Bizim siyaset adamlarımız rakiplerini eleştirirken motorlu araç arızalarıyla ilgili metafor kullanmaya bayılıyor. Bunlar arasında özellikle “freni patlamış kamyon” ile “Şanzımanı dağılmış araba” pek yaygın.

Söz konusu siyasilerimize bundan sonraki konuşmalarında yardımcı olur düşüncesiyle küçük bir liste hazırladım.
Naçizane takdim ediyorum:

“Tutacak yerleri yok. Dingilleri eskimiş, şaseleri kaymış, sigortaları atmış, bujileri kararmış…”
“Krank milleri kopmuş, yatakları sarmış, marş dinamoları bitmiş…”
“Balataları sıyırmış, balansları haşat olmuş, kaportaları akordeona dönmüş…”
“Arka sinyaller yanmıyor. Birinin gelip toslaması an meselesi…”
“Silecek motorları bozulmuş… Önlerini görmekten acizler…”
“Gidişleri gidiş değil. Yağ pompası devre dışı… Silindir kafaları aşırı ısınmış…”
“Akılları rölantide bile çalışmıyor, sık sık stop ediyor…”
“Ateşleme bobinleri kısa devre yapmış. ‘Nerede tırak, orada bırak’ anlayışıyla yolculuk yapıyorlar…”
“Hava yastığı sensörleri bozuk. Yakında kafaları ön camdan dışarı çıkarsa şaşmamalı…”
“Enjektör devreleri düşmüş…”
“Kilometre saatleri çalışmadığı için ne kadar hızlı gittiklerinin farkında değiller. Yakında refüjdeki çiçeklerin arasından toplarlar onları…”
“Aküleri şarj etmiyor. Mirasyedi gibi yaşamaya alışmışlar. Ama bu uzun süre böyle gitmez…”
“Vites sistemleri bozulmuş. Birinci vitese alalım derken geriye takıyorlar…”
“Radyatörleri su kaynatmış. Kızılderili kabilesi gibi havaya dumanlar savurarak ilerliyorlar…”
“Valf sargıları yanmış. Kaza yapmaları kaçınılmaz…”
“Klimaları bozulmuş. Ya sıcaktan kavrulacaklar ya da soğuktan donacaklar…”

PAYLAŞ
Önceki İçerikTiyatro bir okuldur !
Sonraki İçerikTiyatro sayısı arttı
Nuri Kayış
Gazeteciliğe 1977 Son Havadis gazetesinde başladı, Hür Anadolu, Başkent, Ulus, Günaydın ve Sabah gazetelerinde çalıştı. RTUK Başkanlığı yapan yazarımızın 14 adet yayınlanmış kitabı bulunmaktadır.