Ana Sayfa Güncel Survivor yarışması insan onuruna aykırı

Survivor yarışması insan onuruna aykırı

167
PAYLAŞ

8’de yayımlanan ve reyting birinciliğini hiçbir programa bırakmayan Survivor giderek “Atları da Vururlar” filmine benzemeye başladı.
Acun Ilıcalı’nın sunduğu yarışma on kişilik “Ünlüler” grubuyla, yine on kişilik “Gönüllüler” grubu arasında Dominik Cumhuriyeti sınırları içindeki ıssız adalarda yaşanan var olma mücadelesini yayınlıyor.
“Ünlüler” grubunda, “B kategorisi ünlüleri” diyebileceğimiz eski futbolcular Pascal ve Ahmet Dursun, kadın futbolcu Serenay, kadın atlet Merve Aydın, Barış Manço’nun oğlu Doğukan Manço, manken Almeda gibi isimler var. Gönüllüler” grubunu ise hemen tamamı doğru düzgün bir işe ve tahsile sahip olmayan atletik gençler oluşturuyor.
Yarışmaya katılan “Ünlüler”, galiba hem biraz para kazanmak, hem de “B kategorisi ünlüler” sınıfından bir üst sınıfa geçmenin peşindeler. “Gönüllüler” ise muhtemelen yarışma sonrasında gösteri dünyasında kendilerine yer açmanın hayalini kuruyorlar.
Yarışmaya katılanlara son derece az, adeta ölmeyecekleri kadar yemek veriliyor. Yarışmacıların bazen balık tuttukları, yengeç benzeri hayvanlar avladıkları, adada bulunan bazı meyveleri yedikleri görülüyor ama genellikle yarı aç yaşıyorlar. Açlık kimi zaman başlarına vuruyor ve bunun sonucunda aralarında tartışmalar, kavgalar oluyor. Salı akşamı (3 Mart 2015) yayınlanan programda “Gönüllüler” takımından Duygu ile Seda şiddetli bir kavgaya giriştiler örneğin. Araya girenler zor ayırdı onları.
İki grubun da barınma şartları son derece kötü. Kendilerinin ağaç dalları ve yapraklarından yaptıkları derme çatma sözde kulübelerde bir arada yatıyorlar. Sağanak yağmur ve rüzgar yarışmacıları ciddi anlamda zorluyor.
“Survivor”ın bir diğer özelliği de, “Ünlüler” ve “Gönüllüler” arasında çeşitli direnç yarışmaları düzenlenmesi. Komando eğitim parkuruna benzeyen alanda kimi zaman yerde sürünüyorlar, kimi zaman bir yerlere tırmanıyorlar. İp çektikleri de oluyor, yük taşıdıkları da. Zor şartlarda yapılan bu yarışmalarda galip gelen gruba geçen hafta olduğu gibi birkaç patates, bu hafta olduğu gibi birkaç yumurta ödül olarak veriliyor. Yarışmada her hafta bir yarışmacı eleniyor. Yarışmalar sırasında zaman zaman sakatlanıp yaralananlar da oluyor. Bunlar için bir acil sağlık ekibi sürekli görev başında bulunuyor.
Bu yarışmanın neden “Atları da Vururlar” filmine benzediğine gelince…
“Atları da Vururlar” filminde, 1930’lu yıllarda ABD’de büyük ekonomik kriz yaşanırken yapılan bir dans yarışması anlatılıyordu. Dans yarışmasına katılanlar kısa molalar dışında sürekli dans ettiriliyor, bu kurala uymayanlar diskalifiye oluyordu. Bin 500 dolarlık büyük ödülü kazanmak için ölümüne bir yarış yapılıyordu.
Tüm ümitlerini bu yarıştan kazanacağı paraya bağlayan yoksul kız Gloria sürekli dans etmekten bitap düşmüş bir halde partneri Robert’e artık dayanamayacağını belirtiyor, “Atları da vururlar değil mi” diyerek kendisini vurarak öldürmesini istiyordu.
RTÜK Kanununda, televizyon yayınlarının insan onuruna aykırı olamayacağı hükmü yer alıyor.
İnsanları aç bırakmak, açlıkları başlarına vurmuş kişileri kavga ettirmek, birkaç patates ile birkaç yumurta için onları tehlikeli yarışmalara sokmak ve derme-çatma ortamlarda aylarca yaşatmak insan onuruna uygun mudur?
Survivor” bu haliyle yayınlanmaması gereken bir yarışmadır. Reytinginin iyi olması, reklam geliri bakımından rekorlar kırması, çeşitli ülkelerde benzeri yarışmaların yayınlanıyor olması bu gerçeği ortadan kaldırmaz.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam