Ana Sayfa Güncel Sembol oldu ama iyi bir dergi değil

Sembol oldu ama iyi bir dergi değil

188
PAYLAŞ

’teki terör eylemlerinin ardından Charlıe Hebdo isimli mizah dergisi dünyada düşünce ve ifade özgürlüğünün sembolü haline geldi. Saldırı öncesi her sayısı yaklaşık 60 bin basılan dergi dün 16 ülkede ve 6 dilde toplam 3 milyon basılarak piyasaya çıktı. Bunun rüzgarıyla önümüzdeki sayılarının da milyonlarca basılması sürpriz olmaz.
Hazreti Muhammed’e hakaret içeren bir karikatür yayımladığı iddiasıyla radikal dinci teröristlerin eylemine gerekçe gösterdikleri bu dergiye biraz daha yakından bakmakta yarar var.
Derginin bazı sayılarını inceledim ve özellikle karikatürleri çizgi açısından zayıf, espri bakımından yetersiz buldum.
Söz konusu karikatürlerde ne bizim Cemal Nadir’in sıcaklığı, ne Semih Balcıoğlu’nun estetik düzeyi, ne Oğuz Aral’ın coşkusu, ne Cafer Zorlu’nun zeka fişekleri vardı. Dergideki karikatürler çizgi ve espri olarak Bülent Düzgit, Mustafa Eremektar, Selçuk Demirel, Altan Erbulak, Turhan Selçuk, Nehar Tüblek, Murat Kürüz, Metin Üstündağ, Piyale Madra, Musa Kart, Çihan Demirci, Latif Demirci, Haslet Soyöz, Bedri Koraman ve Salih Memecan gibi karikatüristlerimizin de bir hayli gerisindeydi.
++
Birkaç örnek vermek istiyorum:
Derginin ünlü Amerikalı şarkıcı Mıchael Jackson’un ölümü nedeniyle yayımladığı karikatürde Jackson iskelet halinde görülüyor. Bu karikatürün altında “Beyaz olma hayali artık gerçekleşti” yazıyor.
Bir başka karikatürde kara sakallı, uzun burunlu, patlak gözlü sözde bir Müslüman din adamı yer alıyor. Yapılan balonda bu adam şöyle fetva veriyor: Gülmekten ölmeyene 100 kırbaç.
“Savaşma Seviş” başlıklı bir karikatürde ise Müslüman bir din adamı bir hippi gençle dudak dudağa öpüşürken çizilmiş.
Derginin çeşitli sayılarındaki karikatür ve yazılara genel olarak bakıldığında görülen şu:
Eleştiri ile hakaret, hiciv ile küfür karıştırılmış adeta.
Keşke bu dergiyi çıkaranlar Sabahattin Ali ile Aziz Nesin’in tek parti döneminde çıkardıkları Marko Paşa (İsmi sonradan Merhum Paşa, Malum Paşa, Bizim Paşa olarak değiştirildi) dergisini inceleyebilselerdi. Yusuf Ziya Ortaç yönetiminde çıkan Akbaba dergisi ile Oğuz Aral’ın gençlerle çıkardığı Gırgır dergisi de Charlıe Hebdo’culara iyi birer örnek olurdu.
++
Paris’te Charlıe Hebdo dergisini de içine kalan alçakça saldırıları her fırsatta kınayalım, teröre karşı ortak mücadele verelim. Ama bunu yaparken sembol haline getirilen derginin ne olduğunu da objektif biçimde görelim, sıradan bir dergiye büyük payeler vermekten kaçınalım.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam