Ana Sayfa Yazarlar Şu Türk kadını hep niye vefakardır..?

Şu Türk kadını hep niye vefakardır..?

168
PAYLAŞ

Tarihinden beri Türk kadınını hep vefakar olarak tanırız. Bu atasözlerine dahi damgasını vurmuştur. Örneğin, yuvayı dişi kuş yapar. Karakola koca şiddetinden düşseler, komiser amcaları kızım kocandır, hem sever, hem döver derler.
Çocuk yaşta, ailesinin zorlamasıyla evlenmeye zorlanır.
Bazı bölgelerde akrabaları ile bile aynı yatağa sokulur. Bir ömür boyu yaşamaya zorlanır. Daha doğuşta bazı bölgelerde erkek olmadığı için doğuştan istenmez.
Ev de en ağır işler ona yaptırılır. Eğitime gönderilmez. Evlilikte en zor görev ondadır. Hem evden, hem çocuktan, hem de aile ekonomisinden o sorumludur.
Akşama kocasının önüne yemek koymazsa ne biçim kadındır. Ev onun için bir hapistir.
Sevmediği insanlar ile evlendirilir. Adını da mantık evliliği koyarlar. Neyse bu mantık evliliğinin gerisindeki beklentiler?
Yıllarını, zihni uyuşmadığı erkekle geçer. Ancak mantığı kazanır. Aşığının peşinden gider, babası hakkında ölüm fermanı çıkarır, Erkek kardeşi veya aileden bir erkek namus uğruna peşine düşer ve başına sıktığı kurşunlarla öldürür.
Ya da böyle öldürüleceğinden korkan kadın kendi bir şekilde öldürür. Ya da para karşılığında kendisinden çok yaş büyük zengin birisine satılır.
Ya da Anadolu’da daha çok eski bir gelenek vardır. Beşik Kertmesi diye daha dünyaya gelmeden eşleri aile kararı ile seçilir.
Büyüyünce bu yasa gereği birbirlerinden hoşlanmasa da evlendirilirler. Çocuğu olur, onu el bebek, gül bebek büyütür, vatan hizmeti için gözünden sakındığı genci asker ocağına gönderir, sonra şehit olur eve soğuk bedeni gönderilir.
O acılı olmasına rağmen ’’Vatan Sağ olsun’’ diye dünyada kimseye nasip olmayacak bir özveri ile dünyaya meydan okur.
Ya da bir askeri darbe olur. Gencecik oğlunu alırlar, götürürler, bir daha da onu göremez. Bağrına taş basar ve yaşama devam eder. Bazıları kader kurbanı olur, evlidir, ancak kalbi bir başkasındadır. O da bu ceza ile yaşamını sürdürür. Türkiye’de kadın erkek eşittir.
Anayasa da yazar ancak pratikte bundan eser yoktur. En temel hak olan eğitim de bile bu bariz bir şekilde ortadadır. Bu Türkiye’nin acı ama bir kadın gerçeğidir.
BU YAZGI DEĞİŞMİYOR
Peki, yıllar geçse de Türkiye’nin bu yazgısı değişiyor mu? Büyük şehirler diyeceğim ancak büyük şehirlerde kalmadı ki, tüm kırsal Türkiye’nin büyük şehirlerine göç etti. Varoşlarda bu talihsiz yazgı bir şekilde devam ediyor.
Yani Türkiye ilerledi. Sanayileşti, modernleşti.
Ancak bu yazgıyı değiştirmedi. Yani şiddet görmeyen, kendi kaderini kendi tayin edecek ayakları üzerinde özgüveni olan bir Türk kadınını yaratamadı.
KADIN PARTİSİ KURULDU
ADI OLDU TÜRKİYE PARTİSİ OLAMADI
Bir eski arkadaşımın da olduğu bir kadın partisi kuruldu. Ancak bu yukarıda dizdiğim bir sürü sorunlara rağmen, bu parti bir türlü Türkiye partisi olamadı. Oysa Türkiye’de hakikaten böyle bir partiye gerçekten çok ihtiyaç var.
Örneğin İsveç’te Feminist Parti girişi başarılı oldu. Çevre Partisi başarılı oldu. İsveç partisi oldular. Sadece kendi özel konularında yoğunlaşmalarına rağmen ancak Türkiye’de İsveç’tekilere göre konu daha ağır olmasına rağmen yaprak kımıldamıyor. Kadınlarımız acaba neden bu kadar duyarsızlar, kendi konularına. Acaba diyorum, erkekler bu kadar mı evde hakimler, böyle bir oluşum karşısında dahi kadınları üzerinde etkililer.
ANCAK HERŞEYİN BAŞI KADIN
Kadınsız bir dünya olamayacağına göre, kadınsız bir ülke ve yönetimde olamaz diye düşüyorum. Ben kadınların her şeyin daha güzel yapacağına inanan bir kişiyim. Çünkü yıllardır, özellikle Türkiye’de erkek ağırlığı var. Hala da bu denge erkekler hâkimiyetinde devam ediyor.
Tamam Avrupa’nın eleştirilmeyecek yanı yok değil. Ancak üstün olduğu taraflar da var. Onları da örnek olarak alıyorum. Bugün yaşadığım İsveç komşu İskandinav ülkelerinde kadınlar yaşamın her alanında erkeklerle eşit bazen de öndeler.
Dünyanın yaşanılacak ülkeler sıralamasına baktığınız zaman da bu İslandinav ülkeleri ilk 5 arasındadır. İşte kadın, işte size İskandinav ülke kadınlarının yarattığı İsveç, Norveç, Danimarka, Finlandiya…

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam