Ana Sayfa Yazarlar Sultan-ı Yegâh Zamanı!

Sultan-ı Yegâh Zamanı!

55
PAYLAŞ

Ne o Osmanlıcılığın damgasını son beş yıldır vurmaya çalışan bir şahsiyetin, devletin en üst makamına biat ederek hükümetin başından çekildiğine ilk defa şahit olduk dostlar. Söz konusu kişinin doktora tezini teşkil eden ‘Stratejik Derinlik’ adlı çalışmasının temelinin bulunmadığı, devletin tüm kademelerine yüzlerce baskı ile tekraren iletilmiş bulunmasına rağmen (ne kadar para kazanmış olduğu ayrı bir soruşturma konusudur) başta kendisi tarafından anlaşılmıştır sanırım. Neo Osmanlıcılık konusunda, hele ki Osmanlı’nın nasıl davrandığı konusunda en ufak bir bilgisinin olmadığı artık ortaya çıkmıştır.

Aynen 1789 yılında başlayıp, 1799 yılında sonuçlanan ‘Fransız Devrimi’nde olduğu gibi Türkiye’mizde halkın belirli bir kesiminin isteği ile başlayıp; Anayasa’nın ılgası (sona erdirilmesi, çöpe atılması) anlamına gelebilecek bir hareket ile birlikte tüm yürütmenin tek bir şahsın sultasına varılmış bulunması artık gözlerden kaçmayacak bir şekilde ortaya çıkmıştır. Hatırlayacaksınız Fransız devriminin sonucunda Napolyon tek hükümdar olarak tarih sahnesine çıkmıştı. Alman yazar ve düşünür Büchner’in 1820’li yıllarda dediği gibi ‘devrimler Satürn gezegeni gibidir; kendi çocuklarını yer’ söyleminin hala günümüzde ve özellikle ülkemizde geçerli bulunduğu bir süreçte yaşıyoruz. Büchner’in söylediği gibi Erdoğan devrimi, Davutoğlu’nu çiğ çiğ yemiştir!
Ülkemizde yaşanmakta olan bugünkü devrim ise ülkemizde laiklik, hukukun üstünlüğü ve vatanın bölünmezliği konularındaki anlayışların erozyona uğratıldığı bir süreci temsil etmektedir. Halkın yaklaşık %52’sinin oyuyla seçilmiş bir siyasi partinin başkanının görevinden uzaklaştırılmasına bu millet hiçbir zaman şahit olmamıştır! Buna 28 Şubat süreci de dâhildir.
Erdoğan’ın temsil ettiği ve ön ayak olduğu bu yeni ‘Osmanlı’ düzeninin ortaya çıkmış bulunmasıyla birlikte, AKP’nin 22 Mayıs’ta yapacağı Olağanüstü Kongre’nin hiçbir anlamının kalmamış bulunduğu, ‘fırsat bu fırsattır’ anlayışıyla Eylül ayında bir baskın erken seçime gidebileceği herkesin malumudur.
AKP iktidarının ilk 7-8 yılında yaptığı liberal açılışlara kanan ve aksi yöndeki tüm çağrılarımıza rağmen, destek verenlerin, bu vatana yaptıkları ihaneti artık kabullenmek mümkün değildir. Bazıları ‘Sultan-ı Yegâh’ makamında şarkı söyleseler dahi.
Ben bir Sultan’ın yetkisi altında yaşamayı, Atatürkçü bir yazar olarak kabullenemiyorum. Ya sizler?

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam