Ana Sayfa Yazarlar Suriyeliler hakkında bilimsel sonuçlar

Suriyeliler hakkında bilimsel sonuçlar

47
PAYLAŞ

Hükümetin yaptığı gibi “kapıyı açardım” görüşünü savunan bir katılımcı şöyle dedi:
“İlla ki açardım kapıları yani yardım etmek bizim geleneğimiz Türk insanın Türk milletinin yüzyıllardır bir geleneği yapmak zorundasın şimdi o hale düştükten sonra başka alternatif kalmamış o insanlar için.

O insanlara Türkiye sahip çıkmak zorunda ve iyi yaptı o kadar insanı da kurtardı ha zararı olmadı mı oldu içlerinde el muhabaratı bilmem neyin adamları girdi burada bombaları patlattı bir sürü insanı öldürdüler günahsız insanı öldürdüler kendi insanımız öldü yani bunlara engel olamadılar bunlara engel olmaları lazım. Hayatının öbür tarafında her türlü şeyi göze alıp o kadar zahiyat vermezdik o sınır şeyinde güveni bölgeyi Türkiye olarak oluşturabilseydik 5 km sınır – 9 km içe doğru bölge oluşturabilseydik bunlar olmazdı. E şimdi nasıl yapıyorsan bunu o zamanda ilk yapabilirdin sınırdan geçeni gel kardeşim diyip o bölgeye alabilirdin. Türkiye’ye sokmayacaktın orada yardımını yapacaktın o insanları o toprakların insanları”.

“Ülkeye almazdım” görüşünü savunun iki katılımcının ifadeleri:
“Ben olsam ben yani bana sorsan ben hiçbirini hiç kimseyi almam ülkeme.”
“Ben olsaydım başta hiçbirini buraya getirmezdim. Bunlar geldi dönmezler de eee anca işte ıııı Avrupa gel derse giderler. Almazdım ben.”

“Suriye’deki savaş bitince Türkiye’ye gelenleri ülkelerine göndermek” isteyen bir katılımcı da şöyle dedi:
“Onları alırdım ama savaş bitince gönderirdim ama çoklar, devlet hangi birine yardım etsin? Ben olsam dilimizi öğretirdim bu işlerine yarardı. Burdakiler dil bilmiyo o yüzden sorun yaşıyo Türkler de bu yüzden onları istemiyo. Biyere gidince dertlerini anlatamıyolar.”

Bu konuya net yanıt veremeyecek “Kararsız” bir katılımcı görüşünü şöyle ifade etti:
“Cumhurbaşkanı ben olsaydım. Şimdi belki var belki yok, şimdi içeriğini bilmek lazım hani ne yapabilirim, hani elimde ki imkânlar ne, ben devlet olarak bunu bilmediğim için ona çok detaylı bir yorum yapamam ki. Hani ben devletim ama neler yapabilirim getirdim on bin tane Suriyeli getirdim mesela, on bin kişinin barına bileceği bir yer yapabiliyor muyum? On bin kişinin iş olanağı verebileceğim bir sistem kurabiliyor muyum? Bunları düşünmek lazım.”

SONUÇ VE ÖNERİLER
Sonuç olarak, Türkiye’nin bir “sosyal gerçek”i olan Suriyeli göçmenler konusunda çözümler üretmek gerekmektedir. Türk vatandaşları Suriyeli göçmenleri bir yandan savaştan kaçan, mağdur, zavallı, güçsüz, problemli ve yoksul insanlar gibi sıfatlarla olumlu biçimde değerlendirmektedir. Öte yandan ise; kaçak, suçlu, dilenci, hırsız, fahişe, tecavüzcü, suç isleme potansiyeli yüksek, Türkiye’ye maddi yük olan, ucuz ücretle yasadışı işçi olarak çalışan olumsuz insanlar olarak nitelemektedir.
Bu “sosyal soruna” çözüm önerisi şöyledir: Ülkelerine dönmek isteyen Suriyeliler teşvik edilmeli ve devlet bu konuda yardımcı olmalıdır. Gitmek istemeyenler için yeni politikalar üretilerek çalışma hayatı, eğitim, dil, barınma, sağlık, topluma uyum gibi alanlarda düzenlenmeler yapılmalıdır.
“Taksi Şoförlerinin Türkiye’ye Gelen Suriyelilerle İlgili Algısı” adlı niteliksel araştırmada alınan yanıtlara bağlı olarak ise “özetle” şunları önerebiliriz:
• Suriyeli göçmenlerin toplumsal krize ve toplumsal çatışma ortamına neden olmaması için kamu politikaları ile uyum süreci başlatılmalı. Kayıt dışı Suriyeliler kayıt altına alınmalıdır.
• Devlet bilinçli bir nüfus politikası uygulamalıdır.
• Türk vatandaşları dini ve tarihi bağları dikkate alarak Suriyelileri ötekileştirmemelidir.
• Suriyelilerin mesleki niteliklerinin belirlenmesi, onlara Türkçe ve mesleki eğitim sağlanmalıdır.
• Uluslararası kurum ve kuruluşlarla yoğun temas kurulmalı ve insani yardımlar sağlanmalıdır.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam