Ana Sayfa Yazarlar Suriye konusundaki görüşmelere dikkat!

Suriye konusundaki görüşmelere dikkat!

75
PAYLAŞ

Geçen hafta yazmıştım… önderliğinde yapılacak Suriye konusundaki barış ve demokratik düzene geçme görüşmelerinde, hükümetin itirazına karşılık PYD’nin masanın karşısına oturacağını.

Bu görüşmelerin 25 Ocak günü Cenevre’de yapılması öngörülmekte idi… Ancak Dışişleri Bakanı Kerry ile Rus muhatabı Lavrov arasında geçen hafta gerçekleştirilen görüşmelerde, Esat yanlıları ile karşıtlarının kimlerden oluşacağı konusunda anlaşmazlıkların yaşandığı ortaya çıkmıştır. Dolayısı ile Cenevre’deki görüşmelerin birkaç gün veya bir hafta ileriye atılacağı anlaşılmıştır.
Şimdi izninizle, bu masadaki asıl oyuncuları, sonra da onların destekledikleri tarafları tanıtalım:
Masada öncelikle iki egemen güç ABD ile Rusya yer almaktadırlar. Bunların ardından ikincil güçler olarak ile İran bulunmaktadır. İşin enteresan tarafı, görüşmelerin başarısı, bu son iki ülkenin yaklaşımlarına bağlı kalacaktır. Bakalım, bölgede etkin olmaya çalışan ve son birkaç haftadır araları bozuk olan bu ülkelerin, Suriye konusundaki bu görüşmelerdeki etkileri ne olacaktır?
Görüşmelerde en önemli sorunu, Esat karşı güçlerin kimlerden oluşturulacağı teşkil etmektedir. ABD’nin kadim dostu Suudi Arabistan’ın desteklediği, Esat’a karşı bulunan, Özgür Suriye ordusu da dâhil irili-ufaklı birçok silahlı grup Suriye’de faaliyetlerine devam etmektedir. Riyad’da geçen ay bir araya gelmiş bulunan bu gurupların oluşturduğu birliktelik (koalisyon), Esat rejimine karşı tek yetkili olduğunu savunmaktadır. Buna mukabil Rusya ve İran’ın, Esat karşıtı bir koalisyonun varlığına olumlu bakmadıkları bilinmektedir.
Dahası, ABD, Rusya ve İran’ın, IŞİD’e karşı esaslı bir mücadele vermekte olan PYD’ne sempati ile yaklaştıkları, bunun da Türkiye açısından kabul edilir bulunmadığı da ortadadır. Türkiye’nin bu görüşüne Suudi Arabistan katılmaktadır. Buna ilaveten, Suriye’deki Türkmenlerin de bu görüşmelerde temsil edilip edilmeyeceği ve gelecekleri ülkemiz açısından büyük bir önem taşımaktadır.
Ortaya çıkan görüş aykırılıkları, Suriye rejiminin Esat’ın da etkide bulunacağı bir geçiş rejiminin yerine, ülkedeki savaş ortamına bir son verilmesine, ülkedeki bazı bölgelere gıda ile ilaç yardımında bulunulmasına ve esirler ile yaralıların değişimine imkân verecek bir ortamın yaratılmasıyla sonuçlanacak gibi görünmektedir.
Bu ortamda, PYD’nin Fırat’ın batısına geçmesi meselesine gelelim… Gerçekten Türkiye’nin belirttiği o kırmızıçizgi, hepimiz açısından hayati önemi taşımaktadır; ülkemizin geleceği açısından. Aslında bu açıklama, Fırat’ın Doğusunda bir Kürt varlığını fiilen tanımak anlamına da gelmemektedir umarım?
Türkiye açısından, Batılı güçlerin, Rusya da dâhil arzuladıkları bir Kuzey Irak – Kuzey Suriye’deki bir Kürt vatanının PYD/PKK önderliğinde bir oluşumuna karşı ne yapılacaktır?
Umarım bu konuda hükümetçe derinlemesine bir çalışma yapılmaktadır!

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam