Sigorta bir dayanışmadır
Sigorta bir dayanışmadır

Hayatın sınırsız riskleri, sınırsız biçimde teminatta değil. İnsanların sigorta poliçelerini okumamaları sorunlara yol açabiliyor. Sigorta eksperleri de bu noktada devreye giriyorlar.

Türkiye’de sayısı oldukça az olan meslek gruplarından biride sigorta eksperliği. Sayı az olunca meslekde bir hayli kıymetli oluyor. Eksperler sigorta şirketinizle aranızda ki sözleşmeye göre hasar meydana geldiğinde hasarın nedenini, oluş şeklini, miktarını rapor düzenleyerek talep eden tarafa iletiyor. Eksper raporu sigortalının tazminat değerlendirmesi oluyor.

Bizde eksper Ercan Çelik ile sigorta eksperliğinin detaylarına indik. Çelik eksperliğe geçiş sürecini, nasıl eksper olunabileceğini, yaşadıkları sıkıntıları ve vatandaşları doğru bildiği yanlışları anlattı.

Sigorta eksperliğinin hangi dalındasınız?

Konut ve iş yerleri hasarlarına bakıyorum ayrıca doğal afet (DASK) hasarlarına bakıyorum. Maden ön ekspertiz komitelerinde yer alıyorum.

Bu sektöre geçişiniz nasıl oldu?

Çelik: Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon Sinema Bölümü mezunuyum. Üniversiteden sonra kendi branşımla ilgili Ankara’da ulusal televizyonlarda ve ajanslarda bir süre çalıştıktan sonra Türkiye’de ki ekonomik krizler nedeniyle sık sık işsiz kaldığım için basın dışında arayışlara girdim. Bu durumun neticelerinden biride sigorta eksperliğine geçmem oldu.

Sigorta ve sigorta eksperliği nedir?

Çelik: Sigorta bir dayanışmadır. Sigortalılar, sigorta şirketleri aracılığıyla poliçe satın alırlar ve şirketlere bunun karşılığı olarak primlerini öderler. Bu primi sigorta şirketleri ayrıca yurtdışındaki sigorta firmalarına sigorta ettirirler. Yani sigortalı iki kez sigortalanıyor. Sigortanın temel amacı hasar ödemesi.

Eksper de poliçe sürecinin sonucunda hasar meydana geldiğinde hasarın nedenini, oluş şeklini, miktarını rapor düzenleyerek talep eden tarafa iletiyor. Eksper raporu sigortalının tazminat değerlendirmesi oluyor.

Sigorta eksperliğinin iyi ve kötü yönleri nelerdir?

Çelik: En büyük sorun yaşadığımız noktalar insanlarla çok sık muhattap olmamız. Bu kötü bir şey değil ama istatistiklere göre dünyada ki Türkiye’yi de içine katmalıyız açılan hasar dosyalarının yüzde 30’unun suistimal dosyaları olduğu söyleniyor. Bizde karşılaştığımız oranlar bu kadar yüksek değil ama bazen suistimal hasarları bizi oldukça zorlayabiliyor. 

İnsanların haksız olarak  şirketlerden veya poliçeler üzerinden tazminat talep etmeleri ve bizimde bu talep edilen hasarları poliçe teminatında veya süresi içinde görmememiz, sigortalılarla aramızda sonucu kötü iletişime giden durumlara sokabiliyor.

İyi yanlarından bahsedecek olursak; Eksperlik Hazine Müsteşarlığı’nın ruhsatıyla yapılıyor. Türkiye’de ki sayısı en az meslek gruplarından birinin içerisindeyiz. Kendi büromuz var sigorta şirketlerinden bağımsız olarak bu işi yapıyoruz. Yasa ve yönetmelikler bizim bağımsız olduğumuzu söylüyor. Sigortalıyla, şirketleri arasında bağımsız olarak hasarı değerlendiriyoruz. Bu açıdan bakıldığında iyi bir yön olarak ifade edilebilir.

Maddi karşılığı olarak eksperler baktıkları hasar dosyası karşılığında kendi hak ettiklerini alırlar ve bu şekilde de hayatlarını idame ettirebilirler. Bu gelirde belki iyi bir yön olarak sayılabilir.

Bir vatandaş eksper olmak isterse hangi yolları izlemeli?

Çelik: Öncelikle Hazine Müsteşarlığı’nın bir sınav açması gerekiyor. En son sınav yaklaşık 8 yıl önce açıldı. Sınavlar aralıklarla açılır ancak ne zaman açılacağının kesin bir tarihi yoktur. Kendimden örnek verecek olursam sınavın açılmasını 5 yıl bekledim.

5 yıl boyunca sürekli olarak sınavın açılıp açılmadığını kontrol ettim. Eksper olmak isteyen biri önce sınavın olduğu bir tarihi denk getirmeli. Bana göre bu sınavlar Türkiye’de ki en zor sınavlardan biriydi. Yani eskper olmak isteyen kişi Türkiye’de ki en zor sınavlardan birine girip çok az sayıda alınacak eksperlerin arasına girmek zorunda.

Kendi branşım için söyleyecek olursam; ikinci ön alım başvurusu vardı. Ben ona girdim Ankara ve civarı için 18 eksper alındı. Bu rakam oldukça düşük.

Mesleğinizde doğru bilinen yanlışlar nelerdir? Vatandaşlarla en çok hangi konularda sorun yaşıyorsunuz?

Çelik: Belkide sigorta poliçesinin tanımını yanlış yapıyoruz. Aslında sigortalıyla, şirketi arasında bir sözleşme. Sigortalı parasını veriyor, şirketide eğer risk gerçekleşirse ödeme yapacağı durumları sözleşmede tek tek yazıyor.

Poliçede bina teminatı yokken sigortalının bina hasarını talep etmesi veya elektronik cihaz teminatı yokken elektronik cihazı talep etmesi. Şirketinin teminat vermediği bir halden sigortalının o hali talep etmesi ithilaflara neden olabiliyor. Bizim ülkemizde rutin bir durumdur kimse sözleşmesini okumaz. Başına iş gelince şikayet eder ama yine okumaz.

Başınıza gelen ilginç bir olay var mı?

Çelik: Basit bir olayı anlatayım. Vatandaşın biri hasar dosyası açtı gittik baktık. Üst kattan su akmış tuvalet tavanı hasarlı ama hasar çok eski görünüyor. Büromuza geri geldik. Sigortalının bir önceki hasar dosyasını sorguladık.

Yaklaşık 6 ay önce aynı tip bir hasarın olduğu bilgisi fotoğrafları ve raporlarıyla birlikte geldi. Fotoğraflarla kendi fotoğraflarımızı karşılaştırdığımızda tuvalet tavanında herhangi bir onarım çalışmasının yapılmadığını gördük. Yani vatandaş ödemesimi almış ancak onarım çalışmasını yapmamış ve bir süre geçtikten sonra tekrar hasar olmuş gibi yeni bir dosya açmış.

Vatandaşa bunu söyledik hasarın bedeli olan 500 liranızı almışsınız ancak onarım yapmamışsınız dedik. Vatandaşda o zaman ustanızı gönderin diyor. Ustayı gönderelimde siz önce bir onarın orayı tekrar hasarlansın. Tabi telefonda yediğimiz küfrü biz biliyoruz.

Sonuç olarak biz doğru bildiğimizi yaptık. Raporumuzu yazdık gönderdik. Muhtemelen sigortalı oradan mükerrer talep nedeniyle ödeme almamıştır.