Cumhurbaşkanı Erdoğan parti genel başkanlığı görevini üstlenince, 16 Nisan referandumun sonuçlarına atıf yaparak, parti örgütlerinin başarısızlığını “metal yorgunluğa” bağlamış ve 2019 seçimleri için tepeden tırnağa yenileceğini söylemişti.

Ancak işe parti örgütlerinden önce devletin örgütünün en tepedeki yerel yöneticilerin yani valilerinin yenilenmesi ile başlandı. Valileri yarısına yakını ya merkeze çekildi ya da görev yerleri değiştirdi. Bu, AKP iktidarlarının son 15 yılda yaptığı vali atama, görev yeri değiştirme kararnamelerin en kapsamlı olanı. Demek ki bu valilerde metal yorgunluğuna rastlanmış.

İşin diğer bir yönü Cumhurbaşkanının parti genel başkanı sıfatıyla attığı ilk vali atama kararnamesi olması. Böylece referandum konuları arasında en çok tartışılan konu olan hem valiyi hem de parti örgütlerini atama yetisi de fiilen hayata geçmiş oldu.
Şimdi sırada kaymakamlar var. Bugün yarın yüzlerce “metal yorgunu” kaymakamın görev yeri değiştirilecektir. Zaten çok sayıdaki kaymakamlık makamı FETÖ nedeniyle vekâleten dolduruluyor. Yapılacak atamalarla buralar yenilenecektir.

Ağustos ayı başında da askeri örgütleme de yapılacak yeni atamalarla yeniden şekillenecek. Sonra da sıra devletin dış örgütlenmesine gelecektir. Yaz aylarında çok sayıda “metal yorgunu” büyükelçilerin yenilenmesine, görev yerlerinin değiştirilmesine yönelik atama kararnamesi çıkacaktır.
. Ardından da AKP il örgütlerinin yenilenmesi süreciyle yerel yöneticilerin kadrolaşması tamamlanacaktır. Şaşırtıcı bir süreç değil.
Şaşırtıcı demişken bugünlerde ekonomi ile ilgili olumlu bir gelişme olsa, şu açıklama yapılıyor: “ekonomimiz şaşırtmaya devam edecek”.
Nasıl hesaplandığı çok iyi anlaşılmayan veya anlatılamayan büyüme rakamları gelir, işsizlik, enflasyon biraz düşer, dolar günlerce aynı değerde kalır, tepki hep aynı:”ekonomi şaşırtmaya devam edecek”.

En son “şaşırma” tepkisi kredi değerlendirme kuruluşu Fitch’e yapıldı. Referanduma giderken yılbaşında sıfırcı hoca mantığı ile Türkiye ekonominsin notlarını kıran Fitch’e dediğimizi bırakmamış, işi, “hain, kalleş, FETÖ’cü” etiketlendirmesine kadar götürenlerde olmuştu. Ama sonuçta dolar 3.90’lara kadar fırlamıştı.
Şimdi aynı kuruluş tahminleri yenileyerek olumlu yönde karne verince, tepki aynı: “Fitch de şaşırdı” Şaşırsın da dolar neden tekrar yükselmeye başladı? Nadir de olsa yayınlanan bu tür olumlu raporlardan sonra döviz kurlarında hızlı düşüş beklenir, ülkenin borsasına para yağar. Peki, bu defa niye olmadı? Piyasalar bu tür “itibarlı” tahminleri neden bu defa “spekülasyon aracı” olarak kullanmadı?
Olup biteni Orhan Gencebay’ın “Batsın bu dünya” şarkısındaki “şaşıran sen mi yoksa ben mi bilemedim” mısraları özetliyor.