Silâhçılar git demeden Trump gitmez

0
127

Adam neye imza atsa karşısında muhalif koro tempo tutarak her gün bağırıp çağırıyor. Haritada bile yeri zor bulunan bir ilçenin mahkeme hâkimi kalkıyor Trump kararlarını durduruyor. Bizde olsa ilk seçimlerde muhalefetten milletvekili adayı yaparız bu hâkimleri.

İstifa çağrıları, protestolar gırla devam ediyor. Yedi Müslüman ülkenin vatandaşlarının ABD’ye girişini yasakladı ya herkes sokakta. Sorsan nerede bu Yemen, Somali? diye; salak salak adamın yüzüne bakarlar. Yahu düne kadar Arapça konuşuyor diye uçaklardan adam indiriyordunuz mu? O zaman neredeydi insan hakları, özgürlükler?
Arkadaş bu Amerika’da işler senin benim bildiğimiz gibi yürümez. Bu ülkede her sektör kendi çıkarları için lobi yaparlar. Lobicilik 1800’lı yıllarda ortaya çıkmış.
Kongre binasının karşındaki otellerde kalan temsilcilere derdini anlatmak isteyenler, bu otellerin lobilerine gider, günlerce bıkıp usanmadan beklerlermiş. O gün bugün bunlara lobici denilmiş. Lobicilik nasıl yapılır diye eğitim veren okullar bile var. Amerika’da bir başkan zaten aday olmadan önce gider bu lobicilerden destek arar. Ama en büyük ve en etkili lobi silah üreticilerinin, yani askeri savunma sektörünündür. Bunlar kime destek veriyorsa o aday da kesin başkan seçilir.
Adam başkan seçilince ilk işlerinden biri de bu lobiye güzellik yapmak olur. İkinci Dünya Savaşından buyana seçilen başkanlara dikkat edin nerdeyse tümü önce sudan nedenlerle gerginlik yaratmışlar, sonra da ya savaş çıkartmışlar ya da askeri operasyonlar yapmışlar veya askeri darbe yaptırmışlardır. Son 70 yılda savaşmayan, savaş çıkartmayan ABD Başkanı yoktur.

Bundan amaç Amerikan savunma sanayini sürekli yenilemektir. “İhtiyaç var” diye silah alan Başkan eski silahları da hibe, bağış diye bazı ülkelere kakalar. O ülke insanları da “bu Amerika bizi çok seviyor” diye sevinirler. Siz seçilip de “Amerikan savunma harcamalarını azaltacağız” diyen herhangi bir başkan gördünüz mü? Ya da “beleş silâhları istemiyoruz al başına çal” diyen ya da Amerikalıların izni olmadan tümüyle kendi silahını üreten bir ülke?

Şimdi herkesle kavgaya tutuşan Trump’un ilk fırsatta savunma sanayinin desteğine cevap niteliğinde bir şeyler yapacaktır. Öyle çok büyük savaş olmasa da bölgesel gerginlikler yaratacağı kesin. En kötüsünden terörizm tehdidi diye bir yerlere bulaşacaktır. Destek veren ülkelere de “güçlenin” diye teknolojisi eskiyen ne kadar silâh, gemi, uçak varsa gönderecektir. Bu politikayı sürdürmek için Hollywood’a son teknoloji ürünü silâhlarla, sonunda hep tam donanımlı insanüstü yetenekli Amerikan askerlerinin “kahramanca” kazandığı savaş filmi çektirirler, bilgisayar, konsol oyunları yaptırırlar. Şöyle bir bakın her Amerikan yapımı her filimde illâki bir silâh görüntüsü olan bir sahne vardır.

Kitlesel katliamlarının en çok yaşandığı, 30 saniyede bir silâhlı cinayetin işlendiği, Amerika’da en kolay iş silâh sahibi olmaktır. Bakkallar da bile satılan silâhlara kimse bir şey demez. İnternetten bile silâh satın alınır. Sonra 15 yaşında bir çocuk gider okulu basar, 50 kişiyi öldürür. Başkan da lâf olsun diye silâh satışına kısıtlama getireceğim der. Sonra unutulur gider.
Onun için nevrotik asabî Amerikalılar, unutun istifayı filan işinize gücünüze bakın. Zaten yakında bir yerlerde savaş çıkaracak, gidin konserve stoklayın.
Bu arada bizim ülkemizde de patlayan enflasyonun yazı ve sözlü basında haber değeri taşımadığını gördük. Enflasyon haberlerine yayın yasağı mı geldi?

Paylaş
Önceki İçerikHayır neden kahverengi?
Sonraki İçerikBatı’nın İslam’a bakışı
İsmet Hazardağlı

1984 yılında çalışmaya başladığı gazetecilik mesleğinde, çeşitli haber ajansları, dergiler, gazeteler ve televizyon kanallarında muhabir ve üst düzey yönetici olarak görev yaptı. Sonsöz’de ekonomi yazıları ile sizlerle!