Ana Sayfa Yazarlar Suriyeliler hakkında bilimsel sonuçlar

Suriyeliler hakkında bilimsel sonuçlar

68
PAYLAŞ

Artık bir “sosyal gerçek” haline gelen ve bugünlerde “sosyal patlamalara” neden olan Türkiye’deki Suriyeliler hakkında “niteliksel bir araştırma” gerçekleştirdik. Çalışma, bir “saha araştırması” biçiminde “Derinlemesine Görüşme”(DG) yöntemiyle gerçekleştirildi.

Maltepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Doktora öğrencileri olarak (Burcu AYVAZ, Esra DEMİR, Sibel KAYA KUŞTEMİR ve ben), İstanbul’da “Taksi Şoförlerinin Türkiye’ye Gelen Suriyelilerle İlgisi Algısı” konulu niteliksel araştırmamızda ilginç sonuçlara ulaştık.
Bu araştırmanın benzerlerinden farkı, şimdiye kadar Suriyelilerin yoğun olarak bulunduğu G.Antep, Ş.Urfa ve Kilis gibi şehirler yerine kozmopolit bir kent olan İstanbul’da gerçekleştirilmesi idi.
Araştırmada Türk taksi şoförlerinin, devletin Suriyeli göçmenlere verdiği sağlık, eğitim ve barınma gibi temel insani haklardan; İstanbul ve Türkiye genelinde ne gibi değişikliklere yol açtıklarından haberlerinin olup olmadığı sorgulandı.
Önemli çalışmanın ortaya çıkardığı “sosyolojik gerçekler” şöyle:
BULGULAR
Niteliksel araştırma sonucunda İstanbul Avrupa yakasındaki taksi şoförleriyle yapılan görüşmeler taksi şoförlerinin algı ve yaklaşımları hakkında genel (bütüncül) ipuçları ortaya koymaktadır.
Tanımlayıcı Bulgular
Araştırma kapsamında 18 Derinlemesine Görüşme (DG), bunların bilgisayar ortamında veri analizleri, çapraz veri analizleri ve ortak bulguları yapılmıştır.
DG yapılan kişilerin yaklaşık olarak % 77,7’si ortaöğretim, yaklaşık olarak % 16,6‘sı ise ilköğretim mezunudur. Üniversiteye giden taksi şoförlerinin eğitimlerini tamamlayamadan ayrıldıkları gözlemlenmiştir.
Katılımcıların tamamı erkektir. Görüşme için gidilen duraklarda çalışmakta olan bayan şoför bulunmamaktadır.
Katılımcıların çoğu ya İstanbul doğumlu ya da çok uzun süredir İstanbul’da yaşayan kişilerdir.
Araştırma Bulguları
“Suriyeli” Algısına İlişkin Bulgular
“Suriyeli” kavramı katılımcılarda çok farklı çağrışımlar yapmaktadır.
Örneğin, bir grup katılımcı Suriyeli dendiğinde duygusal olarak tepki veriyor, acıyor:
“İşte dediğim gibi sefilleri de var hani yani sefil demeyeyim de yanlış anlaşılmasın yani ekonomik durumu kötü olan insanlar da hani var zaten onları televizyonlarda da görüyoruz. Çoğu ekonomik durumu kötü olanlar ortalıklarda geziniyorlar, millete tehdit olmaya başlamışlar öyle söylüyor arkadaşlar.”
“… gariban insan ezilmiş insan, memleketinden yoksun insan, fakirlikle boğuşan insanlar…”
“Suriyeli kelimesi zavallı çağrışımı yapmaktadır. Suriyeliler vatanını terk etmeye mecbur kalan, açlık için mücadele eden gariban insanlardır. Çöp tenekelerinin yanında, ellerinde kuru ekmek olan insanlardır.”
“Vatanını bırakmış, yaşam mücadelesi veren gariban insanlar. Trafikteki mendil satan çocuklar, su satan çocuklar geliyor aklıma. Sadece garibanlar değil, zenginler de var ama biz daha çok garibanları gördüğümüz için…”
“Şimdi Suriyeli Filistinli Afrikalı şu bu alan gelmiyor, sadece Allah kimseyi başka bir ülkenin boyunduruğu altında yaşatmasın….vatanından Allah kimseyi uzak etmesin.”
“Suriyeli dediğimiz zaman inanın hüzün geliyor. Ben mutlu olamıyorum hüzün geliyor aklıma benim şahsıma. Yani hüznün tarifi olmuyor. Yani nasıl tarif edeyim. İnsanın içi burkuluyor, niye hüzün geliyor denildiği zaman. Ya yurtlarından oynanmış insanlar, yerlerinden oynanmış insanlar.”
“Suriyeli dediğimizde daha çok gariban vatanından olmuş, yani zor durumdaki insanlar aklıma geliyor. Piyasada gördüklerimiz gariban insanlar, gariban bence bu insanlar. Yurtlarından vatanlarından olmuşlar.”
“Valla garibanlar. Adamlar perişan oldu. Ne ülke var ne bir vatan kaldı? Allah kimsenin başına vermesin. Kaç yıldır savaş devam ediyor. Geçen haberlerde izledim. Adamlar kedi köpek yemeğe başladı açlıktan.”

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam