Ana Sayfa Yazarlar Siyasette’ki barış darbe barışı

Siyasette’ki barış darbe barışı

64
PAYLAŞ

Dün akşam Başbakan Bin Ali Yıldırım’ın özel röportajını dinledim. Oradan çıkardığım sonuç, bizimkiler hiç değişmemiş, değişseler zaten ben şaşardım.

İşte kanlı bir darbe girişimi ve sokaklara dökülen halkın etkisi ile bizimkiler aralarında ’’barış’’yapmış. Ancak acılar biraz küllensin, eski Türkiye yine kapımızı çalacak gibi.
BAŞKANLIK HALA KAPIDA
Uzun zamandır tartışılan şu ’’Başkanlık’’belasından hala yakamızı kurtaramadığımız dün Bin Ali Yıldırım’ın mesajlarında yansıyordu. Şimdilik sümer altı edilen bu başkanlık hala Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hayalini süslüyor. Cumhurbaşkanlığı Saray’ına kadar ’’ Çıkmam’’diye ayak sürüyen CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi o kara içerisinde gördüğümde bir anda ’’Herhalde bir uzlaşma olmuş’’demiştik. Ancak dün Bin Ali Yıldırım, ’’Biz vazgeçmedik, onlarda geçmedi’’diyerek sinyal verdi.
HERŞEYİ MİLLETE SORALIM BİTSİN GİTSİN
Türkiye ne çekiyorsa, milli uzlaşma yerine siyasilerin, ’’Millete gidelim’’ eğemenlik kayıtsız, şartsız milletindir sözünü kullanmasında yatıyor. Evet Mustafa Kemal Atatürk’ten bize miras kalan bu söz ’’Eğemenlik, kayıtsız şartsız milletindir’’sözü beynimize kazındı. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bu sözde salonda mevcut.

Ancak Cumhuriyet’in geçen bu sürecinde bunu tabeladan aşağıya indirebildik mi? Hala bu ülkede insanların büyük bir bölümü eline kalem versen ismini soyadını yazamazken, hala devletin asil görevleri arasında olan sosyal politikaları Recep Tayyip Erdoğan yaptı deyip böyle bir algi içerisine giriyorsa ve bu hizmetler sonucu ne pahasına olursa olsun oyunu ona ipotek ediyorsa, bunun adı ’’Eğemenlik, kayıtsız şartsız milletindir’’diyemeyiz. Millet bunu en doğal hakkı olarak görmediği sürece, böyle ucuz politikalarla, milletin oyları ile devletin bekası ipotek altına alınamaz. Önce bu milleti, sayacaksın, ondan sonra ona başvuracaksın. Öyle ikide bir de ona gidersen, sana da gerek kalmaz.
İSVEÇ HALA KRALİYET’E SON VERELİM DİYEMİYOR
İşte size yaşadığım ülke İsveç’te de Monarşi’nin yani Kraliyet’in kaldırılması isteniyor. Daha çok sol blok bunu istiyor. Sağ blok ise karşı. Ancak bu gazete haberini geçemedi. Hiçbir siyasi lider bunu miting meydanlarına taşıyıp, böyle bir tartışmaya da girmiyor. Sonuçta bir Kral sadece sembolik olarak hakimiyet kayıtsız şartsız milletin. Yani Kral’ın olduğu ülkede Kral’ın sözü geçmiyor. Kral’dan fazla Kral’cı var.

Sadece İsveç’te mi? Sözgelimi Hollanda, Danimarka, Birleşik Krallık (İngiltere) ve Belçika. Bizde ise Başkanlık özlemi var. Yani tekrar tek adamlık. Bunun adını ne koyarsanız, koyun. Padişahlık, hükümdarlık.

Hele hele bizim gibi Ortadoğu özleminde olan ve geçmişinde bir Osmanlı İmparatorluğu geleneğinden gelen ülke için bu o kadar tehlikelidir ki, tarifi mümkün değil. Bu risk Türkiye’yi iç savaşa kadar sürükleyecek tehlikededir. Bu yazıyı kaleme alırken ister istemez içimden ’’Millet gider Mersin’e biz niye gitmek isteriz tersine’’sözü geçiyor.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam