“Hayatta daha fazla mutlu olmak istiyorsan, çevrendeki insanlara daha çok ulaş ve içinde çoğalan sevinci gör. Yaşamda kendini gerçekleştirmek, daha fazla mülk edinmekle değil, sevgiyi daha fazla hissetmekle oluyor” diyor, Robin Sharma,

Daha fazla mululuk için çevrendeki insanlara ulaşmak ancak sokaklara çıkmakla olur.Sokaklar bireyin ve toplumun yaşam kültüründe özel ve öncelikli bir yer tutarlar. Çocukların ve tüm insanların ilk adımlarını attıkları ve başkaları ile ilk karşılaştıkları ve oynamaya ilk başladıkları alanlar sokaklardır. Sokaklar ,yerleşim alanlarının sosyal ve kültürel değerleridir.

Sokaklar ve caddelerin çevrelerinde açık havada soluk alınan ve bir araya gelinen parklar, çocukların karışıp-kaynaşarak tanıştıkları oyun parkları , yaşlıların oturup dinledikleri mekânlar yer alır. Dışarıda geçen büyük zamanlar için sokaklar, parklar, yeme-içme mekânları,oyun ve eğlence yerleri,çocuklar ve tüm insanlar birbirini tamamlar ve sokaklarda bütünleşir,kaynaşır ve karşılıklı etkilenirler.

Sağlıklı bir beden ve ruh için eğitimin ve eğitim içersinde oyunların özel bir yeri bulunmaktadır. Çocuk oyundur, oyun sokakta ve parkta oynanır. Sokakların ruhu,oyun, eeğlence ve dinlenme olanakları ile , insan duygu ve düşüncelerinde sonsuz izler bırakır. Unutulmaz anılar sokaklarda yaşanır. Eserlere kaynak olurlar. Sözlü ve yazılı kültürü, unutulmaz sokak anıları besler. Tüm insanların sokak anıları kitaplaştırlsa, bunlar binlerce cilt kültür kaynağı olarak kütüphanelere taşınsa, en çok okunan kaynak eserler arasında yerlerini alırlar. Renkli dünya, renkli yaşam ve renkli sokaklar ve anılar ilgiyle karşılanırlar.
Kırsal yaşamın yerini kentsel yaşamların aldığı günümüzde insanlar için sokakların ruhu ve anlamı önem kazanmakta. Kentlerin yerleşim planları insan öncelikli olmalıdır. Oysa günümüzde bunun tam tersinin yapıldığını görmekteyiz. oto parkların bulunmadığı ve yaya kaldırımlarının dar tutulduğu , keçi yolunu andıran dar sokakların ve caddelerin hemen yanlarında yükselen devasa gök delenler yaşamı boğucu, sıkıcı ve yorucu hale getirmekte.
İnsan için insan ve insanlar felsefesi yerine, kazanç ve yüksek kâr için yerleşim planları anlayışının uygulaması toplum sağlığı için bir tehdit düzeyi oluşturmaktadır.

J.F.Kennedy, ” Mutluluk, insanın tüm gücünü mükemmellik yolunda kullanmasıdır,”diyor.
İnsanlar, toplumlar ve onlara hizmet için kurulmuş devlet, ve bu alanda görev alan yöneticiler, önce insan sağlığı temelinde sosyal, kültürel,ekonomik tüm tetbirleri almakla görevli ve sorumludurlar.
Müzik platformunda trap,rap yolculuğu ile en çok sevilen ve dinlenen listesinde ön sıralarda yer alan ve yazar tolga Akyıldız’ın, “Samimiyetini koruduğu sokak çocuğu kalbi ile Angara’nın sert bebesi” olarak tanımlaldığı, müzisyen EZHEL,Ankara sokaklarını ruhunu sanata, müziğe, ezgiye ve gitara gönüllerde yankılar yaratan bir ritimle aktarıyor.

Sokaklarda çeşitli nedenlerle yaşamamak zorunda bırakılan ve hiç bir günahları olmayan masum çocukların, kötü alışkanlıklara itilmeleri sonucunda ortaya çıkan acı ve olumsuz tabloyu anlatan ” sokak çocukları” deyimi bulunmakta. Medeni ve gelişmiş toplumlar bu tür yanlışlıklara izin vermezler. Sosyal devletin görevi bu noktada öncelikli ve önemlidir.

Çoban Ressam adıyla ünlenen Süleyman Şahin, sokak ressamlığı ile sanata ilk adımını atmış ve daha sonra Bursa , Ankara ve Paris’te ressamlar sokağı sanat çalışmalarına yoğun bir şekilde katılarak, resim sanatının halkla birlikte ve halk için yapılmasına, doğa ve insanla bütünleşmesine öncülük etmiştir. Aynı yol ve yöntemi Bursalı Ozan Ressam ve birçok sanatçıda uygulama alanına koymuştur.
Resim, müzik ve yontu sanatları ile sokakların, parkların,kentlerin ve insanların yakın bağlantıları her zaman olmuştur. Gelişen toplumlarda , sanat ve kültür zenginliği ile hayat yoluna devam etme anlayışı devam edecektir. “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından birisi kopmuş demektir,” diyen büyük önder Atatürk’ün vurguladığı gibi, sanat toplumların can damardır. Bu damarın beslenmesi, korunması ile çağdaş toplumların var olması sağlanacaktır.Cehaletle savaşın temel taşı olan sanat ve sanatçılar sokakta,parkta, okulda, bahçede ve tüm alanlarda korunup geliştirilmelidir. İnsan yattığı yerden, toplum sokaklarından belli olurmuş. “Sokağını temiz tut belediyeye iş kalmasın” sözü söylenir ama, hiç bir zaman uygulanmaz.
Haydi çocuklar oyuna derken, hangi sokakta, parkta veya caddede sorusu hep akla gelmektedir.Yaşlı, genç yada çocuk herkes için gerekli olan sokaklar, hepimiz için önemlidir.

Yolların en genişi olan bulvarlar,daha sonra gelen caddeler , sokaklar ve ara yolların işlevleri giderek daralır, yaşam atmosferi ve ruhuda bu gerçeklere göre değişir.Arka sokaklar dizi olur filmlere konu olur.Bazı sokaklar da , yarattıkları toplumsal imajlarla halkın ilgisini sürekli çekerler ve ünlü olurlar. Bütün yönleri ve kültür değerleriyle toplumun ruhunu,benliğini ve yaşam felsefesini yansıtırlar.
Toplumun aynası sokaklardır. Aslan yattığı yerden, insanlar sokaklarından belli olurmuş. Yaşamın aynası sokaklardır.Toplumun ruhu bu aynalara yansır. Bu büyük ve sonsuz üç boyutlu aynaya bak kendini gör …!