Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk: “İçinde şeker bazlı şeker barındıran paketlenmiş ve işlenmiş gıdaların tüketimi devam ettiği sürece önümüzdeki 10 yıl içinde çocuk obezitesi artacak ve sağlıklı nesillerin yetişmesi azalacaktır.”

Dünyada ve Türkiye’de böbrek sağlığını doğrudan etkileyen hastalıklar ele alındığında erkeklere oranla kadınların daha fazla risk altında olması ve kadınların toplumdaki yeri gereği ailelerin sağlık ve genel alışkanlarını daha yakından takip etme ilişkileri, bu yıl belirlenen “Kadın ve Böbrek Sağlığı” temasında önemli rol oynadı.

Kadın ve böbrek sağlığı konularının yanında son günlerde sıklıkla gündeme gelen Nişasta Bazlı Şeker konusu da diyabet, kalp damar hastalıkları ve böbrek hastalıkları ilişkileri ile çözüm önerileri çerçevesinde ele alındı.
Bu anlamda biz de gazetemizde böbrek günü ile ilgili yapılan açıklamalara yer verdik.

“Kadınların diyaliz komplikasyonları erkeklerden farklıdır”

Bezmialem Vakıf Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rümeyza Kazancıoğlu, dünya nüfusunun yüzde 50’sini oluşturan kızlar ve kadınların toplum ve ailelerine önemli katkıları olduğunu vurguladı.

Prof. Dr Kazancıoğlu;“ Kronik böbrek hastalıkları dünyadaki erişkinlerin yaklaşık yüzde10’unu etkiler ve dünya genelinde ölümün en sık görülen 20 nedeninden biridir. Dünya Böbrek Günü kadın sağlığı ve özellikle böbrek sağlığının toplum ve sonraki nesiller üzerindeki önemini düşünmek ve bu anlamda bilinçlenmek adına önemli bir vesiledir”

“Dünya çapında eğitime erişim, tıbbi bakım ve klinik çalışmalara katılmada cinsiyetle ilgili farklılıklar göz ardı edilemez. Bu nedenle kadınların özellikle hamilelik dönemleri olası böbrek hastalıklarına tanı konması için fırsat yaratır. Ayrıca kadınların diyaliz komplikasyonları erkeklerden farklıdır ve böbrek naklinde alıcı olmak yerine verici olma olasılıkları daha yüksektir” dedi.

Depresyon kadınlarda 2 kat daha fazla görülüyor

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endrokrinoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Prof. Dr. Kubilay Karşıdağ; “ Kadınlarda diyabetin daha fazla görülmesinin bir takım toplumsal nedenleri var diyebiliriz. Örneğin; depresyon erkeklere oranla kadınlarda 2 kat daha fazla görülüyor. Bunda hem ev, hem iş hayatında kadınlar üzerinde olan yükün önemi büyük. Kadınlara günümüzde ‘Orta saha oyuncusu’ gibi bir görev düşüyor”

“Ayrıca diyabete zemin oluşturan diğer nedenler arasında yeme bozuklukları sayılabilir. Günümüzde Bulimia ve aşırı yeme kadınlarda daha sık görülüyor. Kadın sağlığının temeli uygulaması gayet basit noktalara dayanıyor: egzersiz yapmak, kilo kontrolü sağlamak. sigaradan uzak durmak ki az içmek de buna dahil, ‘az sigara içiyorum’ demek az hamileyim demeye benzer” ifadelerini kullandı.

Gebelik dönemi kadın sağlığı açısından son derece önemli İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Perinatoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Kalelioğlu ise, gebelik döneminin kadın sağlığı açısından son derece önemli bir süreç olduğuna dikkat çekti.

Doç. Dr. Kalelioğlu, “Örneğin daha önceden diyabetik olmayan bir kadının gebeliğinde gebelik diyabeti ortaya çıkarsa bu kadın gebelikten sonra hayatının ileri evrelerinde diyabet hastası olma açısından risk altında olur. Bu bilinir ve gebelik sonrası süreçte diyet ve egzersiz gibi yaşam tarzı değişikliklerine gidilirse diyabet oluşmasının önüne geçilebilir. Böbrek sağlığı açısından da gebelik önemli bir dönemdir.

Diyalize olan ihtiyaçlar gebelik döneminde gelişen sorunlar neticesinde ortaya çıkıyor

Günümüzde kadın diyaliz hastalarının önemli bir kısmının diyalize olan ihtiyaçları gebelik döneminde gelişen sorunlar neticesinde ortaya çıkmıştır. Örneğin plasentanın doğum öncesi ayrıldığı ablasyon olgularında, gebeliğin hipertansif hastalıklarında, gebelikte ve doğumda oluşabilecek kanama durumlarında ve gebelikte rahim enfeksiyonuna bağlı yaygın sepsis enfeksiyonlarında böbreklerin etkilenip kronik böbrek hastası olma olasılığı söz konusu olabilir. Yani gebe sağlığı böbrek sağlığı ile birlikte olur, sonuç olarak gebelik dönemi sağlıklı anne, sağlıklı bebek ve sağlıklı böbrekler için önemli bir dönemdir” dedi.

Obeziteye bağlı diyabet sorunuyla mücadele eden Burçin Orhon ise; “evlendikten sonra sporu bıraktım, doğum ve dengesiz beslenmenin de eklenmesiyle öyle çok kilo aldım ki merdiven dahi çıkmaktan zorlanır olmuştum” dedi. Mide ameliyatı sonrasında ciddi kilo verdiğini vurgulayan Orhon; “diyabet sorunum kalmadı. Şimdi bol su içerek dengeli beslenmeye özen gösteriyorum. Uzun süre ara verdiğim dans hocalığına bu sayede geri döndüm, ailelere tavsiyem çocukların geleceklerine yatırım yapmaları ve beslenme, spor ve su tüketimini onlara erken yaşlarda kazandırmaları” dedi.

Türk Böbrek Vakfı’nın 2018 Dünya Böbrek Günü’nde ‘Kadınlar ve Böbrek Sağlığı’ temasıyla düzenlediği panel, TBV Başkanı Timur Erk moderatörlüğünde Prof. Dr. Rümeyza Kazancıoğlu, Prof. Dr. Kubilay Karşıdağ, Doç. Dr. İbrahim Kalelioğlu ve uzun yıllar diyabetle mücadele eden sanatçı Burçin Orhon’ın katılımları ile gerçekleştirildi.