Şeyma’nın düğünü

0
618

Şeyma Subaşının düğünü gündeme oturdu kalkmıyor. Öyle ilginç bir milletiz ki kendi düğünümüzden çok başkalarının düğününü merak eder ve başkalarının düğünleri hakkında konuşmayı severiz. Daha doğrusu dedikodu etmeyi, demek gerek.

Ben düğün yapmadım. Çok düşündüm ama hayalindeki hangi projeyi gerçekleştirsem de kimseye mutlu edemeyeceğimi mutlaka beğenmedikleri bir şeyler çıkacağını ve eleştir diyeceğimi düşünerek vazgeçtim. Düşünsenize bir sürü para harcıyorsunuz insanlar gelip sizin unuttuğunuz bir detayı ballandıra ballandıra anlatıp sizi yerden yere vuruyorlar. Üstelik gelipte düğünümüzde afiyetle yiyip içip eğlendikten sonra bunu yapıyorlar. Aptal olmak lazım, onlara bu fırsatı vermek için.
Bence Şeyma ve Acun’da öyleler. Bu arada Acun değil Şeyma’nın ismini önce söylüyor artık herkes. Acun Şeyma’nın gölgesinde kaldı çünkü. Tabi bunu yapanın Acun olduğundan eminim. Çünkü uzun zaman ortaya çıkartmayan da oydu. Şeyma bana bir proje gibi geliyor. Acun’un isteğiyle böyle bir kimlik yaratıldı. Ya da Şeyma artık anne olduğu için küçük toplumlarda olduğu gibi “anne olunca söz sahibi olanlar” kısmına geçti
Neyse Şeyma’nın Sosyal Meydadaki şöhretiyle birlikte her gün neler yarattığını gördük. En azından beğenen beğenmeyen bir çok insanı arkasından koşturuyor. Eleştiren de, eleştirmeyen de, seven-sevmeyen binlerce insan onu takip ediyor, hemde her gün.
Bundan yeni kocası, eski sevgilisi Acun Ilıcalı”nın rahatsız olduğunu sanmıyorum bilakis…
Gelelim düğüne…
Günlerce yazıldı, çizildi, merak edildi.
Gelinlikten, bindikleri uçağa kadar. Her şey gözümüze gözümüze sokuldu. Ben de destek veriyorum yapabildiğim sadece düğünde giydiği elbise güzeldi geri kalanı tarzım değil.
Ama tanıyan tanımayan herkesin yaptığı yorumlar ayak tırnağından tepeye kadar “öf artık” dedirten cinstendir. Başta dediğim gibi biz Türkler ilginç insanlarız kendi düğünümüzü değil başkalarının diyorum ya konuşur da konuşuruz hiç bitmez. Ama hiçte iyi konuşmayız kuş tutsalar yaranamazlar.
Eski eş taraftarları olanlar, görgüsüzlüklele suçlayanlar, var da var. Eski eşi korumaya kalkanları anlamak ta çok mümkün değil. Sanki bu kız bu işi tek başına yapmış gibi davranıyorlar. Hep söylerim biz kadınlar siz erkeklerden daha acımasız olabiliyoruz diye. En çokta kadınların gazabına uğradı bu kız. İyi de tanıştıklarında sadece 19 yaşında bir yarışmacıydı. Acun boyu kadar çocuğu olan iki evlilik yapmış bir adamken kandırıldı mı diyorsunuz? Kandırıldıysa da çok İsteyerek kaldığından eminim.
Ayrıca artık o evlilik biteli üstünden çok yıllar geçmiş, belkide o evliliğin gölgesinde hemen evlenememiş bir miktar cezalarını çekmişler. Yeni bir düğünde eski evliliğin tepkilerini vermek eski eşi arka olmak çok ta gerekli değil aslında.
Ama işte acımasızlığın en büyük örneğini bu düğünde gördük.
Düğün davetlerinden birisi düğünü görüntülerken çenesi de durmuyor “Görgüsüzler” diye düğün sahiplerine hakaret ediyor. Şimdi herkes bu davetlinin kim olduğunu bulmaya çalışıyor. Bulunsa ne fark eder ki? O veya şu kim olduğu önemli değil, sonuçta bütün davetliler aynı eleştirileri ha düğünde ha düğünden sonra, En acımasız şekliyle yapıyorlar mı? Yapıyorlar! İşte durum budur.

Paylaş
Önceki İçerikYol Ayrımı filminin ilk fragmanı yayınlandı
Sonraki İçerikİlk ders Başkan Yaşar’dan
Rana Elik

Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Müzik Eğitimi bölümünü bitirdi. İki yıl TRT de spikerlik yaptıktan sonra Türkiye’nin ilk özel televizyonu Star 1 tv ye transfer oldu. 1998 yılında Kanal 6’ya geçti,6 ay sonra Amerika’ya gitti ve bir yıl süresince mesleki eğitimler ve kurslara katıldı. Daha sonra tv8, ETV, Kral TV, Kanal T, Kanal 34 televizyonlarında ana haber bültenlerini sundu, haber programlarını hazırladı ve yöneticilik yaptı.