinden Tarhuncu Ahmed Paşa’lar hep çıkacaktır. Tıpkı Ömer Halisdemir’ler çıktığı gibi.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam