Bir Çinli savaşçının günümüzden yaklaşık iki bin yıl önce yazdığı Savaş Sanatı, Sunzi Bingfa Sun-Tzu ping–fa bu ara önemle okunması gereken bir baş yapıt.
Kitle psikolojisini iyi kavramış, insan merkezli bir strateji kitabı. Kitabı okuduğunuzda göreceksiniz ki; bizim de içinde bulunduğumuz bölgedeki gelişmeleri, lehimize çevirecek stratejileri geliştirmemiz mümkün olabilir.
İnsan merkezli bakış, önlenmesi mümkün olmayan savaşların sonuçlarını bile en az hasarla karşımıza çıkarabilir.
Yeter ki insan merkezli bakalım!…
Kitaptaki stratejik mesajları okumaya başladığınızda medyada var olan savaş sunumundan hızla uzaklaşır, kendinize daha derin sorular sorar ve daha derin cevaplar ararsınız. Duruşunuzu yeniden gözden geçirir ve doğru çözüme yönelirsiniz.
Ülkenizin birliğini, bütünlüğünü korumanın şartlarını doğru kavrarsınız. Kürt meselesinden, gelir dağılımına, dış politikadan, siyasete, çatışmanın ve uzlaşmanın kökenlerine nüfuz ederek birliğimizi koruyacak tedbirleri alacak reçeteler yazarsınız.
Şimdi kitaba, bugün içinde bulunduğumuz duruma uygun olan bilgece mesajlara dönersek:
‘Refah ve adalet halkın tümünü kucakladığında, kamu çalışmaları ulusal gereksinimleri karşılamaya yeterli olduğunda, görev atamaları zeki kişileri tatmin edecek biçimde gerçekleştiğinde, planlama kuvvet ve zaafları kestirmeye yeterli olduğunda, bu kesin zaferin temelidir.’
‘Kuvvet salt bir geniş toprak ve fazla nüfus sorunu, zafer salt etkin silahlar sorunu, güvenlik salt yüksek surlar, derin hendekler sorunu, otorite salt kesin buyruklar ve sık cezalandırmalar sorunu değildir. Yaşayabilir bir örgüt oluşturabilenler, küçük dahi olsalar hayatta kalacak, ölüme mahkum bir örgüt oluşturanlarsa, büyük dahi olsalar, yok olup gideceklerdir.’
‘Eski günlerde, iyi yönetenler silahlanmaz, iyi silahlananlar savaş hatları oluşturmaz, iyi savaş hattı oluşturanlar savaşmaz, iyi savaşanlar yenilmez, iyi yenilenler yıkıma uğramazlardı.’
‘Zoru henüz kolayken tasarla, büyüğü henüz küçükken yap. Dünyanın en zor işleri, henüz kolayken gerçekleştirilmeli ; dünyanın en büyük şeyleri, henüz küçükken yapılmalıdır. Bu nedenle bilgeler asla büyük olanı yapmazlar, ve ululuklarına bu yolla ulaşırlar.’
‘Gerçekten de, bir şeyi var olmadan önce yapabilme, etkinleşmeden önce duyumsayabilme, ortaya çıkmadan önce görebilme, birbirine bağımlı olarak gelişen üç yetenektir. O zaman her şey duyumsanmadan kavranır, hiçbir şey tepkisiz gerçekleştirilmez ve kimse bir yarar sağlamadan bir yere gitmez.’
‘Erzağını yüksek fiyatlarla tedarik etmek durumunda kalan bir ülke, kaynaklarını tez zamanda tüketir; erzağını uzak mesafelerden sağlamak durumunda kalan bir ülke, yoksullaşır. Saldırılar tekrarlanmamalı, muharebeler çoğaltılmamalıdır. Kuvveti, aşırı kullanılması durumunda israf olacağının bilinciyle, kapasiteye göre kullan. Değersizlerden kurtul ki ülke huzura kavuşabilsin; beceriksizlerden kurtul ki bundan ülke yararlansın.’
Demem o ki;
Önümüzdeki problemlerle ilgili doğru reçeteleri çıkarmamız için bilgece mesajlardan birkaçını sizinle paylaştım. Daha fazlası kitapta var.

PAYLAŞ
Önceki İçerikVicdanları sızlatmayın
Sonraki İçerikEeey DİYANET!
Gürcan Dağdaş
54. Cumhuriyet Hükümeti'nde Devlet Bakanı olarak görev yaptı. 22 Temmuz 2007 Genel Seçimlerinde, MHP'den Kars Milletvekili seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisinin 23'üncü dönem üyesi oldu. Aralık 2013 yılında, MHP'den istifa etti. Toplumsal Çözülme, Kağıda Düşenler, Düşünceye Davet ve Fetret Dönemi Yazıları ismiyle yayınlanmış, dört kitabı var.