Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Cumhur Cevdet Kesemenli, 55-60’lı yaşlarda dizlerdeki aşınmanın hızlandığını, aşırı kilolularda ise aşınmaların daha erken yaşlarda meydana geldiğini belirterek, “Ne kadar çok yapılırsa ve kemik güçlendirilirse aşınma, diz ağrılarıyla daha az karşılaşılır” dedi.

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Cumhur Cevdet Kesemenli spor ile kemiklerin güçlendirilmesi durumunda diz ağrılarıyla daha az karşılaşılacağını belirterek, “İleri yaşlarda dizlerde ortaya çıkan kıkırdak aşınmalarına engel olunamıyor.

Sadece geciktirme olabiliyor. Diz ağrılarının en büyük sebebi ise aşırı kilolardır. Kişinin genetik yapısı ve kemik kalitesi de önemlidir. Genç yaşta ve çocukluk yaşlarda ne kadar çok kemik stoku elde edilebilirse, ne kadar çok spor yapılırsa ve kemik güçlendirilirse aşınma, diz ağrılarıyla daha az karşılaşılır.

Gençliğinizde spor yapmayıp kemik stoku elde etmezseniz, sorun yaşarsınız. Normalde 55-60’lı yaşlarda dizdeki aşınmalar hızlanırken, aşırı kilolular da daha erken yaşlarda aşınmalar meydana geliyor” dedi.

Diz kapağına yüklenmenin ağrılara neden olacağını söyleyen Prof.Dr. Kesemenli, “Gençlerde ortaya çıkan diz ağrılarının nedenleri ya diz kapağının altındaki kıkırdak hasarlarından kaynaklanır ya da menisküs yaralanmalarından meydana gelir.

Özellikle diz kapağında yüklenme olunca ağrılarla karşılaşabilirsiniz. Vücudun özellikle aşırı yüklenmelerde dizlerde problem yaratan şey bisiklet ve koşu bandındadır.

Yatkınlık varsa koşu bandında ciddi anlamda diz ağrısıyla karşı karşıya kalma ihtimaliniz yüksek. Bunun da sebebi koşu bandında koştuğunuz zaman, karşı taraftan da dizinize karşı yüklenme gelmesinden meydana gelir.

Yaşlı hastalarda ortaya çıkan diz ağrılarının en büyük sebebi kıkırdaklardaki yaşlanmaya bağlı, geçirdiği travmalar, geçirdiği eklem hastalıklarından da kaynaklanır. Saçlarımız nasıl beyazlıyorsa hücrelerin belirli bir ömrü vardır. Kıkırdaklar da zaman içerisinde aşınmaya başlıyorlar. Aşındıkları zaman da yavaş yavaş ağrılar başlıyor” diye konuştu.

Kireçlenmenin kıkırdakların yıpranması olduğunu ifade eden Prof.Dr. Kesemenli, şöyle konuştu:

“Kireçlenme her eklemde görülebilen diz ekleminde ilerleyen hastaların yüzde 80’inde görülebilen bir hastalıktır. İçeride bir kireç veya kireçlenme yoktur, bu bir kıkırdakların yıpranmasıdır.

Ağrılar durmuyorsa mutlaka doktora tedavi olmaları gerekiyor. Erken tedavi proxımal ameliyatı olurlarsa 15-20 yıl protez ameliyatından korunmuş olurlar. Ayrıca kıkırdağa enjeksiyon yapılmaktadır.

Fakat enjeksiyon ile ameliyat bir değildir. Enjeksiyonların bilimsel başarı oranı düşüktür, hatta yok denecek kadar da azdır. Sadece ameliyat edemeyeceğiniz herhangi bir ilaç veremeyeceğiniz insanlara yapılır enjeksiyon. Kesin bir iyileştirme söz konusu değildir. Bu dediğimiz ameliyatın hem iyileştirme, hem de protezi önleyiciliği bilimsel olarak kanıtlanmıştır.”

Kocaeli Üniversitesi’nde protezin önüne geçilen ameliyatlar yapıldığını söyleyen Prof.Dr. Kesemenli, “Burada binin üzerinde diz ameliyatları yapıldı. Eklem cerrahisi konusunda hem sportif, hem de ileri derecedeki kireçlenmeler yani eklem hasarlarından sonraki diz protezleri sayısı oldukça fazla.

Diğer kliniklerden en çok yaptığımız ameliyatların başında Proxımal Tıbbıal Osteotomy yani kireçlenmenin erken dönemdeki tedavisi protezin önüne geçen bir ameliyattır. Bu ameliyat sonrasında 15-20 yıla yakın protez ameliyatı olmuyorlar ve protez ameliyatından korunmuş oluyorlar” dedi.