Sonu 7 ile biten yıllar

0
160

Yeni yıl yeni ümitler, yeni beklentilerdir. Bir yandan da şu olacak, bu olacak diye tahminler yapılır. Tahmin yapanlara tavsiyemiz; Türkiye’nin yakın geçmişine, son 90 yılında sonu yedi ile biten yıllarına bakmaları. Diğer yıllara göre, bugüne sarkan olayların önemli bölümü bu yıllarda yaşanmış.

Bakın o gün ne konuşuluyordu bugün ne konuşuyoruz:
1927: Genç Cumhuriyet ilk dini kökenli ayaklanması olan Şeyh Sait isyanın bastırılmasını ile ülkenin toprak ve idari bütünlüğünü korumadaki kararlılığını ortaya koyuyor. Sanayinin geşilmesi için teşvik kanunu çıkarılıyor. Basın dış ticaretteki açıklardan ve hayat pahalılığından şikayet ediyor.
1937: Cumhuriyet Halk Partisi’nin altı okunu simgeleyen “Türkiye Devleti cumhuriyetçi, milliyetçi, halkçı, devletçi, laik ve inkılapçıdır” ilkeleri Anayasa’ya yazılıyor. Tunceli’de tarihe Dersim olayları olarak geçen kalkışma zorla bastırılıyor. Suriye topraklarından ayrılan Hatay Devleti Türkiye’ye katılmaya hazırlanıyor.
1947: Savaş yorgunu Türkiye bir yıl önce Uluslarası Para Fonu’na üye olmak için parasının değerini dolar karşısında 31 kurştan 2.80 kuruşa ayarlıyor. İlk devalüasyonun etkileri her alanda görülüyor. ABD, komünizm baskısı altında olan ülkelere destek vereceğini açıklıyor ama 400 milyon dolar isteyen Türkiye’ye 100 milyon dolar gönderiyor.

1957:Basın Demokrat Parti’nin baskıları altında zor günler geçiriyor. Plansız, programsız harcama yapan, gelir ile giderini ayarlamayan Menderes Hükümeti çözümü erken seçimde arıyor. Benzin tüketimi kıstlanıyor, gazyağı karneye bağlanıyor. Dış ticarette devalüasyonu kolaylaştıran katlı döviz kuruna geçiliyor. Altı ülkenin Avrupa’da kurduğu bugünkü Avrupa Birliği Türkiye’nin gündemine giriyor.

1967: Rusların mali desteği ile Seydişehir Aüminyum, Bandırma Sülfüik Asit, İskendurun Demir Çelk fabrikaları açılıyor. Büyüme hızı yüzde 6.6, enflasyon yüzde 5.2 oluyor. Türkiye daha sonraki yıllara düşük enflasyonla yüksek büyümeyi bir daha yaşayamayacaktı. Ortadoğu’da altı gün savaşı yaşanıyor, Filistin-İsrail sorunu kökleşiyor, Ortadoğu’da sonu gelmeyen kargaşaların temeli atılıyor. Kıbrıs’ta Türklere yönelik saldırılar artıyor. Adalet Partisi’nin ekonomik başarıları CHP’de “ortanın solu” tartışmalarına dönüşüyor.

1977: Yapılan devalüasyonlar sonucu yüzde 27 değer kaybeden Lira, dolar karşısında 17.5 lira seviyesine geliyor. Yapılan seçimde CHP yüzde 41 oranla tarihinin en yüksek oyunu alıyor (ama sonraki yıllarda bu oranı bir daha görmeyecekti). Fettulah Gülen İzmir Bornova’daki vaazlarıyla büyük cemaat toplamaya başlıyor. Ekonomik ilişkilerin geliştirlmesi için Başbakan Ecevit Moskova’nın yolunu tutuyor. Sağ-sol anarşisi can alıyor.

1987: Anayasa değişikliği için referandum yapılıyor. Milletvekili sayısı 400’den 450 çıkarılıyor, seçmen yaşı 20’ye indiriliyor. Bazı siyasetçilere verilen yasaklar yüzde 50.16 evet, yüzde 49.83 hayır oranda, 75 bin oy farkla kaldırılıyor. Ardından erken seçim yapılıyor. Doğu ve güneydoğu illerinde olağanüstü hal ilan ediliyor. Türkiye Avrupa Birliği’ne (AB) tam üyelik başvurusu yapıyor. PKK terörü konusunda Başbakan Özal Suriye’ye gidiyor.

1997: Türk siyasi tarihinin en çalkantılı yılı yaşanıyor. Önce ünlü 28 Şubat kararları,ardından hükümet karışıklıkları ve siyasi oyunlarla Refah Partisi iktidardan uzaklaştırılıyor. (Kimilerine göre, bu beş yıl sonra tek başına iktidara gelecek AKP’nin temellerini oluşturacaktı).
2007: Bu defa önce seçim sonra referandum yapılıyor. Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilememesi sonucu TBMM fesh ediliyor. Seçimden sonra MHP’nin desteği ile Gül Cumhurbaşkanı oluyor. Daha sonra Cumhurbaşkanının halkoyu ile seçilmesi için referanduma gidiliyor. Tüm bunlar öncesinde TSK’dan gelen 27 Nisan açıklaması için “post modern darbe” denilecekti.
Ve 2017: Şimdi olacaklara bakalım:

Anayasa değişikliği için referandum yapılacak. MHP’nin Meclis desteği ile Cumhurbaşkanı icraatın, yürütmenin başına geçecek, başbakanlık feshediilecek. Milletvekili sayısı 600’a çıkacak. (Büyük beklenti bir erken seçim yapılacağı yönünde). OHAL devam edecek. . Liranın değer kaybı sürecek. ABD’de faiz artı artmadı diye beklenecek. Yeni Başkan yapacağı açıklamalarıyla ortalığı birbirne katacak. AB ile bırakın üyeliği gümrük birliği anlaşmasını yeniden revize edilecek. En büyük isteğimiz hiçbir terör olayının olmaması.

Ve dahası. Geçen 90 yılda sadece sonu yedi ile biten yıllara bakınca yaşadıklarımızla 2017 yılında yaşayacaklarımız arasında fark var mı?
Gündem hep aynı. Sadece içerik ve aktörler farklı. Seçim, referandum, anayasa, güneydoğu, ABD, Avrupa Birliği, Rusya, Suriye, PKK, Fettulah Gülen. Ekonomide zaten başlıklar, sorunlar, çözümler ve söylemler hiç değişmiyor sadece rakamlar oynuyor.
Dile kolay bir yüzyıla yakın dönemde kimler geldi, kimler geçti. Daha gelişmiş, daha batılı, daha çağdaş bir ülke olalım derken yoksa hep aynı konuların etrafında dönüp geleceği mi kaçırıyoruz yoksa tarih kendini mi tekrarlıyor? Umarız 2027’de herşey çok farklı olur.
Yeni yılda bu güzel toprakların güzel insanlarıyla herşey hepimizin gönlünce olsun.