Ana Sayfa Yazarlar Silivri’dekilerin hepsi Türkiye’nin Yeni Namık Kemal’leridir..!

Silivri’dekilerin hepsi Türkiye’nin Yeni Namık Kemal’leridir..!

80
PAYLAŞ

 Kuzey Kıbrıslı dostum Mustafa Ali 2 gün boyunca bana ’yi karınca kararınca anlattı. Epey ilginç mesajlar verdi.

Türkiye’de özellikle siyasi konularda suç işlemiş yazar, çizer gazetecilerin konusunda da adaya özgü güzel bir mesajla KKTC’deki Magosa’daki Namık Kemal’in kaldığı zindanı anlattı.
Bugünün Türkiye’sine bir ibret olması ve Türkiye’nin gündemine ışık tutması için köşeme aldım.
Vatan ve Millet şairimiz Namık Kemal’in sürgün kaldığı KKTC’de Magosa’da bulunan Venedik Sarayı kalıntıları üzerinde kurulan 2 katlı zindanından bahsetti.
Eğitimli birisi olduğu için bu konuda da bilgi sahibi. Bugün KKTC’ye giden Türk turistlerin Namık Kemal’in 143 yıl önce 38 ay sürgün kaldığı zindanı ziyaret ettiklerini söyledi.
Namık Kemal, belki o dönemde şairlikten fazla para kazanmamış olabilir, ancak sürgün kaldığı, bu zindan ise bugün KKTC hazinesine gelir sağlıyormuş.
VATAN YAHUT SİLİSTRE İSİMLİ PİYESTEN SÜRÜLDÜ
Türkiye’nin Vatan ve Millet Şairi Namık Kemal 143 yıl önce İstanbul’da Gedik Paşa tiyatrosunda 1 Nisan 1873 tarihinde ’’Vatan Yahut Silistre’’ isimli piyesinin ilk temsili müteakiben 9 Nisan 1873 yılında Kıbrıs’a sürüldüğü zaman  bu zindan da 38 ay kalmış.
İki katlı zindanlı binada kalan Namık Kemal, 3 Haziran 1876’da V. Murat tarafından affedilip, 29 Haziran 1876’da İstanbul’a geri dönmüş.
Şimdi Kuzey Kıbrıs’ta Magosa’daki bu zindanı düşündükçe, Silivri’deki Türkiye Cumhuriyeti’nin zindanları, hapishaneleri aklıma geliyor.
O bir piyesten 143 yıl önce 38 ay sürgün edildiği Kıbrıs’ta Venedik kalıntıları içerisinde Osmanlı döneminde taş zindanda cezasını çekmiş. Şimdiki Cumhuriyet çocukları da Silivri’de benzeri suçlamalar ile benzeri cezaya çarptırılmışlar. Yani dün de aynı kader, bugünde aynı kader.
ASLINDA NAMIK KEMAL ÖRNEĞİ İYİ BİR İBRET OLMALI
İşte Türkiye’miz de bugün o çok özenti duyulan Osmanlı dönemini yaşamıyor muyuz?
Bir de Avrupa Birliği üyeliğini aday ülke konumundaki bir Türkiye’ye 143 yıllık geçmişi bugün aynen yaşıyorsa, bana göre Türkiye adına sözün bittiği noktadayız.
Oysa bugün geçmişten ibret alıp, yeni Namık Kemal’leri yazmamalıydık. Nobel Edebiyat ödülünü almış bir Türkiye’ye yakışıyor mu Silivri’de yatan gazeteciler?
Silivri’de yatan tüm yazar, çizer ve gazetecilerin hepsi Namık Kemal’in kaderini yaşıyor k bu da Türkiye’nin ders almadığı 143 yıllık ayıbını tekrar yaşıyor olmasıdır.
SİLİVRİ ZİNDANLARI DA İLERİ DE MÜZE OLACAK
Bugün Türkiye’nin entelektüellerinin bir kısmı bugün yaşanan olağanüstü süreçte yolları Silivri’den geçti, geçiyor ve geçecek.
143 yıl önce bir yazdığı bir eser için 38 ay hapis yatan, Namık Kemal’in yattığı zindan bugün nasıl müze oldu ise belki 143 yıl sonra da Türkiye Cumhuriyeti’nde bugün Silivri de yatanlar için büyük bir müze olacak. Umarım 143 yıl beklemeyiz.
NEDEN HEP FİKİRLERDEN DOLAYI ZİNDANA ATARIZ
Düşünün Recep bile 1997 yılında Siirt’te okuduğu “Minareler Süngü, Kubbeler Miğfer, Camiler  Kışlamız olacak” şiirinden dolayı mahkum olmuş ve hapse atılmış ama önce Başbakan sonra da Cumhurbaşkanı oluyor ve bundan ibret alınmıyorsa ne dememiz lazım?
Neden bugünün Türkiye’si 143 yıl önce Namık Kemal’den, olayından ders almaz?
Hiç mi ibret almayız bunlardan?
Bu kadar mı tarih bilincinden uzağız?
Yarın pişman olmamak adına bugün sağduyulu davranan bir Türkiye’ye her zamandan daha fazla ihtiyacımız var.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam