Ana Sayfa Yazarlar Suriye politikasında değişim gereklidir!

Suriye politikasında değişim gereklidir!

76
PAYLAŞ

Suriye Lideri Beşir Esad’ın, 2017 yılında ülkede yapılacak seçimlerden galip çıkmaması halinde Rusya’ya sığınabileceğine dair haberleri görmüşsünüzdür.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nce geçen ay, Suriye’de demokrasiye usulca geçiş ve genel seçimlerin 2017 yılında yapılarak hâlihazırdaki çatışma sürecinin sonlandırılmasına dair bir karar alınmıştır.
Suriye’de iç çatışmaların patlak verdiği 2012 yılından itibaren ülkemiz de dâhil Batılı rejimlerce desteklenen Esad karşıtlarının merkezi rejimi değiştiremediği gün gibi ortadadır. Esad ’sız bir çözüm istikametindeki tüm çabalar boşa çıkmıştır.
Bu çabaların boşa çıkmasının kanaatimce birkaç nedeni bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi Rusya’nın Esad’ın yardımına koşarak, özellikle ülkenin kuzeyindeki muhalif guruplara bomba yağdırarak Suriye ordusunun ilerlemesini sağlamasıdır. Tabii ki bunun karşılığında Rusya, Lazkiye’de bir hava üssü kazanırken, Tartüs kentindeki askeri limanını genişletmek imkânını bulmuştur. Kısacası Rusya’nın Akdeniz’deki askeri varlığı önemli ölçüde güçlenmiştir.
İkinci neden ise kuşkusuz IŞİD’in Suriye’deki varlığıdır. Yaptığı akıl almaz katliamlar, sınır tanımaz boyuttaki terör hareketleri ve giderek artan gücü, öncülüğündeki Batılı güçlerin, dikkatlerini Esad’dan IŞİD’e çevirmelerine neden olmuştur. Anlaşılmıştır ki Suriye’nin parçalanmasını özendirmek esaslı ölçüde IŞİD’e yaramıştır ve yılanın başını ezmek öncelik haline gelmiştir.
Hükümetçe ‘kırmızı çizgi’ olarak belirtilen, PYD’nin Fırat’ın Batısına geçmemesi yönündeki politikanın da iflası ile birlikte, Suriye’nin kuzeyinde bir Kürt bölgesinin yaratılması projesi de yakında tamamlanmak üzeredir. Böylelikle Akdenizden neredeyse İran’a kadar bir çoğrafyayı kapsayan ve zengin petrol ile gaz kaynaklarını içeren bir bölge tamamen Kürt hâkimiyetine bırakılmaktadır. İleride bu bölgenin, ülkemiz ve İran’daki Kürtlerin yoğun olarak yaşadıkları bölgeleri de içerecek şekilde bir Kürt vatanına dönüştürülmek isteneceği aşikârdır.
Son olarak, Suriye’deki çatışmalardan kaçarak ülkemize gelen ve ülkemiz üzerinden Avrupa’ya gidebilen sığınmacıların sayısının neredeyse küçük bir ülkenin nüfusuna ulaşmış olması ve bunun yarattığı mali ve demografik baskılar da Avrupa’nın, Suriye’deki çatışmalara etkin bir şekilde müdahalesine izin vermeyecektir. Neticede kesin hesap Bağdat’tan değil; Şam’dan dönmüştür.
Rusya ile ABD’nin ve ’nin her uluslararası konuda anlaştığı söylenemez ise de, 2012 yılından bugüne değin yürütülen politikaların başarısız kalması neticesinde Esad’ın değil gönderilmesi, aksine çözüm sürecinde bir muhatap olarak tanınması yönünde fikir birliğine varılmış olması önemli bir işarettir.
Dış politikada her zaman, duruma göre değişiklikler yapılabilir ve bu ayıplanacak bir durum da değildir. Şam’daki Emevi Camii’nde yakın zamanda namaz kılacaklarını belirten bazı politikacılarımız, bu ifadenin üzerinden neredeyse dört yıl geçmiş olmasına rağmen bu amaçlarının gerçekleşmeyeceğinin farkında mıdır?
Eğer farkındalarsa, Suriye’ye yönelik politikamızın değiştirilmesi konusunda ne zaman adım atılacaktır?

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam