Sık tekrarlayan diş eti v e burun kanamalarına dikkat

0
153

Çocuk Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Akif Özdemir, bazı çocuklarda kanama eğilimi rahatsızlığına bağlı olarak, kanama ya da pıhtılaşma bozuklukları görülebildiğini bildirdi.

Özdemir, ”Kanama ile ilgili bu tür rahatsızlıklar en çok, sık tekrarlayan diş eti ve burun kanamaları ya da ergenlikteki genç kızlarda aşırı fizyolojik kanamalarla belirti veriyor” dedi.

Acıbadem Kayseri Hastanesi Çocuk Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Akif Özdemir, kanamaya eğilim olmasının 4 nedenini açıklayarak önemli bilgiler verdi. Vücudun, muhteşem bir işleyişle çalıştığını kaydeden Prof. Dr Özdemir, ”Örneğin bir yerimiz kesildiğinde, pıhtı oluşturup kanamanın durdurulması ve damar kanalının açık kalmasını sağlayan bir süreç başlıyor.

Bu sürece ‘hemostaz’ adı veriliyor. Kan dolaşımının ulaşamadığı dokuların ise ölümü kaçınılmaz oluyor” diye konuştu. Hayatın devamlılığı için, aşırı kanama veya pıhtılaşma olmadan kan akımı sürekliliğinin sağlanması gerektiğini belirten Özdemir, ‘hemostaz’ sürecinde herhangi bir bozukluğun kanama ve/veya damar tıkanıklığına yol açtığını bildirdi. Prof. Dr. Mehmet Akif Özdemir, sistemin iyi işlemesi için gerekenleri şöyle anlattı:

”Öncelikle damar yapısının mükemmel olması, ikincisi trombositlerin sayı ve kalitesinin normal olması, üçüncüsü pıhtılaşma faktörlerinin miktar ve aktivitesinin normal olması ve fibrinolitik (pıhtı eritici) sistemin yeterliliği ile mümkün.”

Bazı belirtilerin çocuklardaki kanama eğilimine işaret ettiğine değinen Özdemir, bu tür çocukların cildinde, ciddi bir travma olmaksızın küçük kanama odakları (peteşi) ya da morartıların (ekimoz) görülebileceğini söyledi. Prof. Dr. Özdemir, sık sık diş eti ve burun kanaması şikayetlerinin de şüphe uyandırıcı olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

”Ayrıca ergenlik dönemine giren genç kızların fizyolojik kanamalarının aşırı fazla miktarda ve uzun süreli olması durumunda trombosit sayısı azlığı veya fonksiyon bozukluğu, ‘Von Willebrand faktör eksikliği’ veya anormal kolajen yapısı akla gelmeli. Bazen trombositlerin fonksiyonunu bozan ilaçlar da rahatsızlığa neden olabiliyor.”

Kanamaya eğilim rahatsızlıklarının çoğu zaman bebeklikten başlayıp ömür boyu sürdüğünü belirten Özdemir, “Bebeklikten itibaren çocukların eklem boşlukları, adale içerisi veya vücut boşluklarında kanamalar oluyorsa, bu durum kalıtsal olarak pıhtılaşma faktörlerinin eksikliğine bağlı olabiliyor.

Daha çok erkek çocuklarda görülen hemofili A ve hemofili B, bu hastalıklar içerisinde daha sık görülüyor. Ayrıca K vitamini eksikliği ve karaciğer hastalığının da pıhtılaşma bozukluğuna yol açtığı unutulmamalı” dedi.

Hayati risk taşıyan bu hastalıkların erken tanı, yakın takip ve tedavisinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Akif Özdemir, kanama eğilimine yol açan dört nedeni ise şöyle sıraladı:

”Damar yapısı bozukluklarına bağlı kanama: Damarlarda normal pıhtı oluşumunu engelleyen doğuştan ya da sonradan kazanılmış hastalıklar, kanamaya neden olarak ciddi bir sorun oluşturabiliyor.

Trombositlerin yetersizliğine bağlı kanama: Normalde, damar endotelinin (damar astarının) zedelenmesi halinde, kanın en küçük elemanları olan trombositler, bağ dokusuna yapışarak tıkaç oluşturuyor ve kanamayı kısa sürede durduruyor.

Ancak trombosit sayısının azlığı (trombositopeni) veya fonksiyonunun anormal olması halinde, kanama uzun süre durdurulamıyor ve hayati açıdan risk oluşturuyor. Pıhtılaşma faktörlerinin eksikliğine bağlı kanama: Pıhtılaşmayı sağlayan fibrin, trombositlerin oluşturduğu tıkaç ile etkileşerek kanamayı etkili bir şekilde durduruyor.

Bu süreçte pıhtılaşma faktörlerinden herhangi birisinin eksik olması fibrin oluşumunu engelleyerek kanamaya eğilim halini oluşturuyor.

Fibrinolitik (pıhtı eritici) sisteme bağlı kanama: Fibrinolitik sistem, normal işleyişte damarda kan akımının yeniden sağlanmasına, yaraların iyileşmesine ve dokunun yeniden yapılanmasına katkı sağlıyor. Sistemin yetersizliği, tromboz yanı damarın tıkanmasına, aşırı aktivitesi ise kanamaya sebep oluyor.”