Tüketim toplumu olmanın bir dayatması olarak, sevgililerimizi her yılın belli bir gününde hatırlamak zorunda kalmak; size de garip gelmiyor mu..?

Birini ya da bir şeyi sevmek demenin özüne aykırı bu… Çünkü sevmek demek, onu aklından hiç çıkarmamak demektir, onsuz yapamamak demektir…

Sevilen eğer “kişi” ise onun illa ki bir kadın-erkek ilişkisinin parçası olması gerekmez… Ana, baba, kardeş, akraba, arkadaş da olabilir… Gerçi tüketim toplumu bu alanları da boş bırakmamış; anneler, babalar, kardeşlik günleri de dayatmıştır…

…Ve amaç, insanları para harcamaya zorlamak suretiyle para kazanmaktır…

Sevilenin bir “ülke ve onu ayakta tutan devlet” olması durumunda ise işler değişir… Çünkü o zaman para harcamak yerine çaba harcamak, devlete destek olmak gerekir…

Türk halkı bu konuda çok başarılı olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ve peş peşe yapılan devrimler sırasında dünyaya göstererek kanıtlamış bir halk…

Ama sanki biraz gevşediğini, kişisel çıkarların ülke ve devlet kavramlarının önüne geçtiğini ve kendini vurdumduymazlığa kaptırdığını düşündürecek bir süreçten geçiyoruz şu sıralarda…

Kim ne derse desin, artık savaşın tam göbeğindeyiz…

Gelişmeler, bu savaşın tam bir ölüm kalım mücadelesine dönüşebileceğini gösteriyor… Karşımızda müttefikimiz olduğunu düşündüğümüz bir süper güç var… Yanımızdaymış gibi gözükenlerin, asıl amaçlarını bilemiyoruz…

ABD Savunma Bakanlığı, 2019 yılı için hazırlanan bütçe tasarısında DEAŞ ile mücadele kapsamında PYD/PKK’ya “eğit-donat için 300 milyon” ve “DEAŞ karşıtı misyona ilişkin sınır güvenlik ihtiyaçları” için de 250 milyon dolar olmak üzere, toplam 550 milyon dolar ayırdığını açıkladı…

Yetmemiş gibi; Amerikan Özel Kuvvetleri’nin PKK’lı teröristleri koruma altına almak için bölgede iki üs kuracağı da açıklandı…

Bizim karşı hamlemiz ise Ankara’daki ABD Büyükelçiliği’nin posta adresini değiştirmek oluyor…

Ama “İncirlik’ten kalkacak ABD uçaklarını kalkamaz hale getirmek” kimsenin aklına gelmiyor…

2018 yılının Sevgiler Günü’nde sevgilisi “ülke ve onu ayakta tutan devlet” olanlara görev düşüyor…

Sesimizi yükselmek, yetkilileri uyarmak zorundayız…

Hadi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda olduğu gibi; kuvvetler ayrılığı ilkesine dayanan, kamu denetimine açık, laik, eğitime önem veren ve yargı bağımsızlığı olan Devlet Düzeni’ni gerçek sevgilimiz olan ülkemize hediye edelim..!

FACEBOOK YORUMLARI