Sayıları 3 milyonu aşan mültecilerle ilgili olarak yurdun dört bir yanından şikayet yağıyor Ankara’ya.

Hırsızlık, gasp, yaralama, öldürme gibi olaylara sık sık karışmaya başladılar. Dilencilik yapanların sayısı giderek artıyor.
Bu arada, sigortasız ve ucuza çalışmayı kabul etmeleri Türk işsiz sayısını rekor düzeylere taşıdı.
Yüzbinlerce Suriyeli çocuğun hiçbir eğitim alamayışı da sorunun bir başka boyutu.
Hükümet yetkililerini, “Onlar bizim misafirimiz” noktasından, “Haddini aşanı sınır dışı ederiz” noktasına işte bu vahim tablo getirdi.
++
Ülkemizdeki mültecileri Suriye’deki iç savaş bitmeden sınır dışı etmek yani ülkelerine göndermek mümkün değil. Böyle bir davranış uluslararası hukuka da vicdana da sığmaz.
Sınır dışı edilen mültecilerin üzerine bombalar yağarsa ve onlar çoluk çocuk yaşamını yitirirse bu Türkiye’nin altından kalkamayacağı insani bir sorun olur.
++
O halde ne yapılmalı?
Yapılacak ilk şey, mültecilerin 81 ilde kontrolsüz biçimde yaşamalarının önüne geçmektir.
Bunun için de TOKİ acilen devreye sokulmalı, mültecilerin yaşayıp çalışacağı, kendi yağlarıyla kavrulacağı kentler kurulması sağlanmalıdır.
Mültecilerin sadece bu kentlerde ikamet etmesine izin verilmelidir.
Türkiye’den ayrılmak, özellikle de Avrupa ülkelerine gitmek isteyen mültecilere engel olunmaması, aksine her türlü desteğin sağlanması yapılması gereken bir diğer iştir.
Avrupa Birliği, mülteciler konusunda Türkiye’ye verdiği sözleri yerine getirmedi. Bu hareketin herhalde bir karşılığı olmalıdır.
++
Sonuç olarak şunu söylemek mümkün:
Suriyeli mülteciler sorunu kendi haline bırakılmayacak kadar ciddileşti.
Çözüm için daha fazla beklememek, hızlı ve kararlı adımlar atmak gerekiyor.