SESLERİYLE GÖRME ENGELLİLERE IŞIK OLUYORLAR

248

Çankaya Belediyesi’nin Sesli Kütüphane hizmeti dünyaları aydınlatıyor. Görme engelli vatandaşlarımız gönüllü okuyucular sayesinde kitaplarla buluşuyor

 

Görme engelli vatandaşlarımız toplum içinde birçok sıkıntıyla mücadele ediyor. Bu sıkıntılardan biride kitap okuyabilmek. Görme engelliler için kabartmalı kitaplar bulunuyor ancak bu kitaplar normal kitaplara göre maliyetli ve her yerde bulunamıyor.

Ankara’da 4 yıl önce Çankaya Belediyesi tarafından kurulan Sesli Kütüphane, görme engelli vatandaşları kitaplarla buluşturuyor. Gönüllü okuyucuların seslendirdiği çok sayıda kitap, görme engellilerin karanlık dünyalarına umut ışığı oluyor. Çankaya Belediyesi Sesli Kütüphane Koordinatörü Murat Köseler ile sesli kütüphane hakkında konuştuk.

  • Soru: Sesli kütüphane oluşturma fikri nasıl ortaya çıktı?

Köseler: Proje yaklaşık bir 4 senedir sürüyor. Proje aslında babamın projesiydi, yani onun tarafından ortaya çıktı. Sesli kütüphane, görme engeli olan vatandaşlarıma yönelik bir proje. Ben 26 senedir müzikle uğraşıyorum. Yıllarca radyo programcılığı da yaptım. Aslında bu işin benim açımdan manevi bir tarafı da var. Annem ve babam da görme engelli. Ben de bu işi çok severek yapıyorum. Sağ olsunlar, vatandaşlarımız da çok duyarlı.

Sosyal medya ya da gazete yoluyla bir ilan verdiğimiz zaman çok fazla başvuru oluyor. Gönüllü okuyucu konusunda hiç sıkıntı çekmiyoruz. Yaptığımız kayıtları ya internete veriyoruz ya da cd yoluyla ulaştırıyoruz. Artık teknoloji ilerlediği için görme engelli arkadaşlarımız sesleri cep telefonuyla bile dinleyebiliyor.

Yıllardır kitap okuyorum ama buraya gelince çok zor olduğunu gördüm’ diyenler de oldukça fazla. Gerçekten sesli okuma çok farklı. Okudukça gelişen bir şey. Sesli okuma konusunda kendilerini geliştirmek istiyorlarsa evde sesli bir şekilde kitap okuyarak çalışma yapabilirler. Burada her türlü kitap okunuyor. 

  • Soru: Her kitap okunabiliyor mu?

Köseler: Aslında kitaplardan herkes yararlanmıyor. Bunun da sebebi telif hakları. Ama telif hakları yasasının 11’inci maddesi bize bu konuda izin veriyor. Diyor ki, engellilere yönelik kullanılırsa ücretsiz olarak verilebilir. Ancak ticari olarak kullanılmayacağına dair bir sözleşme yapılıyor.

  • Soru: Sesli kitabın oluşturulma sürecini anlatabilir misiniz?

Köseler: Öncelikle gönüllü okuyucular sayesinde yapılıyor bu iş. Gönüllü okuyucular bir deneme kaydından geçiriliyorlar. O deneme kaydında belirli kriterler var. O kriterler şöyle; zaten geldikleri zaman bir kısa metin okuyorlar. O metni verilen süre içerisinde okuyorlar. Belirli bir süre hatasız okuma, noktalama işaretlerine dikkat etme, ses tonu, ses karakteri gibi kriterler var. Onlara dikkat ediliyor.

Kurgu ekibimiz dinliyor ve onay verilirse de hafta içi belli saatlerde gönüllü okuyucularımız gelip kitap seslendiriyorlar. Okuyucularımız maksimum 2 saat okuyor. Okuma şekli iki saat sonra bozulduğu için en fazla 2 saat okutuyoruz. Ekibimizde, tiyatrocular, edebiyatçılar, görme engelli arkadaşlarımız var ve değerlendirmeyi onlar yapıyorlar.

  • Soru: Kaç sesli kitap seslendirildi? Türleri nelerdir?

Köseler: Şu ana kadar yaklaşık 350 kitap seslendirildi. Bunun dışında hala kurgusu devam eden kitaplarımızda var. Sadece Türkçe kitaplar seslendiriliyor. Gönüllülerimiz onay aldıktan sonra istedikleri kadar kitap seslendirebilirler. Psikoloji, tarih, macera vb. her çeşit kitap seslendiriliyor.

Sesli olarak oluşturulan kitaplar internette yayınlanıyor. Şu an da GETEM’in sitesinde var. Oradan dinlenebilir. Çünkü GETEM bir havuz oluşturmuş ve çok sayıda kitap bulunduruyor. Döneme göre kitaplara gelen ilgiler değişebiliyor.

  • Soru: Görme engelli vatandaşlardan nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?

Köseler: Bu kütüphanelerin artması onlar için avantaj. Bu yüzden sesli kitapların artmasına çok seviniyorlar. Benim de ailemde görme engelli var. Annem babam görme engelli. Yıllardır onların içindeyim. Öğretmenlerdi, birçok öğrenci de yetiştirdiler. Ben onların arasında büyüdüm. Kitap konusunda, bilgiye ulaşma konusunda ne kadar çok ihtiyaçları olduğunu biliyorum.

Kitaplarda bir yazı sistemi var ancak oda sınırlı sayıda, zor oluyor. Sesli kitap her zaman avantaj. Teknoloji ilerlediği için, cep telefonlarından bile bu sesli kitaplara ulaşabiliyorlar. Burada, gönüllü okuyucularla kitap seslendiriyoruz. Okuyucular, bir deneme kaydından geçiyor. Bu kayıtta hem ses tonu hem de ses karakterine bakılıyor. Aynı zamanda hatalı okuyup okumadıklarına da bakılıyor. Okuyuculara 2 saatlik süre veriyoruz. Kitabın uzunluğuna göre bitme oranı da uzayabiliyor. Bir kişi ortalama 30 sayfa okuyor. Bu sayı okuyucunun performansına bağlı olarak 50’ye de çıkabiliyor.

Hem kayıt kalitesi hem de okunan kitaplar konusunda çok titiz davranıyoruz. Biz okuyucu kalitesine ne kadar dikkat edersek engelli arkadaşlarımızın da tepkisi gayet olumlu oluyor.

  • Soru: Gönüllü okuyucu olmak isteyen vatandaşlarımız nasıl iletişim kurabilirler?

Gönüllü okuyucu olmak isteyen kişiler hafta içi mesai saatlerinde 0

312 431 13 25 numaralı telefonu arayıp randevu alabilirler. Gelip deneme kaydı alındıktan sonra eğer onay alırlarsa kitap seslendirebilirler.

  • Soru: Son olarak ne söylemek istersiniz?

Bu projeler maalesef Türkiye geneline yayılmadı. Keşke tüm Belediyeler, sesli kütüphane açsa. Sesli kitap sayısına katkıda bulunsa. Benim bildiğim İstanbul’da bir de İzmir’de var bunu yapan Belediye. Tüm Türkiye’de olmasını istiyorum.

Proje sorumlusu Murat Köseler’le yaptığımız röportajın ardından gönüllü okuyucu Sinem Görgülü’de projeye nasıl dahil olduğunu anlattı.

  • Soru: Bu projeye nasıl dahil oldunuz?

Görgülü: 17 yaşındayım. Lise 3’e geçeceğim. Bu projeye dahil olma sürecim şöyle gelişti. Bu yaşa kadar insanlara faydalı şeyler hakkında düşündüm. İnsanlara nasıl faydalı olabilirim gibi sorular sordum kendime. Sonrasında annem bana böyle bir projenin olduğundan söz etti. Ben de okumayı seven bir insanım, sesim onlara bir umut olabilir diye düşündüm.