Ana Sayfa Sağlık Sedef hastalarının en büyük düşmanı stres!

Sedef hastalarının en büyük düşmanı stres!

330
PAYLAŞ

Sedef hastalığı tüm dünyada yaklaşık 125 milyon kişiyi, yani dünya nüfusunun yaklaşık yüzde üçünü etkiliyor.

Türkiye’de ise en az 700 bin kişi, yani kıyaslamak gerekirse tüm Afyonkarahisar veya Ordu nüfusu kadar insan sedef hastalığından şikayetçi. 26-30 Dünya Sedef Hastalığı (psoriasis) Farkındalık Haftası nedeniyle açıklama yapan İzmir BozyakaEğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Kliniği Uzman Doktoru Sinan Doğan, stresin sedef hastalığını tetiklediğini vurgulayarak, “Sedef hastalığını tamamen iyileştiren bir tedavi olmasa da, hastalık kontrol altına alınabiliyor” dedi.

Deride kırımızı renkli zemin üzerinde sedefi-beyaz renkli kepeklenmelere neden olan döküntülerle kendini gösteren sedef hastalığı (psoriasis) özellikle diz, dirsek ve saçlı deri gibi bölgelerde görülen, zaman zaman şiddetli kaşıntılı ve tekrarlayıcı bir hastalık. Dünyada 125 milyon kişiyi, Türkiye’de ise yaklaşık 700 bin kişiyi etkileyen psoriasisin çok farklı tipleri  var. Sedefin kesin nedeninin bilinmediğini belirten İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Kliniği uzman doktoru Sinan Doğan hastalığın, vücut savunma mekanizmasındaki bir bozukluk nedeniyle deri yenilenme süresinin yedi kat hızlanması sonucu ortaya çıktığını söyledi. Ailesel yatkınlığın da önemli bir rol oynadığı sedef hastalığı insandan insana bulaşmıyor.

STRES, SEDEF HASTALARININ EN BÜYÜK DÜŞMANI!

Uzm. Dr. Sinan Doğan, psoriasisi tetikleyen etkenleri şöyle açıkladı:

Sedef hastalığını tetikleyen en önemli faktör stres ve sıkıntıdır. Onun dışında enfeksiyonlar, hatta bazen küçük bir diş çürüğü, geçirilen ağır hastalıklar, ameliyatlar, kullanılan bazı ilaçlar, deriyi zedeleyen yanık ve travmalar gibi çeşitli faktörler sedef hastalığını uygun bünyeli kişilerde tetikleyebilir. Genelde vurdumduymaz kişilerde pek görülmez, hassas ve her şeyi kafaya takanlarda görülür. Bunun için zor olsa da stresten uzak durmaya çalışmalıyız. Hastalığın şiddetinde yazın biraz azalma olabilir, kışın deride kuruluk ve enfeksiyonlar ile artabilir. Çocuklarda sedef hastalığını özellikle enfeksiyonlar tetikler. Bu nedenle bademcik iltihabına ve diş çürüğüne dikkat edilmelidir. Sık bademcik iltihabı olan çocuklarda aylık penisilin yapılabilir.”

SEDEF HASTALIĞININ ÇARESİ YOK” ALGISIYLA TEDAVİYİ BOŞ VERMEK ÇOK YANLIŞ!

Hastalığın kesin bir “tedavisi olmaması” sebebiyle çoğu sedef hastasının endişeye kapıldığını belirten Uzm. Dr. Sinan Doğan şöyle konuştu:

Toplumda genel kanı sedefin çaresi yok. O zaman şeker ve tansiyon gibi hastalıkların da çaresi yok ancak ilaçlar ile kontrol altına alınabiliyor. Hastalar bilmelidir ki alanında uzman bir dermatoloğa düzenli şekilde başvurdukları zaman onların da hastalıkları kontrol altına alınabilir. Doktorları, ilaçları  yan etkileri de göz önünde bulundurarak  seçip uygulayacaktır. Artık sedef hastalarının umutsuzluğa kapılmasına gerek yoktur.”

Sedef hastalığının son yıllarda üzerine en çok araştırma yapılan hastalıklardan biri olduğunun altını çizen Sinan Doğan ayrıca, “Psoriasis için yeni birçok tedavi geliştirilmiş ve geliştirmeye devam edilmektedir. Bu işin uzmanı dermatoloji uzmanları ile hastalık yüksek oranda  kontrol altına alınabilmektedir. Sedef hastalığı için basamak tedavisi uygulanır. Hastalığın şiddeti, hastanın beklentisi, tırnak ve eklemlerin etkilenmesi, başka hastalıklarına göre tedavi planlanır. Sedef hastalığında sadece krem tedavisi yoktur. Hap, belli iğneler, serum, ışık tedavisi gibi seçenekler doktor kararıyla uygun hastalarda uygulanabilir” dedi.

SEDEF DÖKÜNTÜLERİNİN GÖRÜNÜR OLMASI HASTALARI DEPRESYONA SÜRÜKLEYEBİLİR

Sedefin, hastaların dış görünüşünü etkilemesinin psikolojik sorunlar da yaratabileceğini belirten Uzm. Dr. Sinan Doğan, “Yapılan araştırmalarda, sedef hastalarında yaşam kalitesinin nerdeyse kanser hastaları kadar düştüğü görülüyor. Hastalık rahatlıkla görülebildiğinden hastalar toplumdan uzaklaşarak, depresyona girebiliyor ve bu da bir kısır bir döngüye neden olarak hastalığı şiddetlendiriyor. Bu nedenle hastaların büyük bir çoğunluğu psikiyatrik desteğe ihtiyaç duyuyor. Hatta hastalar evlenmekten kaçınabiliyor ve evli olanlar da hastalık nedeniyle boşanabiliyor. Özellikle toplumdaki kişilerin soru ve yorumları hastaları daha da içine kapanık hale getirebiliyor.”

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam