Gezginler, dünya kültür ve sanat tarihine notlar düşen ve tarihî geçmişi geleceğe taşıyan köşe taşlarıdır. Evliya Çelebi, Marko Polo ve İsmail Habib Sevük gibi usta gezginler’in eserleri, dilleri, konuları, sözleri ve özleriyle değerlerini hep korumaktadır.

Derin ve geniş bilgisinin ışığında, gezip gördükleri yerleri tarihî, sosyal, kültürel ve coğrafî özellikleri ile kaleme alarak ondört eser yazan ve “Güzide Edip” olarak anılan İsmail Habib,in en tanınmış eseri “TUNADAN BATIYA” dır.(1935-1944)

Yazarın, Cumhuriyet gazetesinde çıkan gezi yazılarının yer aldığı ve 1935 eylülünde basılan “Tunadan batıya” eseri ilk üç ay içerisinde büyük bir ilgi ile karşılanmış , tükenmiş ve o yıllarda dünyasında hiçbir kitaba nasip olmayan bir başarı sağlamıştır.
Dönemin ünlü yazarları, Feridun Osman, Velid Ebüzziya,İ.Alâeddin Gövsa, H.Ziya Uşaklıgil, Turhan Tan (Samih Fethi),Cevdet Günver,H.Cahit Yalçın ve Nahid Sırrı ,yazardan ve eserlerinden büyük övgü ile bahsetmişlerdir.

1935’deTurhan tan imzası ile gazete yazıları yazan Samih Fethi, “İsmail Habib, bizde eserleri hadise olan san’atkârlardandır. San’at âlemini her eseriyle heyecana düşürür…”demiştir.
Diğer eserleri: Atatürk için( 1939), Tanzimattanberi 1 (Ed.tarihi), Tanzimattan beri 2(Ed.antolojisi), Avrupa Edebiyatı ve Biz, Edebiyat Bilgileri, Yurddan yazılar.
Cumhuriyet Gazetesinde “Avrupa Yolunda Notlar” adıyle çıkan yazılar,Tunadan Batıya adıyla kitap halinde basılmıştır. Kitapta yer alan yazılar, Karadeniz Boğazından Çıkarken, Bpğaziçine Bakış, Boğazın Doğuşu, Varna Önünde,(” Saray önü sıra sıra söğütler,/Oturmuş binbaşı asker öğütler,/Bu kavgada ölen babayiğitler,/Oynaşır balıklar deniz dalgalı,/Bugün Varnacığın başı belalı.”), Bükreş Bizdeyken, Türkçe ve gagavuzlar.(“… Sürüleri hâlâ bizim “çoban” la güdüyorlar ve sürüleri hâlâ bizim Türkçenin ” çayır”ında otluyor…”), Bükreş ve Ruscuk’a Bakarken, Tuna Yoluna (Tuna- Belgrad-Mohaç-Peşte-Viyana), (“…Tuna gelir deli deli,/Kıyıları çalkar seli,/Rüzğârın inilder geçer,/Ne güzelsin Tuna yeli…”)

Budapeşte-İki Hıçkırık yazısında şu ifadeler yer almakta: Peygamberimizin sözü ,” Bir saatlik adalet, yetmiş senelik ibadetten hayırlıdır.” Budin, bizim yalnız fethimiz değil adaletimizdi…”

Viyana yazısında , Hâmid’in şu dizelerine yer vermiş,” …Geçtik sıratı oynayarak almadan bilet…”
Tunadan sonra ,Berlin,Paris anlatılmakta ve Berlin teknik dev olarak tanıtılmakta.

İsmail Habib Sevük’ün “Tunadan Batıya” eserinde,Marsilya’dan Nis’e uzanan gezi anlatımları dönüş bölümünde Napoli,Atina,Çanakkale ve İstanbul ile devam etmektedir.
“…İstanbuldaki güzelliğe saldıran çirkinlik, İstanbul’daki san’atı boğan çirkinlik…Bu dillere destan şehri bu iki kat çirkinlikten nasıl kurtarmalı?… Biri Çanakkale’de düşmanı geçirtmeyerek,biri Dumlupınar’da düşmanı tepeleyerek, ey İstanbul’u iki defa kurtaran; kurtardığın şehri, iki katlı çirkinliğin elinden de kurtar.” 1935 lerde gerçekleri büyük bir öngörüyle kaleme alan yazara minnet borçluyuz.

Atina yazısında,yöneticilere ışık tutan tarihi bilgilere yer verilmekte:”Atina denize yakın olduğu için Denizler tanrısı Posidon,bu şehri kendine maletmeğe kalktı.Çok öfkeli bir ilâh; tunç ayaklı,atlarla çekilen arabası içinde, şahlanmış dalgalar üztünden kasırga gibi geçer.Atina bunun olursa yazık şehre. Fakat Atena bırakmadı ve dedi ki: Bir şehir zekâ ile kurulup zevkle güzelleşir, hiddet ve şiddetle şehir yapılamaz.”
Anadolu’dan Balkanlar’a ve Avrupa’ya uzanan bir çizgide tarihi sürec içerisinde bu yazıları okurkane ,Yahya Kemal’in “Akıncılar” şiiri ve Gazi Osman Paşa’nın Plevne Müdafaası akla gelmektedir.

Tarihi yazan şairler ve yazarlar, geçmişi geleceğe taşıyan ustalardır. ” Güzide Edip” olarak tanınan , 17 Ocak 1954 ‘te aramızdan ayrılan, seyyahların ustası İsmail Habib Sevük’ün, dili, konuları, özü ve sözüyle okuyucuyu saracak olan eserleri, tarih meraklıları ile öncelikle öğrenci ve öğretmenler tarafından okunmalıdır.