Ana Sayfa Güncel Suç selde değil, yerel yöneticide

Suç selde değil, yerel yöneticide

30
PAYLAŞ

Artvin’de sel ve heyelan faciaya neden oldu. 7 kişi öldü, 17 kişi yaralandı, 1 kişi ise kayıp. Yapılan açıklamalarda felaketin nedeni olarak yoğun yağış gösteriliyor, metrekareye 255 kilogram yağmur düştüğü ifade ediliyor.
1999’da 17 bin kişinin öldüğü felaketin suçlusu nasıl deprem değil ona karşı tedbir almayan yerel yöneticiler ise Artvin’deki felaketin sorumlusu olarak da yağmuru değil bu doğa olayına karşı hazırlık yapmamış olan eski ve mevcut yerel yöneticileri göstermek gerekir.
Artvin, Türkiye’nin en fazla yağış alan illerinin başında geldiği halde bu ildeki yöneticiler uzun yıllar boyunca dere yataklarını genişletmediler, yeni kanallar açmadılar, kanalizasyon şebekesini modernleştirmediler, heyelana karşı duvarlar örmediler, ağaçlandırma yapmadılar, yol yapılmayacak yere yol, bina dikilmeyecek yere bina, fabrika kurulmayacak yere fabrika izni verdiler.
Yani Artvin’e felaket bağıra bağıra geldi.
**
Hiç olmazsa bundan sonrası için dikkatli olmalı, sel ve heyelanın yıkıcı etkilerine karşı gerekli tedbirler alınmalıdır.
Sadece Artvin değil tüm Karadeniz Bölgesi, başta Rize, Giresun, Samsun, Ordu, Sinop, Bartın, Bayburt, Amasya, Gümüşhane, Kastamonu ve Tokat illeri olmak üzere sel ve heyelan tehdidi altında bulunuyor.
Bu illerde de siyasetçilerin ve müteahhitlerin rant hesaplarının değil bilimin öngördüğü adımlar atılmalı, felaketleri önlemek için yapılması gereken yatırımlar daha fazla vakit kaybetmeden yapılmalıdır.
**
Tabii bölge halkına da önemli bir görev düşüyor.
1 Kasım’da yapılacak seçim için oy istemeye gelenlere şu sorular mutlaka sorulmalıdır:
1)Bölge belediyeleri için neden becerikli, yetenekli başkan adayları göstermiyorsunuz?
2)Vali ve kaymakam atamaları yaparken neden sorun çözme kapasiteleri yüksek kişileri tercih etmiyorsunuz?
3) Bölgenin sorunlarını neden Meclis’e taşımıyor, bunların çözümü için neden merkezi hükümeti ve yerel yöneticileri zorlamıyorsunuz?

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam