Ana Sayfa Güncel Şimdi birbirimize sarılma, birlik, kardeşlik ve demokrasi zamanı

Şimdi birbirimize sarılma, birlik, kardeşlik ve demokrasi zamanı

110
PAYLAŞ

İstanbul Barosu, Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde gerçekleştirilen katliama ilişkin, “Şimdi her zamankinden fazla birbirimize sarılma, birlik, kardeşlik ve demokrasi zamanıdır. Bu memleket hepimizin. Yeter ki, sevgi eksilmesin yüreğimizden” ifadelerini kullandı. İstanbul Barosu’ndan yapılan açıklamada, Suruç’taki saldırının, “kendi çıkarları doğrultusunda genelde dünyayı, özelde Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmeye, haritaları yeniden çizmeye soyunan emperyalist güçlerin emelleri doğrultusunda her şeyi yapabileceğini, bu açıdan insan yaşamının, hak ve özgürlüklerin önemsenmediğini” bir kez daha gösterdiği belirtilerek, şöyle denildi:
“Bu amaçlar doğrultusunda bizzat emperyalist güçlerce kurgulanıp yaratılan ve sahaya sürülen kukla ve taşeron örgütler aracılığı ile sözde ‘özgürlük ve demokrasi’ adına halklar birbirine kırdırılmaktadır. Bu aşamada herkesin şapkasını önüne koyup düşünmesi, kime, kimlere ve neye hizmet ettiğini sorgulaması gerekmektedir. Bu açıdan üzerinde asıl durulması gereken, terörün beslendiği düşünsel ve psikolojik kaynaklar ile yeşerdiği iklimdir. Bu kaynak; ulus olma bilincinin, ortak aidiyet duygusunun yitirilmesi, etnik, mezhepsel ve bölgesel düzeyde zihinsel bölünme ve kutuplaşmadır. Hepimizin ihtiyacı olan şey bir an önce bu bölünmüşlük ve kutuplaşmayı ortadan kaldırmak, olaylara etnik, mezhepsel, bölgesel ve dinsel temellerde değil, insan, birey ve ulusun eşit birer parçası perspektifinden bakmaktır. Oyunu bozacak olan budur. Tüm değerlendirmelerde etnik, bölgesel, mezhepsel ve dinsel kimlikleri öne çıkarmak, sürekli olarak bunlara vurgu yapmak, bunların altını kalın çizgilerle çizmek, kardeşliğe, barışa ve demokrasiye hizmet etmeyeceği gibi, emperyalizmin değirmenine su ve kan taşımaktan öte bir şeye hizmet etmeyecektir. Bugün çeşitli gerekçelerle desteklenen, büyütülüp beslenen terörün, yarın destekleyenlere de yöneleceği muhakkaktır. Bu ayrılık virüslerini toplumumuzun bünyesinden atıp, bizi birbirimize bağlayan ortak vatan, ortak geçmiş ve ortak gelecek bağları ile eşitlik temelinde ulus bilincini, ortak aidiyet duygusunu yeşertmek, belirtilen kimliklerle değil, aynı ulusun parçası olma temelinde birbirimizi kucaklamaktan, belli kimlikler için değil, tüm yurttaşlar için daha fazla özgürlük ve demokrasi talep etmekten başka çıkış bulunmamaktadır. Ortadoğu’daki kanlı mezhep, din ve etnik çatışmalardan çıkarılacak çok ders vardır.
Terör üzerinde kimse kimseyi tehdit etmemeli yahut bunu siyasi çıkarları uğruna kullanmamalı, kimden gelirse gelsin, kime yönelirse yönelsin teröre tek vücut halinde karşı durulmalıdır. Terörü, yöneldiği kişilerin etnik, bölgesel, mezhepsel veya dinsel aidiyetleri bakımından ele almak, terörü beslemekten öteye gitmez. Şimdi her zamankinden fazla birbirimize sarılma, birlik, kardeşlik ve demokrasi zamanıdır. Bu memleket hepimizin. Yeter ki, sevgi eksilmesin yüreğimizden.”

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam