MERSİN’in Silifke İlçesi’nde Anadolu’da Hıristiyanlığın en eski ve en önemli merkezlerinden Ayatekla ören yerinde yüzey araştırması yapmak için çalışmalara başlandı.

İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimari ve Kentsel Koruma Çalışma Grubu öğretim elemanları ve yüksek lisans öğrencilerinden oluşan araştırma grubu, Kültür ve Turizm Bakanlığı denetiminde, Ayatekla ören yerinde yüzey araştırması kapsamında görev aldı. Yaklaşık 10 gün sürecek araştırma kapsamında daha önce ele alınmamış olan bir sarnıç yapısının ölçme ve fotoğraflama çalışması yapılacak. Ayrıca önceki yıllarda belgelenmiş olan alandaki diğer iki sarnıç yapısı da tekrar ele alınarak günümüzdeki koruma durumu değerlendirilecek. Ekip Başkanı Umut Almaç, bu yıl yapılacak araştırmalar sonucu Ayatekla Ören Yeri’nin koruma problemleri belirlenerek, mevcut sorunlar için çeşitli çözüm önerilerinin getirilmesi planlandığını belirterek şunları söyledi:

“Alan çalışmasında elde edilecek veriler bir rapor halinde bakanlığa teslim edilecek. Raporun aynı zamanda Mayıs 2017’de düzenlenecek olan 39’ncu Uluslararası Kazı Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu’nda sunulması planlanmaktadır. Çalışma grubunda daha fazla araştırmacının yer alabilmesi ve çalışmaların alanının geneline yayılabilmesi için sponsor arayışları da devam etmektedir. Bu çalışmaların devamlılığının sağlanmasıyla Ayatekla Ören Yeri ve Silifke’nin ulusal ve uluslararası alanda tanınırlığı arttırılacaktır diye düşünmekteyiz.”

AYATEKLA

Silifke İlçe merkezine 4 kilometre mesafede yer alan Örenyeri Anadolu’da Hıristiyanlığın en eski ve en önemli merkezlerinden biri olarak biliniyor. Rivayete göre, İsa Peygamber’in 12 havarisinden biri olan St. Paul’un vaazlarından etkilenen Tekla Hıristiyanlığı yaymak için propaganda yaparken Paganların baskılarına maruz kalıp, öldürüleceğini öğrenince kaçıp Seleukiya’ya gelerek, sonradan kiliseye çevrilen bir mağarada saklanıyor. Yine öldürüleceği bir sırada bu mağarada kaybolduğuna inanılıyor. Aya Tekla’nın içinde yaşadığı mağara onun kayboluşundan sonra Hıristiyanlarca kutsal sayılarak, bu din İ.S. 312 yılında serbest bırakılıncaya kadar gizli bir ibadet yeri olarak kullanıldı. Bu mağara daha sonra 4’ncü yüzyılda kiliseye dönüştürüldü. Günümüzde merdivenle inilerek ulaşılan bir durumda olan Aya Tekla Kilisesi, çevresindeki sarnıç ve şehir suru kalıntılarıyla da turistlerin ilgisini çekiyor.