Sayın Cumhurbaşkanı:”Sevri gösterip Lozana razı ettiler ve bunu da zafer diye sundular, oysa ki bu bir hezimettir” dedi…

Sayın Cumhurbaşkanının, Lozanın 93’inci yıldönümü münasebetiyle yayınladığı mesajda, bugün ki açıklamasının tam tersi cümleleri sarf ettiği kayıtlara geçmiş olmasına rağmen, bugün söyledikleri gerçek düşüncesinin yansımasıdır…

Geniş geniş değerlendirmesine girmek istemiyorum ancak ve üzerinden bir şeyler söylemek farz oldu…

Lozanı hezimet olarak ilan eden kişinin; Sevr’in 21’inci yüzyıl versiyonu olan BOP’un  eşbaşkanlıklığı ile öykündüğü sözleri arşivlerde tazeliğini koruyorken, millette ahmak muamelesi yapması trajikomiktir…

ABD’nin dışişleri eski bakanı  Condoleezza Rice;7.8.2003 washington post gazetesinde yayınlanan makalesinde, “transforming the middle east – ortadoğu’yu dönüştürmek.” BOP’u: Fas’tan basra körfezine kadar ortadoğu’da bulunan 22 devletin rejiminin, sınır ve haritalarının değiştirileceği, Türkiye’nin de bunların içinde olduğu bir proje olarak kayıda geçirmişti…

BOP dediğinizin Sevr’in demokrasi sosuna batırılmış hali ise, o zaman bizim önümüzdeki soru tek ve nettir; sayın Cumhurbaşkanı Lozanı hezimet olarak sunup bizi yeniden Sevrle karşı karşıya bırakmanın alt yapısını mı oluşturuyor?…

Başından beri her fırsatta, AKP’yi bir parti olarak kabul etmediğimi ve bir proje olduğunu ifade ettim, bu kadronun birinci ’teki ikinci gurubun devamı olduğunu anlatmaya çalıştım, hilafet yanlısı, Lozan karşıtı, örtülü Sevr destekçisi ikinci gurubun arkasında ABD vardı…

AKP’nin arkasında ki üst aklın ABD  olduğu gün gibi açık. ABD’nin BOP projesinin uygulayıcılığına talip olmuş bu kadronun, ABD karşıtlığı bir maskedir ve bu ABD’nin rızasıyla oynanan iyi polis kötü polis oyunudur…

FETÖ kalkışmasının akamete uğratılması bizzat TSK içinde ki gizli ABD unsurlarının eliyle olmuştur. (15 Temmuzdan bir hafta sonra, hiç bir ABD’li yetkilinin bu kalkışmayı kınamadığı bir ortamda, ABD Genel Kurmay Başkan’ının Hulisi Akar paşanın davetiyle Türkiye’ye gelmesi manidardır) FETÖ; ABD’nin talimatıyla kötü polisi oynadı ve sayın Cumhurbaşkanının tek adam yönetimini hayata geçireceği fırsatı yarattı…

OHAL düzeni içerisinde, Siyaseti, hukuku ve TBMM’yi açık tutarak işlevsiz hale getirdiler, memleketin uzun süre OHAL düzeni içersinde, tek adam yönetiminde götürülmek istendiği artık netleşti…

2023 tarihi, Lozanın yırtıp atılacağı bir tarih olarak hedeflenmiştir. Irak ve Suriye bataklığına bilerek girilmiştir, hatalı dış politika değerlendirmeleri çok iyimser bir yorumdur…

İsmet Paşa’ya birinci meclisteki ikinci gurubun kininin yansıması, bugün Lozan aşağılanması üzerinden yapılıyor…

Rakka ve Musul’a askeri hareket arzusu, PYD’nin Fırat’ın Batısına geçmemesi ile ilgili sert beyanlar
(PYD’nin Fırat’ın Doğusundaki pozisyonuna evet anlamına gelmektedir) BOP’un gereğidir…

Pek yakında, Barzani’nin arabuluculuğu ile APO’nun riyasetinde yeni bir çözüm masasının kurulması gündeme gelebilir. HDP’nin dışlanmasının da oyunun bir parçası olduğunu, HDP’nin de bu rolü bilerek üstlendiğini düşünüyorum…

Cemaatleşme, kabileleşme, aşiretleşme ve terör sopasıyla, Federatif yapıya, mini kent devletçiklerine(kantonlara)  doğru sürüklenmekteyiz…

Sözün hulasası;

Lozanı delmek, tapuyu yırtmak demektir. AKP, tapuyu yırttırmaya çalışıyor…

PAYLAŞ
Önceki İçerikSamsun Opera’dan sıradışı bir dinleti
Sonraki İçerikPKK’lı terörist gruba darbe üstüne darbe!
Gürcan Dağdaş
54. Cumhuriyet Hükümeti'nde Devlet Bakanı olarak görev yaptı. 22 Temmuz 2007 Genel Seçimlerinde, MHP'den Kars Milletvekili seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisinin 23'üncü dönem üyesi oldu. Aralık 2013 yılında, MHP'den istifa etti. Toplumsal Çözülme, Kağıda Düşenler, Düşünceye Davet ve Fetret Dönemi Yazıları ismiyle yayınlanmış, dört kitabı var.