Ana Sayfa Yazarlar Siyaset Yönetemiyor!

Siyaset Yönetemiyor!

27
PAYLAŞ

Geçen hafta, yedi gün karmaşa ile yatıp-kargaşa ile kalktık. Yeni bir “31 Mart Vakası” yaşadık. Önce Çağlayan Adliye Sarayı’na yönelik, sonu belli “kör terör” ve arkasından İstanbul Emniyet  Müdürlüğü’ne yönelik saldırı, gündeme bomba gibi düştü. Bir kez daha, hem koruma ve hem de istihbarat alanındaki boşluk kendini ele verdi. Devletin savcısını da, karakolunu da koruma becerisinden yoksun olduğu bir kez daha ortaya saçıldı. Bu iki terör saldırısında yaşamlarını yitiren saldırganların sabıkalı ve izlenmesi gereken kimselerden olması, yetersizliği ve beceriksizliği
daha da belirgin kıldı. Genel seçimler nedeni ile güya yansızlığı sağlamak amaçlı olarak değiştirilen partili bakanlar yerine, atanmış İçişleri ve Adalet Bakanları ise, büyük bir pişkinlikle, olanı
aktarmanın ötesinde ellerinden bir şey gelemediğini kanıtladılar. Her iki “seçim bakanının” atandıkları Bakanlığın Müsteşarları olmaları, sorumluluklarını daha artırmakta. Siyasetin hizmet odaklı olduğu dönemlerde, gerekçeye uygunluk taşıyan, ancak günümüzde tam tersine uygulama bulan “tarafsız bakan oyununa” da bir son vermek gerek. Çünkü siyasal
iktidar tarafından atanan Müsteşarlar, seçimden sonra da, önceki konumlarını güvence altına alabilmek için, “siyasal kimlikli bakan”dan, “daha da partidaş” olmakta. Nerede ise, Türkiye’nin tümü ile karanlığa gömülmesinin sırrı aradan bir hafta geçmiş olmasına karşın açıklanamadı bile. Nerede bir felaket ortaya çıksa, görevi kamuoyunu yatıştırmak olmalı ki, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, Soma’da, Gemerek’te ve son olarak da Türkiye’nin karanlığa gömüldüğü günden bu yana, renkli camın sürekli konuğu. Sınırsız sorumsuz bakan olarak bıkıpusanmadan
ve büyük bir pişkinlikle, siber saldırıdan işletimci yanlışlıklarına kadar “tahmin demeti” sıralayıp duruyor. Aklına ise, hiçbir biçimde “istifa” kavramı gelmiyor. TEİAŞ Genel Müdürü ise, karanlığın
kurbanı olarak seçildi. Terörü gerçekleştirenlerin kimliklerinin açık ve karanlığın nedeninin teknik nedenlere dayalı olmasından ötürü, 17-25 Aralık’tan sonraki tüm suçların faili Paralelciler – Haşhaşiler bu kez ucuz kurtuldu. Sorun çözme yerine, sorun üretir olanlardan birisi de valilik kurumu olmaya başladı. Yalova Valisi, bir öğretmenin yaşamını yitirmesine neden olurken, Trabzon
Valisi ise, FB otobüsüne yönelik silahlı saldırıyı, taşla saldırı biçimine büründürme becerisini gösterdi. Rize-Trabzon otoyolunu bile koruma becerisini gösteremeyen Vali ile Emniyet Müdürü de, yine sınırsız sorumsuzlar arasında olmalılar ki, istifa kurumunu akıllarına bile getirmiyorlar. Sahi, Japon Mühendis Kishi bu ülkede canına kıyarak, bizimkilere de sorumluluk ahlakı vermemiş miydi? Futbolda terör ve nefret suçunu işleyen kulüp başkanlarının siyasal iktidarın kanatları altında olması, bunları da dokunulmazlar arasına sokmaktadır. Genelkurmay Başkanlığının yeni görevi de belli oldu. Başkanlık, MİT tırlarını, görevleri uyarınca arayan TSK mensupları hakkında yakalama ve gözaltı kararlarına karşı üç maymunu oynarken, sınırı geçmeye çalışırken yakalanalar hakkında basın bülteni yayımlar konumu benimsemiş durumda. Kendi elemanlarına sahip çıkmak için, FT Cemaatine karşı açılan savaşta, müttefik arayışına giren hükümetin işareti üzerine kumpası o an keşfeden Başkanlık, görevini yapan mensuplarına sahip çıkmak için yeni bir kumpas işareti bekliyor olmalı. TBMM dönemini, akla gelen her şeyi “yasa çuvalı”na sokuşturmakla kapatırken, hükümet de, “seçim rüşveti paketlerini” açıp durdu. Davutoğlu ise, Erdoğan’ın keyfine göre uyguladığı Başkanlık Sistemini içselleştirdiğini, “Saray Sekreterliği”
ni benimseyerek kanıtladı. Bütün bunlar, siyasetin ve iktidarın yönetme erkinin tüm iplerini elden kaçırdığını göstermekte. Siyaset çözüm üretemiyor. Hizmetlerin aksamaksızın yürütülmesini
beceremiyor. Yorgunluk ve Cumhurbaşkanının neden olduğu çok başlılık, devlet bürokrasisini de “iki cami arasındaki bi-namaza” döndürmüş bulunmakta. 7 Haziran, uzun bir iktidarın yorgunluğunu ve çürümesini yaşayan kadrolar için, hem onlardan kurtulma ve hem de onların kurtulmasına yardımcı olmalı.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam