Ana Sayfa Yazarlar Şeytana uyanlar ülkesi mi olduk..”

Şeytana uyanlar ülkesi mi olduk..”

86
PAYLAŞ

Kimi tecavüz edecek, taciz ve şiddet gösterecek kadar güçlü, kimi de ancak bir kadının orasına burasına boşalacak kadar cesaretlidir.
Neden mi? Farkındalığa dayanan eğitimi terk ediyoruz artık. Sorgulamayan, korkuya, kalıplara dayanan bir eğitim anlayışına ve sosyal yaşama evriliyoruz.
Metro Otobüs Şirketi Muavininin Şeytana Uydum Sözü Bir ”Sürreal Manifesto”dur
İki gündür ben de herkes gibi bu olayı şaşkınlıkla takip ediyorum. Anlamaya çalışıyorum. Nasıl açıklarım diye düşünüyorum.
Sorun salt bir sapkınlık değil. Sadece sosyal ya da siyasi de değil, sorun bütüncül bir bakışla ”sürreal” aslında.
Türkiye’nin giderek bilinç dışılaşmasının ve insan olmaya dair aklın, mantığın yerini bilinç dışına terk etmesinin, muavinde hayat bulan bir izdüşümü esasında…
Bilinç Türkiye’de yerini bilinç dışına terk etti ve ilkel beyin, gücü eline geçirdi. Neden mi? Farkındalığa dayanan eğitimi terk ediyoruz artık. Sorgulamayan, korkuya, kalıplara dayanan bir eğitim anlayışına ve sosyal yaşama evriliyoruz.
Türkiye ciddi bir ”gerçeküstücülük akımı” na kapıldı. Böyle tanımlandığında sürreal gibi görünen bu olay, esasında somut gerçeğin bir yansıması.
Şimdilik tecavüz mertebesine çıkamamış bir ilk adımdır, Metro otobüsünde yaşananlar.
Aşağıda yazdıklarım, ortalıkta yapılan mastürbasyonun arka planını ve bir ileri aşaması olan başka bir cinsel saldırı türü olan tecavüzün dayanağını da açıklar.
Sorun, Türkiye’deki patolojik ‘’hegemonik erkeklik algısı’’ndadır. Sorun ülkemizdeki erkeklik algısının, kadınlar üzerinden yaratılması ve tanımlanmasıdır.
Kadınlık rolleri ve kadınların toplumsal konumlandırılması üzerinden yaratılan ”erkeklik”, patolojik bir ego ile var olmaktadır.
Ayrıca Türkiye’de hegemonik erkeklik, kendi içinde güç düzeyleri barındırmaktadır.
Kimi tecavüz edecek, taciz ve şiddet gösterecek kadar güçlü, kimi de ancak bir kadının orasına burasına boşalacak kadar cesaretlidir.
Bu farklı erkeklik gücü kategorilerinin, kendi aralarında kadınlara olduğu gibi, farklı erkekliklere hükmetme düzeyleri de değişiklik göstermektedir.
”Biat” bunların sadece bir türüdür. Erkeklikle ilgili güç ve kendine güven, egoyu beslemektedir.
Dolayısı ile bu türden bir erkeklik algısı, tecavüzü ya da tacizi kendini tamamlanmış hissetmek, psişik güvenliğini korumak amacı ile doğal bir biçimde kullanır.
“Şeytana uydum” sözünün ardındaki gerçek de budur esasında.
Şeytan dediği, kendi egosu ile birleşen, erkek olmaya dair daha ileri düzeydeki bir güce erişme ve bu gücü koruma arzusudur.
Olay bundan ibaret arkadaşlar.
Haaa..!
Bunu güdüleyen faktörler yok mu?
Tabii ki var. O da, rol modeller ve yetersiz, sorunlu ya da hiç yaşanmayan cinsel yaşamdır…

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam