Ana Sayfa Yazarlar Sultan IV. Mehmed’in tahttan indirilmesi

Sultan IV. Mehmed’in tahttan indirilmesi

265
PAYLAŞ

1683 İkinci Viyana Bozgunu, Türk tarihinde görülen en korkunç bozgunlardan birisidir. Bu bozguna sebep olanlardan birisi Merzifonlu Kara Mustafa Paşa ise de bir diğeri onu frenlemekten aciz kalan padişah IV. Mehmed idi.

IV. Mehmed 7 yaşında Osmanlı tahtına oturmuş ve belki de bu yüzden devlet işleri ile uğraşmak yerine kendisini avcılığa vermişti. Padişahın av merakı o kadar büyüktü ki ava çıkmadığı zamanlarda yemekten içmekten kesiliyor ve gerçek anlamıyla hasta oluyordu.
1672 Kamaniçe Seferi sırasında IV. Mehmed genç yaşta olması dolayısıyla devlet adamlarının da isteği üzerine sefere katılmıştı. Sefer sırasında bugün Ukrayna topraklarında kalmış olan Kamaniçe’ye gidip gelinceye kadar her fırsatta ava çıkmaktan geri kalmamıştı. Ancak bu sefer başarı ile kapanmış ve IV. Mehmed’in avcılığı devlet için bir tehlike yaratmamıştı.
1683 Viyana Bozgunundan sonra ise Papa Inosan’ın teşvik ve gayreti ile İmparator Leopold’u
Osmanlı’ya karşı kışkırtmış. Lehistan Kamaniçe’yi tekrar eline geçirebilmek amacıyla Papa’nın teklifine evet demiş ve en son olarak bu Kutsal İttifak’a Venedik katılmıştı. Türk tarihinin en korkunç
savaşının sonlarına doğru Rusya da bu Kutsal İttifak’a dahil olunca Osmanlı tam 4 cephede birden savaşmak zorunda kalmıştı.
Avusturya, Lehistan, Venedik Cumhuriyeti ile savaş devam ederken Sadrazam üç cepheye birden yetişebilmek bahanesiyle savaşı İstanbul’dan yürütmeyi tercih ediyordu. Sadrazamın İstanbul’dan ayrılmak istemeyişinin esas sebebi ise sarayda döndürülen entrikalardan zamanında haberdar olabilmekti.
Cephede savaşta bozulan veya savaştan kaçan askerin ilk durağı İstanbul olmaktaydı. Bozgunun sebebi olarak herkesi sarayı ve padişahı sorumlu tutuyordu. Bazı vezirler ise vatan ve milleti düşünmekten çok kendi makamlarını düşünüyorlar ve sadrazam olabilmenin yollarını arıyorlardı.
Padişahlıktan daha büyük bir makam olmadığı için padişah IV. Mehmed ise makam peşinde değil av peşinde koşuyordu.
Varadin’de bozularak topu, tüfeği Avusturyalılara bırakan asker “şer” ile da’vamız vardır” diyerek İstanbul’a yürümüşlerdi. “İstanbul’a varmayınca bir mahalde dizginimiz çekmeziz” diyorlardı.
Siyavuş Paşa, yeniçeri subaylarının ağzından Şeyhülislam Ankaravî Mehmed Efendi’ye gizli bir mektup gönderdi. Bu padişah tahtta durduğu sürece askerin sükûn bulması mümkün değildir diyor ve Şehzade Süleyman’ın tahta çıkarılmasına karar verildiğini bildiriyordu.
Bu mektubu alan Şeyhülislam da aynı görüşte olduğu için hemen ulemayı toplantıya çağırdı.
Kendilerinden özel vergi istenilen ulema padişahtan çoktan yüz çevirmişlerdi. Korktukları şey ise cephede kalmayarak İstanbul’a gelmekte olan yeniçerilerin şehirde rezillik yapmaları idi. Bu konuda yeniçerilerden gerekli sözün alınması üzerine IV. Mehmed’in tahttan indirilmesi önünde hiçbir engel kalmadı.
Padişah, yeniçerilerin bütün isteklerini kabul ederek Edirne’de kalmaları için hatt-ı hümayun gönderdi. Eski eşkıya yeni paşa Yeğen Osman Paşa’ya da gizlice 1.000 altın göndererek yardımını istedi. Ancak yeniçeriler “gece gündüz köpeklerle sohbet edip dağda gezen adam”ı padişah olarak görmek istemiyorlardı. Köprülü Mehmed Paşa’nın Küçük oğlu Fazıl Mustafa Paşa, sadaret kaymakamı yapılarak İstanbul’a getirtildi. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın idamından sonra Köprülü ailesine karşı bir dışlama hareketi başlatılmış olduğundan Fazıl Mustafa Paşa da Padişaha düşmandı.
IV. Mehmed bir daha ava çıkmayacağına dair söz verdi. Gerçekten verdiği söze sadık kalarak bir ay ava çıkmadı. Ancak geceleri uyuyamayan padişah yemeden içmeden kesildi. Bunun üzerine devlet adamları Davudpaşa’dan daha ileri geçmemesi şartıyla kendisine av izni verdiler.
Yeniçerilerin Edirne’den İstanbul’a hareketlerini Yeğen Osman Paşa da engelleyemedi. IV.
Mehmed artık tahtta kalmaktan ümidini kesince son bir çaba ile oğlu Şehzade Mustafa’nın yerine geçmesi için gayret etti. Ancak Fazıl Mustafa Paşa’nın ağırlığını koyması üzerine 3 Muharrem 1099/9
Kasım 1687 tarihinde IV. Mehmed tahttan indirilerek, yerine kardeşi II. Süleyman tahta geçirildi. IV.
Mehmed ve iki oğlu şimşirlik dairesine alındılar, ancak I. Ahmed döneminde alınan karar gereği canlarına kast edilmedi. Ama bir padişah ulemanın ve askerin ortak kararı ile tahttan uzaklaştırılmış oldu.
Osmanlı tarihinde asker ve ulemanın bir araya gelmediği hiçbir isyan başarılı olamamıştır.
Ulemanın kendi başına ihtilal yapması mümkün değildi. Asker de sadece silah gücü ile padişahı tahttan uzaklaştıramazdı. İhtilali yapan, tahtı ele geçirenler bile kendileri padişah olmayı akıllarından bile geçiremezlerdi. Bunu belki de ilk düşünen Midhat Paşa ise, soluğu Taif Zindanlarında almış ve
Taif zindanlarında vermişti.
Son zamanlarda siyasi partilerin genel başkanlarını makamlarından uzaklaştırmak çabalarını görünce tarihimizden bu sayfaları öne çıkarmak istedim.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikTürkiye’de savaşlar niye bitmez?
Sonraki İçerikBir Rus provokasyonu daha!
Prof. Dr. Yılmaz Kurt
1949'da Osmaniye'de doğdu. Ankara Üniversitesi DTCF Tarih Bölümü Öğretim Üyesi, Yeniçağ Tarihi Anabilim Dalı Başkanlığı, Tarih Bölümü Başkanlığı, OTAM Müdürlüğü görevlerinde bulundu.

1 YORUM

  1. IV. Mehmed 7 yaşında Osmanlı tahtına oturmuş ve belki de bu yüzden devlet işleri ile uğraşmak yerine kendisini avcılığa vermişti. Padişahın av merakı o kadar büyüktü ki ava çıkmadığı zamanlarda yemekten içmekten kesiliyor ve gerçek anlamıyla hasta oluyordu.
    1672 Kamaniçe Seferi sırasında IV. Mehmed genç yaşta olması dolayısıyla devlet adamlarının da isteği üzerine sefere katılmıştı. Sefer sırasında bugün Ukrayna topraklarında kalmış olan Kamaniçe’ye gidip gelinceye kadar her fırsatta ava çıkmaktan geri kalmamıştı. Ancak bu sefer başarı ile kapanmış ve IV. Mehmed’in avcılığı devlet için bir tehlike yaratmamıştı.

Comments are closed.