Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanvekilliği ve İçişleri Bakanlığı 2 dönem de milletvekilliği yapan Meral Akşener 60 yaşında evinde oturup komşu ziyaretleri yapacağına Türkiye’yi adım adım gezmeye başladı ise işin içinde iş var demektir.

Meral Abla gittiği her ilde solcusu, sağcısı, milliyetçisi, muhafazakârı yani toplumda her çeşit siyasi eğilime sahip vatandaşlar tarafından karşılanıyorsa işin içinde iş var demektir.

Sokaklarda yürürken arkasına binlerce kişi takılıyor, konuşma yapması isteniyor ve bir sandalyeye çıkıp vatandaşlara Türkiye’nin durumu ve çözüm yollarını anlatıyor, büyük destek alıyorsa işin içinde iş var demektir.

İktidar ve yandaş medyası hep bir ağızdan olmadık iftiralarla Meral Abla’ya akla, mantığa, hukuka aykırı çamurlar atmaya çalışıyorlarsa işin içinde iş var demektir.

TUNCELİ – SOLUN KALESİ

Meral Ablaya sanki sol ya da sosyal demokrat parti lideri gibi karşılamayla büyük ilgi gösteriliyorsa işin içinde iş var demektir.

Başkent Ankara’daki Genel Merkezi, İl ve İlçelerdeki teşkilatları her gün binlerce insanın ziyaretleri ile ilgi odağı oluyorsa işin içinde iş var demektir.

Yandaş medya “yok sayıyor” görüşlerine değil sadece iftiralarla radyo, televizyon ve yazılı medyasında yer veriyorsa işin içinde iş var demektir.

Nedir işin içinde iş?

İş, siyaset işidir halka umut verme, halkın umudu olma işidir.

İş, Meral Akşener’in merhum Turgut Özal gibi tüm siyasi eğilimleri ayırım yapmadan sevgi ile saygı ile kucaklama işidir.

İş, 15 yıldır Türk halkının yarısının “nefretini” kazanan (Bülent Arınç’ın itirafıdır) AKP iktidarı gibi toplumu ikiye bölmek değil, toplumun tamamını ötekileştirmeden kucaklamayı başarma işidir.

İşin özü de Meral Akşener’in İYİ Partisinin Türk halkı tarafından iyi karşılandığıdır.
Ülkemizde siyasetin kilitlendiği, iki sağ parti olan AKP ve MHP’nin ittifak bile sayılamayacak şekilde tek parti çatısı altında birleşmeye doğru hızla gittiği bir ortamda İYİ Parti giderek yıldızlaşmaktadır.

SOLUN İKTİDAR ZORLUĞU

CHP’nin tek başına iktidar olmasının siyasi zorluğu Türk halkının % 65’inin “sağ” yapıda olmasından kaynaklanmaktadır ki İYİ Parti solun, sosyal demokratların küskün ve yılgınlarına da iyi gelmektedir.

1 Kasım 2015’de yapılan seçimde 11 milyon 400 bin seçmen sandığa oy vermeye gitmedi.
AKP ve CHP’nin seçmenlerinin sandığa gitmemesi az değil çok az ihtimaldir.

Seçim sonuçlarını doğrudan etkileyecek 11 milyon oy toplam seçmeninin % 20’sini teşkil etmektedir.

Bu kesim mevcut partilerde aradığını bulamayan küskünler ve kızgınlardan oluşmaktadır.

İşte Meral Abla’yı kucaklayan büyük gücün temeli de buradan gelmektedir.

Bu temele ilave olarak AKP ve MHP küskünleri ile kızgınları da Akşener’in etrafında bütünleşmektedir.

Siyasete çok büyük oranda yeni yüzlerle giren İYİ Parti teşkilatının deneyimli Genel Merkez yönetimi giderek sıcak gündemde önemli oranda yer almaktadır.

Solun kalesinde Akşener sevgisi

Sonuç olarak solun ve sosyal demokrasinin en önemli kalesi olan Tunceli’de Meral Akşener’i izleyen gazeteci yazar kardeşim Yavuz Selim Demirağ’ın, “Akşener mutlu ve çok umutlu” başlıklı yazısındaki tespitleri gösteriyor ki İYİ Parti 2019 seçimlerine çok önemli bir damga vuracaktır.