Siyasetçi çocuğu olmak zordur!

0
19

Başbakan Binali Yıldırım’ın oğullarının bir takım vergi avantajlarından yararlanmak amacıyla Malta’da off-shore şirketler kurması eleştiriliyor. Söz konusu oğulların yasal olmayan bir iş yapıp yapmadıklarını bilemem, bildiğim siyasetçi çocuğu olmanın zor olduğudur.

Dünyanın en yetenekli girişimcisi olup ağzınızda kuş tutsanız bile şayet babanız siyaset dünyasının önemli bir aktörü ise arkanızdan onun nüfuzuyla ilerlediğiniz dedikoduları sürekli yapılır.
++
Yakın geçmişte bunun örneklerini gördük.
Abdullah Gül Cumhurbaşkanı iken henüz lise çağındaki oğlu Mehmet Emre’nin şirket kurup mısır işine girmesi eleştirilmiş, “baba etkisi var mı” diye sorulmuştu.
Yine Kemal Unakıtan Maliye Bakanı iken likit yumurtanın KDV oranının yüzde 18’den 8’e düşürülmesi ve mısır ithalatında gümrük vergisinin yüzde 20’ye çekilmesi çeşitli dedikodulara neden olmuş, yumurta ve mısır işiyle uğraşan oğullarına avantaj sağladığı iddia edilmişti. Unakıtan bu iddialar karşısında “Oğullarım da çalışıp ekmek parası kazanmak zorunda. Ne yapsınlar taş mı yesinler” diye konuşmuştu.
Daha gerilere gidersek Turgut Özal’ın Başbakanlığı sırasında oğul Ahmet Özal’ın kimi ticari faaliyetleri çeşitli söylentilere yol açmıştı.
++
Şimdi akla şu soru geliyor:
“Siyasetçi çocukları nasıl davranmalı”
Bana kalırsa her siyasetçi Devlette önemli bir göreve geldiği takdirde kendisinin ve ailesinin kapsamlı bir mal bildirimini kamuoyuna açıklamalıdır.
Bu siyasetçiler görevi boyunca mal bildiriminde meydana gelen değişiklikleri de vakit geçirmeden kamuoyuyla paylaşmalı, varlıklarında dikkat çeken bir değişiklik varsa bunun kaynaklarını bir bir ortaya koymalıdır.
İddialar ve dedikoduların önü ancak böyle alınabilir.