Sigortacının oyunu!

0
21

Emekli Rauf Bey, sabaha karşı yan odadan gelen büyük bir gürültüyle uyandı.Önce deprem olduğunu sandı, sokağa kaçmayı düşündü, sonra bundan vazgeçti, cesaretini toplayıp gürültünün geldiği odaya girdi.

Gördüğü manzara korkunçtu.
Odanın tavan sıvaları kopup kanepenin, iki koltuğun ve kütüphanenin üstüne düşmüştü.
++
İlk şaşkınlığı atlatınca “İyi ki evi sigorta ettirmişim” diye düşündü, “Sabah sigorta şirketine haber veririm, ya yaptırırlar ya da doğan zararı öderler.”
Sabah dokuzda sigorta şirketine telefon etti, olanları anlattı.
Son derece kibar bir görevli, “Bir eksperimiz öğlene kadar gelip evinizde inceleme yapacak ve rapor yazacak. Daha sonra biz gereğini yerine getireceğiz” yanıtını verdi.
“Memleket çok gelişmiş” diye düşündü Rauf Bey, “Her şey ne kadar kolay halloluyor artık…”
++
Öğleye doğru sigorta eksperi geldi, inceleme yaptı ve “Maalesef sigortamız bu zararı ödeyemez” dedi, “Burada işçilik hatası var. Sıvayı çekenler işlemi doğru yapmamışlar. Dolayısıyla sigorta kapsamına girmesi mümkün değil.”
“O zaman sigortanın faydası ne” sorusunu yöneltti Rauf Bey, “Evde yangın durduğu yerde çıkmaz, ya birisi ocağı açık bırakmıştır ya elektrik tesisatında bir sorun vardır. Yine evi su bassa ya musluk açık bırakılmıştır ya borular döşenirken işçiler hata yapmıştır. Burada da sıvayı çekenler hatalı diyorsunuz. Bu durumda siz evleri sigorta yapıyorsunuz ama öyle anlaşılıyor ki zarara uğrayanlara beş kuruş bile ödemiyorsunuz…”
“Ben sizi merkezimize yönlendireyim, şikayetlerinizi oraya iletin” karşılığını verdi sigorta eksperi ve geldiği gibi gitti.
++
Eski bir dost olan Rauf Bey dün telefonda anlattı yukarıdaki olayı.
Son sözleri şöyleydi:
“Anlaşılan Türkiye’de sigortacılığın doğru düzgün çalışması için daha epey zamana ihtiyaç var. Ben göremem ama bari torunlarım görse!”